|
1976, Sayı:7, Sayfa:101
Rus ve Amerikan astronotlarının uzayda el ele verişlerinden bu yana, öncü çalışmalar üzerinde ilerlemeler kaydedilmiştir. Sözgelimi 18 yıldan beri, yani Spuntik-l'in ilk sinyalinin dünyaya ulaştığı tarihten bu yana, Apollo-Soyuz ortak çalışması, Rusların uzay çalışmaları konusunda; batı bloğu üzerinde bilgi edinme olanağı yaratmıştır.
Eski başkan Nixon, 1972 de, insanlı uzay aracının fırlatılması anlaşmasını imzalamak üzere Moskova'ya gitmişti. Bu anlaşma ile batı teknolojisi ve Sovyet mühendisliğini birleştirmiş ve başarılı çalışmalara önayak olmak istemişti. Uçuş planlarının yapılması: ve taşıtlarının hazırlanması uzun sürdü. Bu arada, Rusların ön çalışmalarda gerçekten: sorumluluklarını bildikleri, Amerikalı mühendis ve teknisyenlerle tam bir; uyuşma içinde oldukları açıklık kazandı. Bu Çalışmalardan dolayı, NASA (Birleşik Devletler Uzay Ajansı) Rusların insanlı uzay araçları. ve uzay planı hakkında bilgi edindi. Çünkü bilindiği gibi, 1980'lerde gerçekleştirilecek "Mekik" projesinde, onların da katkıları bulunacak. Rusların gelecek konusundaki düşüncelerini anlamak için, önce geriye, 19 yıl önce '4 Ekim 1957'de Sputnik-l'in dünyayı şaşkına çeviren ilk sinyalinin duyulduğu tarihe dönmeliyiz.
Bu tarihten 2 ay önce, Ağustosta, Ruslar, 22 m yüksekliğindeki 4 katlı, ilk H-Bombasının dünya çevresinin yarısı kadar uzaklığa fırlatabileceği, kıtalararası balistik füzenin patlatılma deneyini başardılar. 4 Ekim 1957 de, 82,5 Kg.1ık Sputnik-1'in yörüngeye gönderilmesi için, 50 ton itiş gücüne sahip bir termonükleer bomba kullanılmıştır.
Bunun üzerine Amerika, daha büyük bir roket geliştirme gereksinmesi duydu ve H-Bombasının ağırlığının düşürülmesi gayesiyle 50 ton-itiş gücüne sahip ICBM diye adlandırılan bir atlas füzesi geliştirmeye karar verdi. Fırlatış planları, daha küçük yapıdaki Amerikan uyduları Explorer ve Vanguard çevresinde toplanmıştı. Çünkü Vanguard adlı uydunun yörüngeye ulaşması için daha önce kullanılan Jüpiter roketi başarısız olmuştu.
3 Kasını 1957'de Laika adlı köpek, Sputnik-1'in içinde yörüngeye gönderildi ve 2 ocak. 1959?'da bir ay aracı, ay yüzeyinin 3700 mil. uzağından geçti. Bundan sonraki uçuş için Ruslar, iyi çalıştığı ispatlanan ICBM'lerin tepesine bir ikinci kat ilave ettiler ve 2 Nisan 1961'de 5 tonluk Vostok-l'i, ilk kozmonot Yuri Gagarin ile birlikte yörüngeye fırlattılar. Eylül 1959'da, Luna-2 aracını aya indirmişler ve Luna-3 aracıyla Sputnik-l?in fırlatılışının 2.yıldönümünde fotoğraflar çekmişlerdi.
Haziran 1963'e doğru Ruslar, 1 kadın ve 5 erkeği dünya yörüngesine göndermişlerdi ve 12 Ekim 1964'de Vostok'u tamamlayan Voshod, 1957'de yapılan ICBM roketinin ucuna yerleştirilen 2.katta, daha büyük bir güç kullanarak, 24 saatlik bir uçuş için uzaya üç kozmonot götürdü. İkinci bir Voshod uçuşu ile bunu 18 Mart 1965 izledi ve gemideki 2 kozmonottan biri, uzay aracının dışında, kendisini gemiye bağlayan bir kablonun ucunda sürüklendi ve uzay yürüyüşü yaptı.
|
|
|
|
|
Bir başka bilimsel adım, Rusya'nın Baykonur Uzay Üssü'nden Proton Roketi denilen bir fırlatma aracıyla 11 ton ağırlığındaki bir bilimsel uydunun 16 Temmuz 1965'de yörüngeye fırlatılmasıyla gerçekleşti. Bu uydu 1362 tondu ve 1. katında bulunan aygıtlar vasıtasıyla yaptığı deneyler, Mars inceleme aygıtı ve dünya çevresine yerleştirilecek ilk uzay istasyonunun temel bilgilerinin edinilmesine de yardımcı oldu.
Rusların Venüs Gezegeni konusunda bilgi edinme atılımı. 1961'lere dek uzanır. 1962'de Mars keşif programına girişmişlerdir. 1967 yılına dek Venüs hakkında bilgi almakta başarılı sonuca ulaşamadılar, bu yüzden Mars'ı inceleyecek bilimsel aygıtın geliştirilmesi 1971'e kadar gecikti.
Bu bir değişim dönemiydi. O zamandan bu zamana yaşlanan ICBM roketi, Sovyet uzay çalışmalarının dayandığı güçtü. Şimdi daha güçlü Proton Roketi ile, gezegenlere daha ağır uzay gemileri gönderebilecek durumdaydılar. 1971 yılında 1362 Kg itiş güçlü roketler fırlatan 45 ton.luk Mars aracı, ilk gezegenler arası taşıttı. Oysa en eski ve en güçlü sayılan ICBM roketi, sadece 900 Kg'lık bir taşıtı Mars'a gönderebilecek kapasitedeydi. Fakat küçük bir roketle çalışmak yine de yararlıydı ve 1966 Temmuzunda yörün¬geye isimsiz bir parça, yine de büyük bir 2.kademe ile birlikte fırlatıldı.
Bu sekiz günlük uçuşun, Soyuz adı verilen Rusların yeni insanlı uzay aracının fırlatılış deneyi olduğu, daha sonra anlaşıldı. Fakat bu, bir kozmonotun Soyuz'la uzaya ilk uçuşu olan 1967 Nisan tarihi değildir. 0 tarihte, pilotu 'öldüğü' için, uzay aracı, iniş yerine düşmüştü. Oysa o sıralar, Soyuz taşıtlarının uzayda kenetlenme, insanlar ve makineler üzerinde dayanıklılık testleri yapılıyordu. 1966 deneyi, Soyuz'un daha fazla gelişmesinde önemli rol oynadı. Bunun ötesinde 1968 testleriyle devam eden araştırmalarla: ulaşılan nokta, bir dünyalının başka bir dünyaya ulaşımında önemli ilerlemeler sağlamıştır.
Rusların dünya yörüngesindeki insanlı uzay istasyonuna öncelik tanıdıkları yılın Noel'inde Apollo-8, Lovel, Borman ve Ander adlı astronotlarıyla ay yörüngesinde uçuyordu. Bu proje Nisan 1971'de Salyut-1, 18.5 tonluk itici gücüyle bir Proton Roketi tarafından fırlatıldığında gerçekleşti ve Soyuz-10 astronotları, gemiyi içerden yönettiler ve yön değiştirmesi yaptılar. Buna karşın sonraki iki yıl içinde NASA tarafından Skylab diye adlandırılan uzay istasyonunda astronotlar sadece gemiyi yönetmediler, aynı zamanda 82 ton gibi daha büyük bir ağırlıkları da vardı.
Haziran 1971'de, üçden fazla Soyuz kozmonotu, Salyut uzay istasyonunu ziyaret ettiler; fakat 23 günlük uçuşlarının sonunda, dünyaya dönerierken, kapsüllerinin içindeki havanın uzaya kaçması sonucu iniş yerlerini kaybettiler.
1974 Temmuz'unda başka bir Salyut uzay istasyonu ziyaretini gerçekleştirdiler ve bunun sonucu, Soyuz'un biçimini değiştirdiler.
-Devam-
|
|
|
|