logo.evren.2.jpg

1981 ÖYKÜLER - YAZILAR
ZARARSIZ BİR DELİ
MASALLARDAKİ GİBİ
TANRILARIN KENTİ
ÖTEKİ

ÖTEKİ


_teki.ba_l_k.jpg

Philip K.Dick Kimdir?

-Akşam yemeği hazır, diye seslendi Bayan Walton. Koş babana haber ver, ellerini yıkayıp gelsin. Sen de küçük oğlan.

Mutfaktan masaya dumanı üstünde bir tabak getirip koydu:
-Biliyorsun baban garajda.

Charles tereddüt etti. On yaşını henüz doldurmuştu.
-Ben...diye başladı düşünceli ve sustu.

June Walton oğlunun ses tonunda bir gariplik sezmişti. Fakat yemek hazırlığı içinde üstünde durmadı.
-Ne bekliyorsun, haydi durma!

Fakat Charles kıpırdamadı bile. Oldukça düşünceli görünüyordu. Ana kalbi birden merakla doldu:
-Baban garajda değil mi? Allah aşkına söylesene, daha bir dakika önce orada budama makasını bilemiyor muydu? Andersonlara gitmiş olamaz, hayır. Ona yemeği hazırladığımı söylemiştim.
-Babam garajda, dedi Charles.
-Ee..o halde?
-Babam... kendi başına konuşuyor.
-Kendi kendine mi? Hiç de öyle bir huyu yoktur. Hem bu onun yemeğe gelmesine engel değil. Koş babanı çağır.

Charles hareketsiz bekledi.
-Fakat neyin var? Haydi kımılda.
Oğlan derin bir nefes aldıktan sonra çekinerek sordu:
-Ama hangisini çağırayım, bilmiyorum ki... İkisi de birbirinin aynı!

-Sürpriz!..
June Walton az kalsın elindeki tencereyi düşürüyordu.
-Hoşuna mı gitti, diye sinirlendi. Çok mu eğlenceli?

Aynı anda kocası mutfağa girdi ve ellerini ovuşturarak:
-Oh! ne de güzel kokuyor, dedi yüksek sesle. Kuzu pirzolası ha, nefis!
-Biftek, diye düzeltti June. Ted, orada ne yapıyordun?

Ted Walton masaya oturdu.
-Budama makasım biledim. Ustura gibi oldu. Onunla oynamaya kalkışacakların vay haline!

Ted otuz yaşlarında hoş görünüşlü bir adamdı. Gür sarı saçları, adaleli kolları, mahir elleri, sevimli bir yüzü ve canlı bakışları vardı.
-Öyle bir acıktım ki! Haftanın bu son günü de bir türlü geçmek bilmedi. Her Cuma gibi büroda sıkıntıdan patladım.

Sonra Charles'a döndü:
-Haydi otur da yemeğe başlayalım.
Bayan Walton yemek servisini yaptı, sonra iskemlesine yavaşça yerleşti.
-Ted, dedi, kafanda seni düşündüren bir şeyler mi var?

(1981, Sayı:60, Sf:18)

Body Snatchers "beden zaptedenler" adıyla filme de alınan bu ilginç öykü, dünyada insan kalıbında yuvalanmaya çalışan ve sinsice dünyaya yayılan bitkisel bir yaratığın öyküsünü anlatmaktadır.

_teki.resim.jpg

-Kafamda? Gözlerini kırpıştırarak eşine baktı. Hiç bir şey, her zamankinden başka hiçbir şey. Neden?

İkna olan June oğluna dikkatle baktı. Charles buz gibi duruyordu. Ellerini büzmüş, yüzü ifadesiz ve bembeyaz, iskemlesini babasının yanından olabileceğince uzağa çekmişti. Dudakları hiçbir ses çıkmadan kıpırdıyordu.
Oğluna doğru yavaşça eğilen June, "neyin var?" diye mırıldandı.

Charles'ın sesi zor duyulacak kadar uzaklardan geldi:
-ÖTEKİ...gelen ÖTEKİ.

-Ne diyorsun tatlım, diye yüksek sesle tekrarladı June Walton: Hangi öteki?

Ted yerinden sıçradı. Garip bir ifade bir anda yüz hatlarını kat edip yok oldu. Fakat şimşek çakması kadar kısa biran için Ted Walton'un tanıdık siması kaybolmuş, soğuk bir ışığın aydınlattığı yüzüne yabancı bir parlaklık yayılırken gözleri renksiz bir peçeyle örtülüvermişti. Sanki hareketsiz ve donuk bir et yığını...

Sonra her şey düzeldi, yeniden Ted Walton oldu; iş günü akşamı ailece yemek yiyen, içen, konuşan, gülen ve her zamanki gibi şundan bundun söz eden Ted Walton.

Fakat o akşam bir şeyler oluyordu, anormal ve ürkütücü bir şeyler.

Charles'ın elleri titremeğe başladı. Zor duyulan bir mırıltıyla tekrarladı: "Öteki". Sonra birden masadan kalkarak bir köşeye sindi ve:
-Defol! diye haykırdı. Defol!

-Ne? diye homurdandı Ted kızgın. Sana ne oldu böyle?

Eliyle boş iskemleyi göstererek devam etti:
-Masaya dönersen iyi olur. Annen yemeği seyredesin diye yapmadı.

Charles arkasını dönerek mutfaktan dışarı kaçtı. Merdivenlerden koşarak odasına çıktığı duyuldu. June Walton hayretten ağzı bir karış açık:
-Buna da ne oluyor böyle, diyebildi.

Ted öfkeli, yemeğine devam ederken:
-Bu oğlana bir ders vermek gerekiyor, diye homurdandı. Bunu hak etti. Yemekten sonra onunla küçük bir konuşma yapmak gerekecek, baba-oğul aramızda.
@

(DEVAM: SAYFA-2)


bilimkurgu@x-bilinmeyen.com