|
Mener'in aklına ilk gelen karısı Neruda olmuştu. Birbirlerini severek, büyük bir törenle evlenmişlerdi, iyi bir savaşçıydı o. Nerudanın babası ise rahipti.
Birden Nerudan'ın rahip olmasıyla birlikte uyguladıkları, ölümsüzlük çalışmaları aklına geldi. Uzun uzun ölülerin mumyalanmasıyla ilgili araştırmalar yapmışlar ve sonunda canlı bir insanın mumyalanması fikrinde uzun uzun konuşmuşlardı. Geliştirdikleri yöntemi herkesten saklamışlardı. Hatta karısı Neruda bile O'nun babasıyla ne yaptıklarını bilmiyordu.
Mener önce bundan korkmuştu. Fakat yavaş yavaş bu fikre karşı ilgi duymağa başlamıştı. Yine de sonunda başarısızlıkta vardı.
Başarısızlığın bedelini, kendi canıyla ödemek zorundaydı. Zor bir işe girişmişlerdi ve O'da bu fikrin çekiciliğine kapılmış gidiyordu.
Sonunda her şey hazırdı, önce hastalanmış rolü oynayarak, öldü rolü yaptı ve tapınağın gizli odalarından birine saklandı. Karısı Neruda, kendisi için ne kadar da ağlamıştı.
Bir an her şeyden vazgeçer olmuştu ama Neruda'nın rahip babası kendisini yatıştırmıştı. Yaşadığını da bir tek o biliyordu. Sonra da o uzun ve yorucu çalışmalara girişmişlerdi. Yani kendisinin, canlı canlı mumyalanması işlemine.
Tekrar ne zaman kendisine gelebileceğini bilmiyorlardı. Belki de yüzyıllar boyu, böyle uykuda kalacaktı. Veyahut da hiç uyanmayacaktı belki de.
Ama içine konulacağı lâhidin kapağına, nasıl uyandırılacağı kazılmıştı.
|
|
|
|
|
Dolayısıyla tehlike pek yok gibiydi. Tekrar uyandığında belki de arkadaşları yaşlanmış olacaktı.
Bütün yaptıkları aklından teker teker canlıymış gibi geçerken bir gürültü duyar gibi oldu. Sanki birisi bir yere vuruyordu. Gözlerini açmaya çalıştı ama her şey karanlıktı. Yoksa rüyamı görüyordu?... Şaşırmıştı. Tekrar gözlerini açmaya çabaladı............
@
Arkeolog Altemur, büyük bir dikkatle çıkardan lâhite yaklaştı. Kapağındaki hiyeroglifler kısmen tahrip olmuştu. Diğerlerinden de pek bir şey anlayamamıştı. Zaten bu yazı çeşidi iyice çözülmemişti henüz. Yine büyük bir dikkatle kapağı açmaya çabaladı. Fakat başaramadı, işçilerle beraber, 2 saatlik bir uğraştan sonra kapağı oynatabildiler. Öne geçerek iyice açmaya çalıştı, heyecanı yüzünden tahrip olmuştu. Diğerlerinden de pek bir şey anlayamamıştı. Zaten bu yazı çeşidi iyice çözülmemişti henüz. Yine büyük bir dikkatle kapağı açmaya çabaladı. Fakat başaramadı. İşçilerle beraber, 2 saatlik bir uğraştan sonra kapağı oynatabildiler.
Öne geçerek iyice açmaya çalıştı, heyecanı yüzünden belli oluyor olmalıydı. Birden lâhitin açılmasıyla, boylu boyunca yatan Mısırlıyı gördü önce. Fakat kendisini dehşete düşüren bu görüntü değildi. Mısırlının kendisine şaşkın şaşkın bakan gözleri karşısında donup kalmıştı.
Her şey biranda oldu, genç Mısırlı anında toz zerreciklerine dönüşmeye başladı... Ne yazık ki hava O'nun düşmanıydı ve sonunda O'na ulaşmıştı. Hem de yüzyıllar sabrederek.
Geriye bir toz yığını ve ardında kaybolan sırlar kalmıştı.
1981, Sayı:63, Sayfa:19
|
|
|
|