logo.evren.2.jpg

1980 - TEMMUZ-AĞUSTOS - SAYI:49
ŞAHANE KOPYALAR
BK DÜNYASINDAN
Edmond HAMILTON

ŞAHANE KOPYALAR


kopyalar-ba_l_k.jpg

Gecenin saat 10'unda 35 yaşlarında iki kişi bir taraftan yürüyor, bir taraftan da alçak bir sesle konuşuyorlardı.
Smith sordu;
-Peki ama bunca erken eve dönmenin sebebi ne?
Braling:
-Çünkü, diye söze başlamak istedi, fakat Smith sözünü keserek,
-Bak, dedi, 10 yıldan beri ilk kez seni iki tek atmak için dışarı çıkartabildim. Şimdi de sen eve erken dönmek istiyorsun! Smith devam etti:
-Dostum Braling, bunu söylemek zorunda kalıyorum. Karın sana çok kötü anlar yaşatıyor değil mi?
-Pek öyle sayılmaz
-Aynı zamanda seni kendisi ile evlenmeye zorla mecbur bırakmış. Bunu bilmeyen yok. 2079 yılında olanları hatırla, hani Rio'ya gitmek istemiştin.....
-Sevgili Rio. Orayı hiç göremedim!
-Elbiselerini yırtmış ve kendisi ile evlenmeyi kabul etmediğin takdirde polis çağıracağını söylemişti. Yani kısacası seni kendisi ile evlenmek zoruna bırakmıştı.
-Evet hatırlıyorum.
-Fakat buna rağmen, kendisi ile evlendin,
-Bu tür şeyler bir iş hayatının yıkılmasına, verecekleri üzüntülerse annemin veya babamın ölümüne yol açabilirdi.
-Fakat kendisi ile tam 10 yıldır evlisin Braling. Tam 10 yıl!
Braling, solgun gözlerle:
-Evet, dedi. Fakat şimdi durumun değişebileceğini sanıyorum. Çok uzun bir zaman bekledim. Hele şuna bir baksana:
Cebinden mavi bir kart çıkardı.
-Bu Rio'ya bir bilet!
-Evet sonunda gidiyorum!
-Fakat bu gerçekten de harika bir şey! Peki karın hiç bir tepkide bulunmayacak mı?.
Braling gülümseyerek;
-Bilmeyecek, dedi. Zaten bir ay sonra geri döneceğim ve gittiğimi kimse bilmeyecek. Tabii senden başka.
Smith üzgün bir tavırla:
-Senle gelebilmeyi çok isterdim, dedi.
Üye karşılık verdi.
-Zavallı Smith, senin evin de pek neşeli olmasa gerek.
-Gerçeği söylemek gerekirse, yetişkin denilemeyecek bir kadınla evliyim. On yıldır evli olmamıza rağmen her gün gelip ikişer saat kucağımda oturur. Ben işte iken, en azından günde bir düzine telefon eder. Tümü de çocukça konuşmalar. Tıpta bebek konuşmaları. Bu son ay daha da çekilmez bir hale geldi. Bazen aklından da şüphe ettiğim oluyor.
-Pekâlâ Smith, burası benim evim. Şimdi benim sırrımı öğrenmek ister misin? Bu gece nasıl dışarı çıktığımı söyleyeyim mi?
-Gerçekten söyler misin?
Braling bir yeri işaret ederek:
-Oraya bak dedi.
İkisi de karanlığın içersinde bir yere bakmaya başladılar. Önlerindeki evin üst penceresinde bir adam gördüler. 35 yaşlarında, şakakları aklaşmaya başlamış, gri gözlü, ciddi bakışlı bir adam, kendilerine bakıyordu .
Smith'in ağzından hafif bir çığlık döküldü:
-Fakat bu sensin!
-Şşt! Yavaş konuş!
Braling, elini havaya kaldırarak penceredeki adama işaret etti. Adam da buna karşılık verip pencereden uzak¬laştı.
-Gözlerim, dedi Smith, düşündüğümden de zayıfmış.
-Bekle bir dakika Smith.
Bir ara beklediler. Alt dairenin sokak kapısı açıldı ve penceredeki adam dışarı çıktı:
-Selâm Braling! dedi.
-Selâm Braling! diye karşılık verdi, Braling.
İkisi de aynı idi. Smith'in gözleri büyük bir şaşkınlıkla açılmıştı.
-Kardeşin mi yoksa? diye sordu. Hiç bilmiyordum...
Braling acele acele:
-Hayır, hayır! diye cevap verdi. Gel buraya kulağını Braling Il'nin göğsüne daya!
Smith bir ara kararsız göründü. Sonra başını Braling Il'ye yaslayıp dinlemeye başladı.
tik-tik-tik-tik-tik-tik...
-Oh hayır! Bu olamaz!
-Fakat oluyor!
Smith bir daha dinlemeye koyuldu.
tik-tik-tik-tik-tik-tik...

Smith doğruldu, geriye doğru çekilip ciddi bir şekilde Braling II'ye baktı. Elleri ile bu "Şey"in ılık yüzünü ve ellerini yokladı.
-Nereden buldun bunu?
-Gayet güzel yapılmış değil mi?
-İnanamıyorum, nereden?...
-Kartını şu adama versene Braling II.
"Şey"in elinde beyaz bir kart belirdi:

ŞAHANE KOPYALAR
KENDİNİZİN
VEYA ARKADAŞLARINIZIN KOPYALARINI
ELDE EDEBİLİRSİNİZ
YENİLİK! TAMİR GEREKTİRMEZ!
FİYATLAR: TANESİ $ 7.600'den $ 15.000'e

Hayır! dedi Smith.
-Evet, diye üsteledi Braling.
-Tabii! diye konuştu Braling II.
-Ne kadar zamandır yanında?
-Bir ay kadar oluyor. Evin altındaki kilerde bir kasanın içersinde muhafaza ediyorum. Bu gece aşağı inip onu dışarı çıkardım. Yukarıya karımla birlikte oturmaya yolladım. Sonra da dışarıya çıktım.
-Şahane. Aynen senin gibi kokuyor.
-Bir ara tamam olup olmadığını düşündüm. Belki de hatalıydı. Fakat sonradan tamam olduğuna karar verdim. Karımın istediği benim. Braling H'de benim. Bütün gece evdeydim. Aynı zamanda gelecek Ay da evde onunla olacağım! Tabii bu süre içerisinde, başka biri Rio'da olacak. 10 yıllık bir bekleyişten sonra. Ben geri döndüğüm zaman, Braling II burda, kasasının içerisinde olacak.

Smith bunun hakkında bir iki dakika düşündükten sonra,
-Peki bir ay boyunca yemek yemeden mi ortalıkta dolaşacak? diye sordu.
-Kendisi her şeyi yapabilecek şekildedir.. Yer, içer, her şeyi yapar. Benim yaptığım gibi. Karımla iyi geçineceksin değil mi Braling II?
Braling II:
-Karın oldukça güzel! dedi. On» gerçekten seviyorum. Smith epey heyecanlanmıştı:
"Bu şirket ne kadar zamandır çalışıyor?"
-İki yıldır, gizlice.
-Acaba benim de... Mümkün mü?
Smith arkadaşının kolunu sıkıca tuttu:
-Acaba ben de kendim için bu kopyalardan bir tane elde edebilir miyim? Bana adresi vereceksin, değil mi?
-Buyur al.
Smith kartı alıp evirdi, çevirdi har tarafına baktı.
-Teşekkürler, dedi. Bilemezsin ne kadar... harika bir şey bu, arkadaş, hür olabilmek! Bir gece, bir ay. Karım beni çok seviyor. Fakat bir saatliğine dahi olsa benim evden dışarı çıkmamı istemez. Biliyorsun onu gerçekten de seviyorum.
-En azından karın seni seviyor Smith. Benim problemim nefret ile ilgili. Bu, pek o kadar basit değil.
-Oh biliyorum. Çok fazla sevgi, bazen az olanından çok daha beterdir!
-Bak Smith, ben Rio'ya gideceğim zaman gelir, beni evden çağırıyormuş gibi yaparsın. Aksi takdirde, beni genellikle çağırdığından, şayet beni çağırmayı kesersen, karını, "bir acayiplik var" diye şüphelenebilir. Braling II'ye de bana davrandığın gibi davran.
-Tamam, iyi günler ve teşekkürler.
@
Smith yolda yürüyorken gülümsedi. Aynı zamanda Braling ile Braling II de dönüp evlerine girdiler.
Otobüste Smith, parmaklarının arasında kartı çevirirken bir taraftan da kendine yavaşça şarkı söylüyordu.

HİÇ ŞAHANE KOPYELERİ DÜŞÜNDÜNÜZ MÜ?
DERHAL EDİNEBİLİRSİNİZ
SİZE SÖYLEYEBİLECEĞİMİZ,
HİSSETMENİZ GEREKTİĞİDİR!
UNUTMAYIN MEMLEKETTE BU ŞEYLERİN
KULLANILMASINA İZİN YOKTUR.
@
ŞAHANE KOPYALAR II YILLIK BİR KURULUŞTUR.
BU ZAMAN ZARFINDA ÇOK ARKADAŞ KAZANMIŞ,
HİÇ DÜŞMAN EDİNMEMİŞTİR.
SİZİ DE ŞAHANE BİR KOPYA
ÇOK SEVİNDİREBİLİR.
ŞAHANE KOPYALAR. SEÇKİN KİŞİLER İÇİN
ADRES: 43 SOUT VESLEY DRIVE


-Güzel! dedi Smith.

Otobüs bir durağa geldiğinde Smith indi. Evinin merdivenlerini çıkarken halâ şarkı söylüyordu. Nettie ile kendisinin bankada 15 bin doları olduğunu, bunlardan 8 bin kadarını Nettie'ye hiç bir şey. demeden çekebileceğini düşündü. Pekâlâ bir iş için çektiğini iddia edebilirdi; hem böyle bir kopyanın bu parayı kendisine kolayca, hatta fazlası ile kazandırması mümkündü. Kapıyı açtı ve yatak odasına girdi. Nettie soluk, rahat ve derin uyuyordu. Yüzü yarı karanlıkta bir çocuğunkini andırıyordu.

"Sevgili Nettie" diye düşündü. "Şayet uyanık olsaydın beni öpücüklere boğacak, kulağıma çocukça şeyler fısıldayacaktın. Gerçekten de utanmaya başladığımı hissediyorum. İyi, sevimli bir eş olmuştum, özellikle bu son ay beni her zamankinden çok daha fazla sevdiğini sanıyorum." Smith'in gözleri yaşardı. Bir ara onu öpmeyi, kendisine karşı olan sevgisinden bahsetmeyi ve kartı yırtarak bu yeni fikrinden vazgeçmeyi düşündü. Fakat sonradan Nettie'nin kocası olduğu ve aşkın çekilmez yönleri aklına gelince son gayretini de yitirdi

Yatağa gitmekten vazgeçip dairenin karanlık odalarına yöneldi. Kitaplıktaki çekmeceyi açarak içersindeki banka defterini çıkardı.

"Alt tarafı 8 bin dolar, hepsi bu" diye söylendi kendi kendine. "Fazla bir şey değil" Bir ara durdu. "Dur hele!" Şaşkın, şaşkın banka defterine baktı. "Burada 10 bin dolar eksik" Ayağı fırladı "Sadece 5 bin dolar kalmış. Nettie bunlarla ne yapmış olabilir? Şapkalar, elbiseler, ayakkabılar. Şimdi anlıyorum. Şu şehir kıyısındaki evi satın almış. Aylardan beri ondan bahsediyordu. Ve bana söylemedi"

Kızgın bir şekilde yatağa koştu. Para sadece onun değil aynı zamanda kendisinindi de. "Bunu nasıl yapmaya kalkışmış?"
-Nettie! diye bağırdı. Nettie, uyan!
Karısı hiç kımıldamadı. Smith:
-Paralarımla ne yaptın? diye bağırdı.
Yanına gitti. Sokaktan gelen ışık altında yüzü halâ güzeldi. Fakat bir şeyler dönüyordu buralarda. Hoş olmayan bir şeyler. Smith'in kalbi hızla vuruyordu. Dili de kurumuştu. Ayaklarının donduğunu hissetti.
-Nettie, Nettie! diye bağırdı, Paramla ne yaptın?
Sonra o korkunç düşünce. Korku adetâ soğuk bir su gibi boşanıyordu üzerinden. Yaklaştı. Eğildi. Şimdi kulağı karısının yumuşak ve yuvarlak vücuduna yapışmıştı.
-Nettie! diye bağırdı.
tik-tik-tik-tik-tik-tik...
@

Smith uzaklaşırken, Braling ve Braling II zemin katının kapısına yöneldiler. Braling:
-Mutluyum, o da çok sevinmiştir, dedi.
-Evet! diye karşılık verdi Braling ll. Bakışlarında bir boşluk vardı.
-Haydi, kilerdeki yerin seni bekliyor, Braling II.
Braling, benzerini kolundan tutup aşağıya indirmek istedi. Braling II:
-Seninle, bunun hakkında konuşacaktım dedi. Bu kileri ve kasayı sevmiyorum.
-Merak etme ilerde daha iyi bir şeyler düşünüyorum.
-Benim türümdeki kopyalar hareket etmek için yapılmıştır. Bir kasada kapalı kalmak için değil. Vaktinin çoğunu kapalı bir kasanın içerisinde geçirmek ister miydin?

Braling "Peki" diye söze girişmek istedi, fakat benzeri keserek;
-Tabii ki hayır, dedi. Biliyorsun içimdeki makineler hiç durmaz. Yaşıyorum. Ve düşlerim var.
-Yalnız bir kaç gün. Sonra Rio'ya gideceğim ve sen de kasada kapalı kalmak zorunda kalmayacaksın. Braling II, kızgın görünüyordu.
-Evet, dedi. Sen keyfini sürdürürken! Geriye döndüğün zaman ise ben yine kasaya girmek zorunda kalacağım. Elleri ile kasayı hızla bir yana itti. Braling:
-Sıkıcı olmaya başlıyorsun, dedi. Bana, seni satın alırken bu huylarından bahsetmemişlerdi. Desene epey zorlu birine çatmışım.
-Bizim hakkımızda bilmedikleri çok şey var, diye söze girişti, Braling ll. Henüz çok yeniyiz ve hissediyoruz. Sen Rio'da bol bol, gülüp güneşleniyorken bizim burada soğukta oturmamız gerekecek. Bunu sevmedim.
-Hayatım boyunca böyle bir tatile çıkmak istedim. Braling gözlerini kapadı: Rio! Denizi, dağlan ve sarı kumsalları, denizin kulak okşayan sesi ve sırtında ılıklığını hissettiren Güneş!
-Biliyor musun, hiç Rio'ya gitmedim, dedi benzeri.
-Hayır ben...
-Bir şey daha var. Karın...
-Ne olmuş ona? diye sordu, Braling, usulca kapıya yaklaşmaya çalışarak.
-Ondan hoşlanıyorum.
-Çok güzel, işini seviyorsun demek!
-Korkumu anlamıyorsun. Onu sevdiğimi sanıyorum. Braling geriye bir adım daha attıktan sonra;
-Sen, ne? diye sordu.
-Rio'da çok güzel vakit geçirebileceğimi düşündüm, zaten oraya hiç gitmemiştim. Karınla birlikte oralarda çok iyi vakit geçirebileceğimi sanıyo¬rum.
-Bu-Bu çok güzel! Braling mümkün olduğu kadar yavaşça kilerin kapısına yaklaşmaya çalışıyordu. Bir dakika bekler misin? Bir gece telefon edecektim de.
Braling II hızla "Kime?" diye sordu
-Önemli birine değil.
-Beni imâl eden şirkete mi? Alıp götürmeleri için mi?
-Hayır, hayır öyle bir şey yok. Braling kapıya atılmak istediyse de metal gibi katı iki el onu kollarından kavradı.
-Nereye koşuyorsun?.
-Çek ellerini üzerimden!
-Hayır.
-Bunu yapmanı karım mı söyledi sana?
-Hayır.
-Bunu biliyor mu?.
Bir el ağzını kapattı.
-Hiç bilmeyecek! Braling II, neşeli bir şekilde gülümsedi: Hiç bilmeyecek! Braling direndi Bilmek, bilmek!
-Seni kasanın içine tıktıktan sonra karın için Rio'ya bir bilet satın alacağım.
-Dur, dur bekle bir dakika! Yapma! Dur konuşalım!
-İyi günler Braling.
Braling mücadeleyi kesti, inanmıyordu tüm bu olanlara.
-İyi günler mi?
@

10 dakika sonra Mis Braling uyandı. Elini yanağına götürdü. Biri kendisini öpmüştü. Gözlerini açtı.
-10 yıldır böyle bir şey yapmamıştın, dedi yumuşak bir tavırla.
Bir ses:
-Bunu kutlamamız gerekende! diye karşılık verdi.

kopyalar-resim.jpg

1980, Sayı:49, Sayfa:31


bilimkurgu@x-bilinmeyen.com