ba_l_k_yaz_s_.derg_.5.jpg

SAYFA-2
SAYFA-3

SAYFA-3


amblem.2.1.jpg

KUŞLAR

Dafné du MAURIER

SAYFA-2

Ve o anda, ateşte odun bıraktığını anımsadı. Kuşlar, bacadan giriyorlardı. Savaş, evin içinde başlamıştı. Ocağa dal parçaları, kâğıt attı... Üzerine bir şişe gaz döktü ve tutuşturdu. Alevler, bacadan büyük bir gümbürtüyle yükseldi. Yanık kara gövdeler, ateşe düşmeye başlamışlardı.

Mutfağın saati 3'ü vurdu. Deniz yükseliyordu. Yerdeki kuş ölülerini süpürdü, ateşi besledi. Gagalama devam ediyordu. Bu arada, bir şeyin ahşap kaplamaları tırmıkladığını duydular. Daha irice bir kuş... Böyle devam ederse, tahtalar parçalanabilirdi. Çaylaklar... Onların güçlü pençeleri vardı... Ve istedikleri şeyi parçalayabilirlerdi.

Saat 7'de radyoyu kurcaladı, ses seda yoktu,

Deniz çekiliyordu. Saat 8'de yalnız rüzgârın sesi duyuluyordu. Çocuklar uyumuşlardı. Kapıyı açtı ve kuşları merdivenlerden aşağı itti, ayağıyla. Önlerinde altı saat vardı. Yiyecek, ışık ve ateş için odun bulmalıydılar.

-Yiyecek bulmalıyız! dedi Nat. Tarlaya gidip, bir şeyler almalıyım.
-Bizi de götür! dedi karısı. Burada yalnız kalamayız!
-Sepetlerinizi de yanınıza alın!

Çevre kuşlarla doluydu ve onları dikkatle izliyorlardı, fakat saldırıya geçmeyeceklerinden emindi, Nat.

Komşu Triggler'in evlerinin yanından geçerken, Nat içeriye bir göz atmak istediğini söyledi. Eve yalnız girdi. Bacada duman yoktu. Camlar kırılmıştı. Ölü martılar, evin çevresinde yatıyorlardı. Damdakiler canlıydı ve onları izliyorlardı.

Kırık bir pencereye yaklaştı. Trigg'in cansız gövdesi, telefonun yanındaydı. Merdivenleri çıktı, durdu. Bayan Trigg, yatak odasının açık kapısında yatıyordu. Yanında kırık bir şemsiye ve üç ölü martı vardı.

Geri döndü:
-Triggler evde değiller, dedi. Onlara ait yiyecek ve yakacağı eve taşıyalım.
-Yardıma geleyim mi? diye sordu karısı.
-Hayır! Çocuklarla arabada bekle!

ku_lar-k.jpg

Üç kez evlerine gidip geldiler ve saat l sıralarında işlerim bitirdiler. Pencere ve kapılarını onardılar. Mutfak dışındaki her bacayı kapattılar.

Nat, denize baktığında çatıdaydı, Bir şey hareket etmişti. Gri beyaz gemiler olabileceğini düşündü, biran... Oysa yanılıyordu. Martılar havalanıyorlardı, topluca.

Hemen mutfağa indi, kapıyı örttü. Sıcak akşam yemeklerini yediler. Saldırı yeniden başladı. Nat, saat 9'da onların çekileceklerini düşün¬dü. Sabah 8'e kadar rahat edeceklerdi.

Küçük kuşlar penceredeydi, onların gaga tıkırtılarını tanıyordu. Çaylaklar, güçlü pençeleriyle kapıyı parçalıyorlardı. Ahşap, yavaş yavaş limeleniyordu.

Kuşların kaç milyon yıldan beri bu anı beklediklerini merak etti, Nat. Bu küçük kafalar, ne kadar zamandan beri bu zalim sırrı saklıyorlardı! Tüm insanları yok etmek arzusunu ilk ne zaman duymuşlardı, acaba?.

-Son sigaramı içeyim! dedi karısına.
Boş paketi ateşe attı ve yanışını izledi dalgın dalgın...

BAŞA DÖN

KUŞ TÜRLERİ YOK OLUYOR


bilimkurgu@x-bilinmeyen.com