ba_l_k_yaz_s_.derg_.5.jpg

SAYFA-2
SAYFA-3

SAYFA-2


amblem.2.1.jpg

mas-gibi.ba_l_k.k.jpg

(DEVAM - SAYFA:2)

Zaman aygıtı, eskilerin rulet masasına benzer bir düzenleme ile hazırlanmıştı.. Kişinin nereye gideceği şansa bağlıydı ve zaman ibresi bu kez, Dünya'nın ilk çağları üzerinde durdu.
@

Kubbenin içinde oturup, bedenine püskürtülen basınç ayarlayıcı mikroskopik zerreciklerin dinmesini bekledi. Bir süre sonra tıslamayı andırır ses kesildi, kubbe açıldı.

Dışarı çıktı adam... Korkunç bir yağmur yağıyor, şiddetli rüzgâr geniş omuzlarında patlıyordu. Moos'un verdiği kutunun düğmesini çevirdi. Koruyucu alan bir gömlek gibi sardı çevresini.

Son derece huzursuzdu. Yaprakları birer insan boyundaki dev ağaçlar yüzünden, kapkara kesilmiş gökyüzünün bir bölümünü ancak seçebiliyordu. Yanardağların birbiri ardına patlaması, göremediği yaratıkların boğuk çığlıkları yüzünden, neredeyse yaptığına pişman olacaktı.

Koruyucu alanı yalayarak geçen rüzgârın uğultusunu dinleye dinleye yürüdü.

Burada yaşayacaktı işte. "Umarım başkaları da vardır." diye geçirdi içinden.. Öyle çok değil ama, bir iki kişi olsun yeterdi!.. Yalnızlığın anlamını kavramış ve korkmuştu bundan.

Hava kararıyordu.. Fırtına dinene kadar kendine bir korunak bulup uyuyabilmek umuduyla, dizlerine dek yükselen otların arasından ilerledi...
@

İnanılmayacak güzellikte bir güneş, sızabildiği deliklerden geçerek adamın yüzünde yansıdı ve uyandırdı onu.

Doğrulup gerindi adam.. Kendini çok iyi hissediyordu.. Çevik adımlarla mağaranın kapısı önüne geldi.. Bir kez daha gerindi uzun uzun.. Koruyucu alanı pasifize edip çevresine bakındı.

Gözleri yuvalarından uğruyordu neredeyse... Tam karşısında, masallardaki gölü gördü...
@

mas-gibi.k.jpg

"Çok eskiden yavrum, insanlar su bulmakta güçlük çekmezlerdi.. Her yerde denizler, büyük göller vardı. ."

"Göl nedir babaanne, ya deniz?"

"İrili ufaklı çukurlardır yavrum. İçleri denetimsiz yağan, gerçek yağmur suları ile doludur. Derindirler... İçine girip, ayaklarını yere basmadan yüzebilirsin..."

"Ah! Bir yüzmeyi öğrenebilseydim!.."

Her masaldan sonra düşlere dalar, ayaklarının yere basmayacağı, su ile dolu derin bir çukurun özlemini çekerdi.
@

"İşte bu adam baba."

Temiz giysili yaşlı yöneticiler, zaman ötesine kaçmış adamı izliyorlardı ekrandan.. Adam, bir gölün kıyısındaydı.

"Baba?.. Onun dedikleri doğru mu?.. Burada mutlu bir yaşam sürdüklerini sanıyordum, öyle söylemiştin.. Hem, zaman aygıtını kullanmalarına izin verilse bce çok sevinecekler."

Yaşlı yönetici, kocaman elleriyle Moos'un yanaklarını okşadı. "Sen ona bakma." dedi sonra. "Onun gibi insanlar her toplum¬da vardır. Yapılan hiçbir şeyi beğenmez, her şeyi değiştirmek isterler. Zaman aygıtına gelince… Bildiğin gibi, Tüm galaksiler zaman yolculuklarını yasaklamıştır. (Bu yasak, yönetici sınıfın ve ailesinin dışında tabii!) Hele hele onları zaman ötesine göndermek olanaksız yavrum. Her şeyi karıştırırlar, tarihi değiştirmeleri bile olasıdır.. Kanunlar böyle bir şeye kesinlikle izin vermez.. İnan bana Moos, halkımıza elimizden geldiğince mutlu bir yaşam sağlamak için çalışıyoruz biz..."

(SAYFA:3'e devam ediniz)


bilimkurgu@x-bilinmeyen.com