|
Bu Metin, 8 Ekim 1977 tarihinde X-Bilinmeyen BK Fan Kulübü toplantısında üye ve konuklara sunulan konuşmanın tamamıdır.
Gelecekte çalınabilecek ve dinlenebilecek müziğin yapısı hakkın, da bir yargıda bulunmak, bugünün müziğine bakarak rahatça mümkündür, yüzyıllardır süre gelen klasik çizgi, tema ve armoni daha elli yıl öncesinden sarsılmış ve bugün ayakta durabilmek için çehre değiştir. me yolundadır. Evet ünlü Strawinsky, «Ateş Kuşu» ve «Bahar Ayini» adlı eserleriyle bugün modern klasik, denilen tarzı getirmiş, ardından Schoenberg, yepyeni müzik yazısı ve armonileriyle, çağdaş klâsik iğinde yerini alan elektronik müziğin temelini atmıştır.
Diğer yandan, bugün artık bilgisayarlar da müzik hayatına katılmışlardır. Ve yakın bir gelecekte hayli ilginç müzik çizgileri yaratılabilir.
Bugün, zamanımız insanının bile artık sonuna dek eski sabrıyla dinleyemediği ünlü klasikler (Bethowenler - Bachlar - Schopenler) belki yeni çehreleriyle sempatik görünmeye çalışarak insanlara ulaşacaklardır.
Bütün bunlardan daha gerçekçi ve iyimser tahminler ise, bu gün girişilmiş bulunan bazı denemelerin olumlu sonuçlar vererek geleceğe bugünün ilginç klâsiklerini iletmek yolundadır. Ve günümüz yapımlarına hız verilen yepyeni geniş olanaklı elektronik enstrümanlarla...
Örneklerini okuyacağımız kitaplarda bu görüşlerin yer almadığını ve olayların akışı içerisinde çok az bir yer tutan müzik-gelecek ilişkisinin çok dar bir görüşle bu günden de geri müzik kalıpları içerisinde ele alındığını göreceğiz. Bence buna da sebep yazarların: Geleceğin dünyasında insanın başına örülmüş bir sürü çorapla meşgulken, müziğe çok çok yer ayırabileceği ve bunda da hazır lop eski müziği şöyle bir dinleyip geçeceğidir.
En az günümüze bakarak bu görüşün geçersiz olacağı söylenebilir.
Çünkü bugün müzik kendi diyalektiğini en etkin sürdüren sanat dallarının önünde gelir. Gerek yazın ve gerekse teknik olanak yönünden, geleceğe şimdiden kafasını uzatmıştır müzik. Bilim-Kurgu yazarlarının da bu oluşumlara dikkat ederek yazılarında müzik konusuna önem vermelerini dilerim.
MÜZİĞİN SINIFLANDIRILMASI
Günümüz müziği üç ana gurupta yoğunlaşmaktadır:
Klasik, Jazz ve Pop müzik.
(Yerel halk müziği bu üç gruba da alınma yolunda olduğu için ayrı bir kol teşkil etmez.)
Bu üç grup her ne kadar temelde bir iseler de, şekilde bariz ayrılıklar göstererek ilerlerler. Her üç gurubun mensupları, yeni olanaklar arama çabasıyla ilginç bir ortaklığa girişmektedirler. Böylece «Senfonik-rock, Pop-Jazz, Klasik-Jazz, Jazz-Rock, Elektronik efekt» gibi bileşik isimler altında evrensel müziğe doğru, aynı potada erime çabası görülmektedir.
Ve bu çabada kullanılan enstrümanlar tekniğin son gelişmelerinden yararlanılarak imkânlarını genişletmektedirler.
|
|
|
|
|
Gelecekte müzik ne hal alacaktır? Ne tür müzik aletleri kullanılacaktır? Evren'in müziği nedir? Atomların titreşimleri, nasıl bir ses oluştururlar, evrende?
Geleceğin müziğinde kullanılan enstrümanları da üç grupta ele almak gerekir:
1) Öteden beri kullanılmakta olan bilinen enstrümanları tekniğin son ilerlemeleriyle takviye edip günümüze uydurmak,
2) Yeni enstrümanlar icat etmek,
3) Elektronik müzikte kullanılan ve laboratuarda elde - edilen çeşitli doğal ve yapay sesleri ileri efekt aletleriyle şekillendirmek, bu suretle ilginç bir müzik meydana getirmek.
Birinci grupta en bilinen örnek klasik tahta gitarın geçirdiği evrim ve bugünkü durumudur. Tamamen kendi gövdesinin tınısıyla müziğe katkıda bulunan gitar, bugün elektronik ilavelerle anpifilikatör, efekt pedalları sayesinde gücünü yüzlerce wat'a çıkarmış bulunmaktadır.
İkinci grupta görülen, yaygın haldeki «Moog» adlı çağdaş enstrümandır. Sahnelerde kullanılan küçük modelleri mini-moog veya «syntersizer» adlarını alır ve genellikle asıl moog yalnızca plak yapımında kullanılabilir, teknik kumandasının güçlüğü bakımından. Ve bilindiği gibi çıkartabileceği ses olanağı sınırsızdır.
Üçüncü grupta Elektronik müzik veya Laboratuar müziği vardır. Klasik batı müziği, ilk kez yüzyılımızın ilk yarısı başlarında «Arnold Schoenberg» tarafından sarsılmış ve klasik nota armoni yazısı yerine on iki nota düzeniyle Atonal (Yani hiç bir tonaliteye bağlı olmayan) müziği getirmiştir. Bu hiç bir tona bağımlı olmamak fikri besteciye geniş yeni imkanlar ve temellerinin atılması gereken yepyeni bir müzik geleceğinin kapılarım açmıştır...
Daha sonra Schoenberg'in talebesi olan «Alban Berg» bu yolda devam etmiş ve oda eserlerinin birçoğunu saniyelerle sayılacak kısalıkta yazarak, müzik alanına yenilikler getirmiştir.
Bu iki besteciden yola çıkan fakat elektronikten de yararlanma yolunu ilk deneyen Anton Webern adlı besteci olmuştur. İkinci Dünya Savaşından sonra bu bestecinin eserleri plak yapılmış ve müzik alanında büyük tartışmalara yol almıştır.
Webern'den devraldığı bayrağı gerçek elektronik alanına ulaştıran ise Edgar Varese olmuştur. Bu besteci o güne dek kullanılan çalgıların sağladığı sınırlı tını dünyası ile yetinmeyip, çevremizdeki bütün seslerden yararlanarak elektronik gereçlerle müzik yapma yoluna gitmiştir. Bu tür müzikte besteci, şef ve icracı aynı kişi olmak gibi bir özellik taşıdığından, eserlerin kâğıda dökülme gereksinmesi yoktur. Besteci önceden tasarladığı konuya uygun sesleri manyetik bant üzerinde topladıktan sonra daha çeşitli elektronik araçlarla ayrıştırıp parçalayarak eserini yine bant üzerinde meydana getirir. Eserin çalınması da bu bandın harekete geçirilmesi olacağından, ayrıca icracılara gerek yoktur. Böylece besteci en çapraşık düşünce ve duygularını bütün özellikleriyle seyirciye direkt olarak sunabilir.
-Devam-
|
|
|
|