ba_l_k_yaz_s_.derg_.5.jpg

SAYFA-2
SAYFA-3

SAYFA-2


rus_uzay.ba_l_k.jpg

Büyük Proton roketi 1975 Mayıs'ında başka bir Salyut fırlatıldı. Hemen bir ay sonra, Venüs'e 50 Kg'lık uzay araştırma aracı gönderildi. Yeniden çalışmalar başlamıştı. Temmuz 1975'te iki kozmonot, Amerikalıların son 84 günlük dayanıklılık deneylerinden sonra, uzay istasyonlarında 62 gün geçirerek, insanlı üçüncü Salyut deneyinden döndüler.

Ruslar, ilk aya iniş için hazırlanan Apollo çevresinde açıkça çalışmalarını sürdürdüler. Fakat aslında Rusların programında sadece ay yoktur. Onların ne düşündüklerini ve ilerisi için neler tasarladıklarını kestirebilmek için, yüzyılın başına, Matematikçi Konstantin Tsikolovsky'nin tasarılarına dönmemiz, gerekir. Tsikolovsky, reaktif gücün kaynaklarının açıklandığı teorisinde, ay uçuşlarını, gezegenlere keşif gezilerini, dünya ötesi uzay savaşçılarının zevklerine göre yaratmayı tasarladı. Sovyet halkına bu fikir ve düşüncelerini kabul ettirdi ve insanlık çağının milyonlarca yılını kapsayacak gezegenler arası insanlı gezilerin tasarlanışını gördü. Ruslara göre, teknolojinin yayılışının bir anlamı vardır ve bu, günlük faaliyetlere bağlıdır. Uzay uçuşları, bu en olmayacak gelişmenin ifadesidir.

Amerika, geniş endüstri kuruluşları vasıtasıyla aya ulaşmış, gezegenlere araştırıcı uydular göndermiştir. Rus uzay programı, şimdi, Amerikan-Sovyet kenetlenme uçuşuyla ispatlanan oysa gerçekte bir doğu-batı yarışı haline gelmiş bulunan ve yeni hedeflere doğru kaynakta olan ideolojik bir baskı unsurudur.

Gelecekteki tasarılarla ilgili, roketlerin geliştirilmesi, sokaktaki adam için önemsenmeyebilir; fakat büyük roketlerin anlamı, büyük fırlatma kapasiteleridir ve bu, yeni keşifler için teknolojinin gelişimini sağlar. 1362 ton gücündeki Proton Roketi'nin kapasitesi 4,5 tonluk uzay aracını gezegenlere göndermeye ve 18 tonluk uzay istasyonunu dünya yörüngesine oturmaya yetkindir. Başka bir deyişle, Eylül 1970'de ayın yüzeyine gönderilen Luna-16, toprakta bir çukur açmış ve dünyaya küçük toprak örnekleriyle dönmüştür. Keza Kasım 1970'de Luna-l7, Lunokhod denilen tekerlekli bir taşıtla aya inmiştir. 1957'den beri 500'ün üzerinde roket uzaya gönderilmiştir, toplam olarak.

Rusların en güçlü aracı Proton roketi olduğu halde, Amerikalıların Satürn-V ay roketinin gücü, onunkinden 1,5 misli daha fazladır. Gerçi Proton roketi, Ay'a Soyuz'u göndermeyi başarmıştı, ama asıl gezenlere gönderilecek uydular için özel parçaları üzerinde çalışmalar gerekmiştir. Ve bunun sonucunda, Amerikalıları bile şaşkına çeviren devasa SL-14 roketi ortaya çıktı.

uzaylab.k.jpg

1976, Sayı:8, Sayfa:121

1965 yılında ortaya çıkan ve 4 yıl fırlatılmak için Baykonur uzay üssünde bekletilmekte olan daha güçlü bir roket vardı. Amerika'nın mükemmel haber kaynakları, onun hazırlığını çabuk öğrendiler ve casus uydular, onun fotoğraflarını. NASA'ya gönderdiğinde, Amerikan Uzay Mütehassısları, roketin şekli karşısında hayrete düştüler.

SL-l4 diye adlandırılan roket, 121m yüksekliğindeydi. ve 4.500 ton, itiş, gücüne sahipti. 3.400 ton itişli Satürn-V roketinden 1/3 oranında daha güçlüydü. Bunun üzerine Amerika, güneş sistemi gezegenlerine yapılacak insanlı uçuşları programdan kaldırıldı ve insansız, robotlarla gezegenler arasında yapılacak araştırma ve incelemeleri kapsayan -Mekik Projesi gibi- daha ekonomik bir yönteme dönüldü. Diğer taraftan Ruslar, dünya yö¬rüngesine büyük bir uzay istasyonu yerleştirme gereğine büyük ölçüde bel bağlamışlardı ve bunu 4.500 ton itiş güçlü roketle sağlamayı başaracaklardı,

nasa.k.jpg

devam: Sayfa-3


bilimkurgu@x-bilinmeyen.com