ba_l_k_yaz_s_.derg_.5.jpg

SAYFA-2

SAYFA-2


un-gez.ba_l_k.jpg

SAYFA-2

İkinci bölüme geçti. Bilgin Boyo'nun uyku kapsülü hala açılmamıştı. Bu gidişle pek açılacağa da benzemiyordu. Bilgisayar, her defasında, uyandırış için yeni bir bahane buluyor ve Boyo'yu sonsuz uykusuna tutsak ediyordu.

Tohum Bankasi'nın yanında Yoyu duruyordu. Büyük bir merakla, küçük bir kapsülün üzerine eğilmişti. Bu, ne zamandır üzerinde çalıştıkları projenin son ürünü, yeni canlının ta kendisiydi... Kapsülü ağzına kadar dolduran sıvı plazmanın içinde yamru yumru bir şekilde yüzüyordu.

-Sanırım, istediğimiz! elde ettik! dedi Yoyu, neşeli bir sesle.

Biraz daha eğildi. Yüzü neredeyse saydam kapsüle değmek üzereydi. Sayısız deneyden sonra, bilgisayar, bu yaratığın bir canavar ya da akılsız bir yaratık değil de, akıl seviyesi az-çok, olabilecek bir sonuç üzerinde durmuş; deneyi devam ettirmişti. Aksi halde, çalışmanın bir yerinde, canlı sıvıyı besleyen kanalları kapatıyor ve küçük örneği, daha şekil kazanmadan ölüme mahkum ediyordu. Bilginlereyse, yeni bir örnek hazırlama kabulü düşüyordu.

Kapra, memnun bir tavırla basını salladı. Sıvı içindeki yaratık, hafif hafif kımıldıyor, yumuşak bir hareketle dönüyor, kapsülün bir yüzeyine dokununca kendini hemen çekiyor ve öbür yüzeye doğru uzaklaşıyordu.

Tam bir Kovayalı değildi, tam bir Dunialı da değildi... Boz rengi, seyrek tüyleri, pençeli elleri ve kocaman kafasıyla, bambaşka bir yaratıktı!..

Bilgisayar, sessiz çalışmasını bir bilgi kartı ile noktaladı. Minik yarıktan, ince uzun, renkli bir band çıktı. Kapra aldı, heyecanla okudu:

-Evet, evet... tam zamanı artık! Horiu, Zorani... Nanina gelin!.. Bakın, bizden biri doğmak üzere!

Yoyu, heyecan ve hırsla:
-Onu biz yarattık! diye mırıldandı.

Bilgisayar, kapsülün içindeki sıvıyı boşaltmaya başlamıştı. Bu iş, son derece yavaş gidiyordu. Diğer üç bilgin, Yoyu ve Kapra'nın yanında yer aldılar.

-Amacımıza eriştik! dedi Zorani. Bunu bizimkilere duyurmak isterdim.

Horiu:
-Bilgisayara, yeni bir tarih düşürmesin! bildireceğim, dedi. Bu, önemli bir an... gezegen ve bizim geleceğimiz bakımından!

Nanina:
-Bundan sonra, bilgisayarı yeniden programlamalı, diye söze karıştı. Birkaç tane de yavru Kovayalı olmalı aramızda...

Bilginler birbirlerine baktılar. Rahatsız olmuş gibi bir tavır takınmışlardı. Yoyu, açıklama gereksinmesi duydu:

-Bilgin Boyo'da olan değişikliklerin, yavrularda da oluşmayacağını garantileyemeyiz.

Nanina :
-Aslında hiçbir şey garantileyemezsiniz! diye onun sözünü kesti. Tohum Bankası'nın, gezegendeki ışımadan yeterince korunduğuna emin misiniz? Bu bebeğin, gerçek Kovayalı genleri taşıdığım varsayarsak, bu yaratığın genleri üzerinde yaptığımız ufak tefek değişiklik, öteki genleri de etkilememiş midir? Bu yavrudan oluşacak yeni soydan, kaçta kaç oranında gerçek Kovayalı yavru alma şansımız oluşacaktır? Belki de soy, Kovayalı değil, Dunialı olarak bir süre sonra değişecek ve yarattığınız bu küçük yaratık, hiçbir başarı şansı getirmeyecektir.

Kapra:
-Niçin kötümsersin? diye çıkıştı.

Nanina, gri gözlerini çevirdi, onları tek tek süzdü.
-Değişiyoruz, Kapra... hepimiz... kendimizi ne denli korumaya çalışırsak da... doğa bir yerde, kendi kurallarını uygulamayı yeğ tutuyor. Belki bir an için isteğimize uyuyor., ama bir bütün içinde, verdiği bu ödünü fazlasıyla geri alıveriyor. Niçin mi kötümserim?.. Belki de acı bir anıdan başka bir şey değildir, bu kötümserlik. Kendi gezegenimi anımsadım, birden. Evet... gerçek gezegenimi, doğayla çatışmamızı... sonuçta bize her şeyi verdiğini sandığımız anda, kendi kendini yok etti... Yenilmektense, yok olmayı tercih etti. Şimdi... bu küçük yaratık... acaba, bizim doğaya bir oyunumuz mudur, yoksa o... ilerde bize daha büyük oyunlar mı hazırlıyor?..

-Bilmece gibisin! dedi Yoyu. Sana katılmıyorum ... Görevimiz buydu ve bunu gerçekleştirmeyi başardığımızı sanıyorum. Bu gezegende, birkaç türün ortaya çıkması, doğrusu çok ilginç olacaktır... Söz gelimi Kovayalı - Dunialı türü, veya salt Kovayalı türü... Ya da senin genlerinle Kovayalı veya Dunialı türleri... 4 çeşit yaratık elde ettik... bunların kendi aralarında kombinasyonları, belki de bambaşka yaratıklar oluşturacaktır. Birinden biri akıllı ve belirli bir zincirin halkasını temsil edecektir. Belki de ilerde, bizim göremeyeceğimiz ama senin yaşayabileceğin bir çağda, hepsinin karışımı olan bir tür.. . ama sağlam bir tür... bu gezegene göre bir tür... yaşamını sürdürecektir; çünkü dediğin gibi.. . doğa, gerekli ayıklamayı yapacaktır, kendi içinde!

Kapsüldeki sıvı çok alçalmıştı. Bebek, saydam zeminde yer çekimine karşı koymaya uğraşıyordu. Bilgisayar, içeri sıcak hava püskürtüyordu. Birazdan plazma tamamen süzülecek, minik canlı, soluk almaya çalışacaktı.

BAŞADÖN

Gelecek Sayı

ÖNCEKİ SAYI


selmamine@mynet.com