|
Miami - San Juan çizgisinin kuzeydoğusunda Bermuda'ya doğru uçuyordu, îyi bir pilot ve araştırmacı idi. Miami'de bir havacılık şirketinde çalışıyordu. Bermuda'ya oldukça yaklaşmıştı. Kontrol kulesi ile radyo bağlantısına girdi. Aldığı talimatlardan sonra, Bermuda üçgeninin uğursuzluğunu düşündü, bir an. Buralar hakkında anlatılanların bir hayal ürünü olduğunu, hepsinin saçmalığını bir bir aklından geçirdi. Halbuki uçağında her şey normaldi, o ana kadar...
Aniden manyetik pusula hızla dönmeye başladı. Jiroskop, ufuk ve yükselti göstergeleri ve bütün elektrikli aletler adeta çıldırmıştı. Ufuğu göremiyordu. Etrafı sonsuz bir parlaklıla dolmuştu. Bağlantı tamamen kesilmişti. Bir boşluktaydı, sanki.
Birden uçağının bir yarıktan zorla içeri girmeye çabaladığını hissetti. Bu durum beş dakika kadar devam etti. Daha sonra her şey normale döndü.
Rahatlamıştı. Fakat bu da, dışarı baktığı zaman bozuldu. Altındaki dünya adeta bir anda değişmişti. Kıyametlik, loş bir hava vardı etrafta... Kontrol kulesi ile bağlantı kurmak istedi, karşılık alamadı. Her şey ölüm sessizliği içindeydi..
Hava alanına iner inmez, personel bölümüne koştu. Kapı açıktı. İçerde bir elektronik takvim, yılı, ay'ı ve günü gösteriyordu. Bu takvim onun bütün sorularını cevapladı:
2077 - Temmuz 20
Uçağı bir zaman boşluğuna düşmüş ve kaderi onu gelecekte bir yüzyıla itmiş olmalıydı. Kim bilir, o uğursuz üçgendeki kaçıncı meçhul kayıplardan biriydi. Sonsuz zaman halkalarının birine takılıp kalmıştı. Belki birçok kayıp kişiler de diğer yüzyıllarda yaşamaktaydılar...
O anda bunları düşünmek saçmalıktan öteye gidemezdi. Etrafı araştırmalıydı. Aniden ötede bir robot belirdi. Pilot dostça ilerledi; ama robotun gönderdiği ışınların etkisi ile bir an hareketsiz kaldı ve yere yığıldı.
|
|
|
|
|
(1978, Sayı:20, Sayfa:19)
Son olarak robotun elindeki alıcıya mekanik bir sesle bir şeyler söylendiğini duydu:
-Aşağılık sınıftaki yaratıklardan biri...
Bundan sonrası karanlıktı.
@
Ayıldığı zaman, loş bir yerde buldu kendini. Bir fabrikayı andırıyordu burası ve birçok insan vardı çevresinde... Ortalık tiksindirici kokuyordu. Makineler, insanları kitleler halinde eşya gibi götürüyorlardı.
Gözü karşısındaki robota kaydı. Robotun göğsündeki ekranda görüntüler belirdi. Robotlar saydam bir maddeden yapılmış kubbe şeklindeki geniş kabine insanları dolduruyorlardı.
Bu işlemden sonra parlak bir ışık belirdi. Birkaç saniye sonra insanların yerinde bir miktar makine yağı kalmıştı, kabın içinde. Her şey açıktı. Patronlar makine, hammaddeler ise insanlardı burada... Makineler insanları, insanlar sayesinde yenmişlerdi!
Dünyanın her yerinde büyük bir TEMİZLÎK'e girişmişlerdi... İnsanlar onların gereksinmelerini karşılayabilecek birer hammaddeydiler, artık.
Robot bütün bunları ekranında açıkladıktan sonra uzaklaştı. Pilot, çaresiz olarak sırasını beklemeye başladı. Geçmişin insanlarının, hep gelecekte yaşama isteklerini aklından geçirdi. İşte gelecekte yaşıyordu... Bir köşeye sindi ve hangi makinenin gereksinmesinde kullanılabileceğini düşünmeye başladı...
|
|
|
|