ba_l_k_yaz_s_.derg_.5.jpg

1989 - ŞUBAT - SAYI:2
UZAYDA AŞK-GELENLER
UZAY TUVALETİ
HAYVANAT BAHÇESİ
TV-RADYO-SİNEMA

HAYVANAT BAHÇESİ


hayvanat_bah_esi.ba_l_k.jpg

Çocuklar, Ağustos ayı boyunca hep uslu dururlar; özellikle de yirmi üçüncii gününden hemen önce... Profesör Hugo'nun Gezegenlerarası Hayvanat Bahçesi'nin Chicago Bölgesine geleneksel altı saatlik ziyaretini yapacağı dev gümüş rengi uzay gemisinin ineceği gündür, bu gün.

Gün ağarmadan önce, çocuklar ve ailelerinden oluşan uzun kuyruklar belirir. Her biri avucunda birer dolar tutar ve Profesörün bu yıl ne türde garip yaratıklar getireceğini merakla bekler.

Geçmişte Venüs'ten üç-bacaklı yaratıklar, Merih'ten ince-sırık adamlar, hatta daha da uzaklardan yılan biçimli yaratıklar görmüşlerdi. Bu yıl, Chicago'nun hemen dışındaki üç-kent büyüklüğündeki park yerine, muazzam dairesel gemi yerleşirken; izleyiciler, çevresine indirilen kafesleri izliyorlardı. İçlerinde dehşetengiz bir şeyler vardı. Küçük, ata benzeyen yaratıklar, tiz bir sesle gevezelik ediyor; hızlı ve atak hareketler yapıyorlardı. Profesörün mürettebatı, aceleyle paraları toplarken, Dünyalılar, kafeslerin çevresini almıştı. Çok geçmeden, iyi niyetli Profesörün kendisi de göründü. Çok renkli külahı başındaydı. Mikrofondan:
-Dünyalı insanları diye seslendi.

Kalabalığın sesi kesildi.
-Dünyalı insanlar, tek bir dolarınızla bu yıl çok nadir şeyler göreceksiniz. Kaan'ın ünlü küçük örümcek-atlarını, büyük masraflarla uzayın bir milyon mil uzağından ayağınıza getirdik. Çevrelerini alın onları görün, inceleyin, dinleyin, arkadaşlarınıza anlatın. Ama çabuk olun! Gemim burada ancak altı saat kalabilecek.

Kalabalık, ağır ağır toplaştı; önce bu garip görünüşlü yaratıklara merak ve korkuyla yaklaştı. Ata benziyorlardı, ama örümcekler gibi kafeslerinin duvarlarında koşuşuyorlardı.

-Bu, bir dolara gerçekten ucuz, dedi bir adam telaşla uzaklaşırken. Eve gidip karımı getireceğim.

Gün boyunca bu böyle devam etti. Binlerce insan, uzaygemisinin bir tarafına kurulan parmaklıklı kafesleri ziyaret etti. Derken, altı saatlik süre doldu. Profesör, bir kez daha mikrofonu eline aldı:

"Anahtar Deliğinin her iki yanından da bakılabilir" diyen yazar Edward D. Hoch'un bu güzel bilim kurgu öyküsünü, Ayça Bike'nin çevirisinden sunuyoruz.
Acaba, insanların hayvan sanıldıkları bir dünya olabilir mi?

hayvanat_bah_esi.k2.jpg

-Artık gitmemiz gerekiyor, ama önümüzdeki yıl, bu gün, tekrar geleceğiz. Eğer bu yıl, Hayvanat Bahçemizi beğendinizse, diğer kentlerdeki dostlarınıza haber verin. Yarın New York'a, öbür hafta Londra, Paris, Roma. Hong Kong ve Tokyo'ya ineceğiz. Sonra da diğer dünyalara!

Onlara el salladı, gemi havalanırken. Dünyalı insanlar, bunun, şimdiye dek gördükleri en ilginç Hayvanat Bahçesi olduğunda hemfikirler.
@

İki ay ve üç gezegenden sonra, Profesör Hugo'nun gümüş renkli gemisi, nihayet Kaan'ın engebeli kayalıklarına kondu. Garip at-örümcek yaratıklar aceleyle kafeslerinden çıktılar. Profesör Hugo, birkaç sözcük söylemek üzere aralarına karıştı. Sonra yüzlerce değişik yöne kayalıklar arasındaki yuvalarını gitmek üzere dağıldılar.

Bir tanesi, dişi yaratık, eşini ve yavrusunu mutlulukla karşıladı. Garip bir dilde onları selamladı ve merakla sordu:
-Epeyce zaman oldu, siz gideli. İyi geçti mi?

Erkek yaratık başını salladı:
-Özellikle ufaklık çok hoşlandı. Sekiz dünyayı ziyaret ettik ve çok şeyler gördük.

Ufaklık, mağaranın duvarlarında koşuşturdu.
-Dünya denilen yer en ilginciydi. Oradaki yaratıklar, derilerin üzerine bir şeyler giyiyorlardı, iki ayakları üzerinde yürüyorlardı.

-Ama bu tehlikeli değil mi? diye sordu dişi yaratık.
-Hayır, dedi eşi. Demir parmaklıklar, bizi onlardan koruyordu. Gemide kalıyorduk. Bir dahaki sefere sen de bizimle gel. Ondokuz para birimi, bu gezi için çok ucuzdu doğrusu.

Ve ufaklık başını salladı:
-Şimdiye dek gördüğüm en güzel Hayvanat Bahçesiydi.


bilimkurgu@x-bilinmeyen.com