ba_l_k_yaz_s_.derg_.5.jpg

1979 OCAK, SAYI:31
SAPLANTI
GİZLİ ŞARKI
PARÇALANAN GÖKYÜZÜ
ÜCRET
NÖBETÇİ
GÖLGEDE
BİR YILBAŞI GECESİ
ÜÇÜNCÜ BODRUM
YEŞİL IŞIK
UZAYIN EN BÜYÜK OYUNU
KIYAMET GÜNÜ
MUCUR
EMMA-2
ARIZA

YEŞİL IŞIK


ye_il___k.ba_l_k.jpg

Birkaç gün sonra 50 yaşına basacaktı, Ağlayan karısının yanından kalktı, duvarda karşılıklı uzanan iki çubuklu bir alete yaklaştı, düğmeyi çevirdi. Gün ışığı gibi parlak bir ışın gözlerini kamaştırdı. Hologramdan:

-Buyurun efendim! yanıtı geldi. Koloninin dört duvarla çevrili bu küçük hücresini, donuk madeni bir ses doldurmuştu. Adam derin bir nefes aldı. Gözlerindeki yaşı silerek toparlandı.

-Çocuklarımla görüşmek istiyorum, üçüncü ve sekizinci kolonilerden,

Bir anda iki ayrı görüntü belirmişti odada. İşte oğullarının ikisi de burada idi. Canlı imişcesine karşısında duruyorlardı. Ellerini uzattı, sanki okşayıp bağrına basacakmış gibi, parmakları temas edemiyordu, elleri kalakalmıştı öylesine; çabucak çekti ellerini, gözleri buğulanmıştı.

Geçmişi gözleri önüne getirdi. Küçük birer çocuk iken onlara dokunup öptüğü, sarılıp bağrına bastığı günler ne kadar da güzeldi. Şimdi ise lanet yağdırıyordu, çağın alıp götürdüğü teknolojisine çocuklarına dokunamamanın verdiği eziklikle.

Kompüter yanılmamıştı gene. İki gün sonra 50'sine girecek ve iki gün sonra bir daha göremeyecekti, yapay güneşi.

(1979, Sayı:31, Sayfa:22)

ye_il___k.resim.jpg

Saydam kapıyı açtı, sakin adımlarla içeri girdi. Küçük bir oda idi burası, başka bir oda içinde. Karmaşık tabelaya ismini kodladı. Kapıyı kapattı. Güçsüz parmakları kırmızı düğmeye uzandı, Titriyordu, basamamıştı. Basamayacaktı da. Kaskatı kesilmiş, sinirleri gerilmişti. Ne görebiliyor, ne de duyabiliyordu. Yeşil bir ışık yanmıştı, Çalışıyordu...

Kulakları sağır edercesine çıkan yüksek frekanslı ses dalgalarının yayılmaya başladığını hissetmişti. Gözlerini kapadı. O yeşil ışık da sönmüştü şimdi.

Genç bir adam daha giriyordu, içeri. Kapıyı kapattı, elleri uzandı düğmeye doğru cesaretle, dokunmasa da çalışacaktı.

Her yıl tekrarlanırdı bu işlem, ışık yanar ses duyulur ve defalarca yanar sönerdi, yeşil ışık. Yanılmazdı kompüter 50'sine basan herkesi çağırmayı. Bugünkü görevini de unutmamıştı, unutmayacaktı da. Uzayın, çağın kanunu buydu!

Ayak uyduramamıştı, havasız ve besinsiz yaşamaya insanoğlu. Her şey koloninin devamı içindi. Feda edeceklerdi canlarını ak sakallarını okşayamadan, sadece çocukları için...


bilimkurgu@x-bilinmeyen.com