|
DÜNYADAN
HABERLER
*Geçtiğimiz aylar içinde, Viking-1'in incelemeleriyle ilgili ilginç bir haber, dünyada geniş yankılar uyandırdı. Alman Stern Dergisi'nin ortaya sürdüğü iddiaya göre, Merih'te «Yaşayan Organizmalar»a rastlamıştır ve Amerika, bu bilgiyi, dünya kamuoyundan saklamaktadır.
Yeni gelişmeler, «Merih'te hayat yok sadece kimyasal canlılık var!» diyen kimyagerleri suskunluğa itmiştir. Merih'te fotosentez olayına rastlanmıştır. Fotosentez özellikle bitkilerin ışıkta, çok basit bileşiklerden karmaşık yapılı organik moleküller yapması anlamına gelmektedir.
NASA Uzay Üssü'nden yönetilen Viking-1'in laboratuarında radyoaktivitesi ölçülmüş Merih toprağı üzerine tavuk çorbası dökülmüştür. Mikroorganizmaların yapıları gereği, besin maddesini alıp, yerine radyo aktivitesi yüksek karbondioksit vermeleri beklenmiştir. Nitekim az sonra deney odasının radyoaktivitesi ölçüldüğünde, oldukça yüksek bir oranda radyoaktivitenin arttığı saptanmıştır.
Birkaç gün sonra, radyoaktivitenin normale dönmesi, organizmaların büyümediklerini ve çoğalmadıklarını ortaya çıkarmıştır. İncelemeler, l m3 Merih toprağında 1000 kadar mikrop bulunduğunu ortaya koymuştur. Merih'te bu tür organizmaların olduğu ancak bunların belli sıcaklık ve belli besi koşullarında canlandıkları gerçeği, şimdilik Amerikalı bilginlerce inceleme safhasındadır.
İsviçreli yazar, araştırıcı ve koleksiyoncu Pierre Versins, Yverdon kasabasında (Forrest Ackerman'dan sonra dünyanın 2. büyük) BK koleksiyonunu sergilemiştir. Bu sergi, bir BK normalüstü geziler ve tasarılar müzesi görünümünde olup «The House of Elsewhere» adını taşımaktadır. Burada 1000 tanıtıcı kitap, 15.000 kitap ve mecmua, rekorlara ait sonuçlar, posterler, fanzinler (taraftarların yayınladıkları dergiler, broşürler, yazılar), resimli kitaplar ve oyuncaklar BK'ya dayanan her türlü şey bulunacaktır. Müze, aynı zamanda düzenli sergileri kapsayacak ve halka olduğu gibi bütün öğrenci ve araştırmanlara da, açık olacaktır. Adresi: The House of Elsewhere, 5 rue du Four, 1400-Yverdon, Switzerland.
*Soyuz-22 uzay aracıyla uzaya giden 2 Sovyet kozmonotu, yörüngelerinden Doğu Sibirya'nın fotoğraflarım çekmişler ve bilimsel araştırmalar yapmışlardır. Çakışmaları hakkında bilgi veren Uçuş komutanı Albay Valeri Bikovski, sürekli televizyon yayını ile bağlantıyı sağlamıştır. Kozmonotlar, bilimsel çalışmalarını, bazı bitkiler üzerinde uzay uçuşlarının etkilerini saptamak üzere derinleştirmişlerdir.
*NASA'nın 1980 yılma kadar programladığı «Uzay Taşıt Gemisi»nin programa alındığı ve yapmama başlanacağı açıklanmıştır. «Atılgan» adındaki ilk araç, 3 kişi taşıyabilecek kapasitededir. 2 füzenin yardımıyla fırlatılacak gemi, dikey kalkabilecek şekilde hazırlanacak ve normal bir uçak gibi inecektir.Seferler 7 ile 30 gün sürecek şekilde programlanmıştır. Bu durumda normal bir jumbojet ile taşınabilecek Atılgan'ın 2 haftada bir dünyaya gelip uzay İstasyonu'na dönüşü planlanmaktadır.
|
|
|
|
|
Bunun dışında 1990 yılma dek aynı tip 5 geminin yapımı için toplam 9 milyar TL karşılığı para harcanacağı hesaplanmış ve ayrılmıştır.
*Yugoslavya'nın bir tatil kasabasında buluşan dünyaca ünlü bilimkurgucular, «Geçmişin Astronotları» adım taşıyan III. Dünya Kongresi'nde yeni bir iddia ile karşı karşıya geldiler. Danimarka'lı bilimkurgu yazarı Frede Melhedegaard, Ayasofya müzesi hakkında ilginç bir fikir ortaya atmıştır. Melhedegaard altıncı yüzyılın başlarında İmparator Jüstinyanus tarafından kilise olarak yaptırılan Ayasofya'nın bir uçan daireden ilham alınarak inşa edildiğini iddia etmiştir. Danimarkalı yazara göre, Osmanlılar devrinde, yapı camie çevrildikten sonra ilave edilen minareler de birer roketten esinlenilmiştir.
*Uzay uçuşlarının çok pahalı oluşları, yapılıp yapılmamaları, yazılıp söylenenler bir yana, çalışmaların bedelleri zaman geçtikçe kat kat fazlasıyla alınmaktadır. Bunlardan bir kısmını özet olarak inceleyelim.
HAVA TAHMİNLERİ
Meteoroloji uyduları, hava istasyonlarına göre çok duyarlıdır. Hava kasırgaları önceden kestirilmekte, iki hafta öncesinden doğru hava tahminleri yapılmaktadır.
HABERLEŞME
10 Temmuz 1962 de atılan Telstar-l'den bu yana, dünya çevresindeki uydu sayışı epey artmıştır. Avrupa - Amerika; TV bağlantısı uydular sayesinde gerçekleşmektedir. 1964 Tokyo Olimpiyatı ve 1969 Aya ilk adım, önemli haber örnekleridir. Ayrıca, gelişmekte olan ülkelerin okuma-yazma öğretiminde uydular kanalıyla ders yayınında bulunması, önemli bir konudur. Gelecekte tüm haberleşme yöntemleri, uyduların üzerine yüklenecektir.
DÜNYA KAYNAKLARININ ARAŞTIRILMASI
ERST-1 adı verilen (Dünya Kaynakları Teknoloji Uydusu-1) uydu, dünyadan 560 mil uzakta bir yörüngede hareket ederek, dünya üzerinde hangi bölgelerin tarım alanında verimli olduğu, maden kaynakları, okyanuslardaki balık sürüleri su kirliliği ve ekin hastalıkları konusunda uzaydan yaptığı incelemeleri devamlı bilim merkezlerine bildirmektedir. Böylelikle, hangi bölgelerden daha verimli ürün kaldırılacağı saptanmakta gizli maden kaynakları ortaya çıkarılmakta, balıkçılığın değerlendirilmesi ve hastalıklı bölgelerin ilaçlanması doğru bir şekilde uygulanmaktadır.
YAN BULUŞLAR
Uzay çalışmaları sırasında özellikle insan bedenini inceleyen ve denetleyen birtakım sistemler geliştirilmiştir. Pirinç tanesi kadar ufaklıkta tansiyon aletleri, uzaktan hastaları muayene eden ve ilaçlarını saptayan bilgisayarlar ve çeşitli tedavi yöntemleri, insanlığın yararına sunulmuştur.
|
|
|
|