|
1976, Sayı:5/53, Sayı:6/74
Ay üzerindeki engebelere isim konulması hususunun bir geçmişi olduğu belki bir çoğumuz tarafından bilinmektedir. Fakat İtalyan fizik ve matematikçisi GALILEO GALILEI (1564-1643), 1610 yılında, 30 misli büyüten dürbünü ile ay'ın yüzeyindeki dağların varlığını meydana koyarak, yükseklikleri hakkında da tahminli ilk ay haritasını yaptığında, ilerde, gözleyiciler için kolaylık sağlayacak adlandırmaların gerekeceğini tahmin edememişti. İşte o günden günümüze dek üzerinde 700 engebenin adlandırıldığı peykimiz ay, canlıların kendisini ilk tanıdığı zamanlarda olduğu gibi sonsuz evren içindeki köşesinde her şeyden habersiz, ölçülü turlarına yenilerini ekleyip durmaktadır.
1837 yılında BEER ve MÖDLER tarafın¬dan hazırlanan büyük harita yayınlanıncaya kadar ay'ın birçok haritaları yapılmış ve bun¬larda çok çeşitli adlar yer almışsa da esas adlandırma ve numaralamanın teleskopların gelişmesi ve gözlem imkânlarının artması ile günümüze vardığını bilmekteyiz. Ay engebelerindeki adlandırılmalarda hangi meslek dallarında önem kazanmışların yer aldığım kısaca gözden geçirelim:
a) Yeryüzü engebelerine göre verilen adlar;
b) Mitoloji kahramanları;
c) Filozoflar, çeşitli bilim adamları, ilâhiyatçılar;
ç) Eski astronomlar, fizik ve matematikçiler; :
d) iş adamları;
e) Yeni astronomlar, yeni selenograflar,
İngiltere'de International Lunar Society'nin kurucusu ve o zamanki başkanı, British Astronomical Association Lunar Section'ın eski başkanı, Royal Astronomical Society'nin öğretim üyesi Dr. HUGH PERCY WILKINS eski bir dostumdu. Wilkins 1958 yılında ölümüne kadar, 50 yıl ay engebeleri ile uğraşmış ve 20 yıllık çalışması sonucu da Ay'ın en mükemmel haritasını yapmış, dünyaca meşhur bir astronom ve selenograftır. 1956 yılında, Ay'daki Crisium denizi yakınında, Lavinium ve Olivium adlı iki tepenin arasında gördüğü bir gölge hareketini inceleyerek 3 km. eninde ve 30 km. boyunda, insan eliyle yapılmış kadar mükemmel bir tabiî köprüyü meydana çıkarmıştır. Ay'da güneşin doğmasıyla yarı daire şeklinde olan köprü altı bölgesinin yer tabanına düşüşü, güneşin yükselişi ile küçülüp büyüdüğü ve devamlı bir hareket gösterdiği Wilkins tarafından uzun gözlemlerle tespit edilmişti. Köprüye O'NEIL adı verilmiştir.
TOROS SIRA DAĞLARI
Wilkins ile uzun süreli temaslarımızda, bir Türk büyüğünün adının ay engebelerinden herhangi birine konulmasını beraberce kararlaştırdık. Son Ay atlasında, Ay yüzeyinde birçok engebelere yeni adlar koymuş olan Wilkins bu konuda, büyük Türk Milletine bir cemilede bulunmak, ona bir hediye vermek istemekteydi.
Ay'ın kuzey yarımküresinde ve sağ tarafta, 1647 yılında Hevelius haritasında gösterilen ve memleketimizdekine izafe edilmiş TOROS (TAURUS) dağları bulunmaktadır. Toroslar, Mare Serenitatis (Huzurlar denizi) ile Mare Crisium (Buhranlar denizi) arasında, Geminius ve Berlius kraterlerinin yakınındadır. Toroslar üzerinde birçok sivri zirveler, şurada burada çöküntü yerleri bulunan sarp yaylalar vardır. En yüksek tepeleri, doğuda 3.000 metreyi bulmakta, batıya gidildikçe engebeler çoğalıp yükseklik de 900 metreye düşmektedir.
|
|
|
|
|
ATATÜRK KRATERİ
Torosların hemen güney batısında Danimarkalı astronom RÖMER'e izafe edilen ve etrafındaki bölgede kendisinden daha küçük olan ve harflerle adlandırılan kraterlerden müteşekkil ana krater bulunur. Bu kalabalık grubun Römer'den sonra en büyüğü (A) krateri olarak anılmaktaydı. Karşılıklı anlaşmamız üzerine 56 yılında bu kratere Dr. Hugh Percy Wilkins tarafından ATATÜRK adı verilmiştir. Atatürk; Toroslarm üzerinde olup 28.962 km. çapında, halka şeklinde, güzel görünüşlü, derin bir kraterdir. Kuzey ve doğu iç kenarlarında küçük, yüksek, tam daire iki tepe ile yine iç zeminin merkezinde nispeten sivri bir başka tepe bulunmaktadır. Bu merkez tepenin yüksekliği 30 metredir. H. P. Wilkins ve P. Moore tarafından müşterek çıkarılan «THE MOON» adlı ay engebelerini ve açıklamalarını gösterir atlas kitabın 86. sahifesinde, Römer A'nın, bilâhare modern Türkiye'nin kurucusu ATATÜRK şeklinde değiştirildiği gösterilmektedir.
FATİH SULTAN MEHMET VE ALİ KUŞÇU KRATERLERİ
1958 yılında, Wilkins'le yaptığım son temaslarda, yine Toros Dağları yakınında ve çapları 60 km.'yi bulan iki engebeye Fatih Sultan Mehmet ve ilk astronomlarımızdan Ali Kuşçu adı verilmiştir. Bunlar çok yüksek olmayan fakat görünüşleri güzel engebelerdir. Fatih Krateri ringinin ağzı açık olup kuzey, güney ve doğusunda pek çok kratercikler bulunur. Ali Kuşçu ise, pergelle çizilmiş kadar muntazam bir daire biçimindedir.
ULUĞ BEY KRATERİ
Ay'ın kuzey - batı kenarında, meşhur Türk prens ve astronomu Uluğ Bey'e (Timur'un torunudur) ait bir krater mevcuttur. Uluğ Bey, 48 km. çapındadır. Ay'ın bize görünen yüzdeki kenarına çok yakın bulunduğundan gözlemi güç olmaktadır. Halka şeklindeki dağın iç kenarları dar olup üzerinde küçük tepeler sıralanır. Bu tepeler kat kat alçalan bir teras özelliği taşımaktadır. Kraterin zemininde ve ortada bir başka sivri dağ vardır. Bu küçük dağ, krateri güneyden kuzeye kat ederek ikiye bölen bir dağ silsilesinin en yüksek noktasıdır. Uluğ Bey grubu, biri sıradağ olmak üzere 5 kraterden meydana gelir. Yanındaki eski ve tabiî bir duvar kalıntısı görülmektedir. Uluğ Bey, eski haritalarda mevcut bir kraterdir.
ALFRAGANUS KRATERİ
Alfraganus; cebir, müsellesat ve astronomi ilimlerinde bir otorite olan ve 9. yüzyılda yaşamış bulunan Fergana'lı bu Türktür. Asıl adı Ahmet İbnî Kesir'dir. (El-Fergana'lı anlamında yabancı söyleyiş tarzıdır)
Alfraganus krateri, Ay'ın güney yarımküresinde ve ortada olup 19.5 km. çapındadır. Bilinen kraterlerin en muntazamlarından biridir. Merkezinde, bol ışık neşreden bir tepe bulunmaktadır. Aslında Alfraganus, merkezinden çizgiler halinde her yöne ışık gönderen kraterlerdendir. Eski haritalarda mevcut bir kraterdir.
AY'ın SIRLARI
|
|
|
|