|
Erol TULAY
1980 Yıllarının Müzik Olayı.
1991 Yılında geçen BİR AŞK ÖYKÜSÜ.
Bir Bilim-Kurgu ROCK Müzikali.
Evet sevgili okurlar, 1980 yılında gösterinin girecek olan THE APPLE filmi için şimdiden başlatılan reklamlardan aldığımız birkaç satır bunlar. Menahem Golan yönetiminde Birleşik Amerika'da çevrilen ve 1980 yaz aylarında tüm dünya ülkelerinde gösterilmeye başlanacak olan bu filmde, sözlerini İris Recht ve George Clinton'un yazdığı bir de Hit şarkı yer alıyor.
BIM IS THE POWER
Aldous HUXLEY
Aldous Huxley'in, geleceğin dünyasını anlatan ve üniversitelerde ders kitabı olarak okutulacak kadar değerli bulunan bu eseri, bir BK klasiği; George Orwell'in "1984" adlı romanı (1949) gibi bir Dystopia (pesimist Utopia).
Sosyal dengenin tam olarak sağlanabilmesi için tüm doğumların gelişmiş genetik bilimi sayesinde yapay döl yataklarında gerçekleştirildiği (deney tüplerindeki insan tohumlarının, zekâ seviyeleri önceden saptanmış farklı insan sınıfları elde edilecek şekilde döllendiği) bir toplumu anlatan eser, çeşitli sosyal, politik ve ekonomik kuramlara da eleştiriler getirmektedir.
Kişiliğin yok olduğu bu geleceğin dünyasında âşık olmak, hırs-merak ve yeni buluşlara yönelmek kesinlikle yasaktır. Mutluluk veren bir hap, köle yaşamının tüm gerilimlerini ortadan kaldırmaktadır. Hemen hemen çocukluk çağından beri bu hapla uyuşmuş, sersemlemiş olan insanlar her şeye rağmen dünyaların en mükemmelinde mutludurlar!
Huxley kahramanına bir ara şöyle dedirtmektedir: "Bu berbat hapları kullanmayın, onlar zehirlidir... ruhunuz ve bedeniniz için zehirli" Oysa büyük İngiliz yazarı hayatının sonlarına doğru, insan ruhuna bir kişilik kazandırdığına inandığı mutluluk verici ilaçların kullanılmasını, LSD'nin BRAVE NEW WORLD - YENİ DÜNYA uygarlığına doğru bir ilk adım, bir ilk basamak olduğunu fark edemeden savunmuştu.
Gerçekten de 1962 de yazdığı bir başka Utopia'da (ISLAND) sex ve doğa dışı yaratılış üzerine olan ilk fikirlerini daha da geliştirmiş olmasına rağmen, yine de zihin gücünü arttıran ilaçları, beşer mutluluğunun yolu olarak görmeğe başlamıştı.
Bu arada, 1956'da yazdığı bir denemede (BRAVE NEW WORLD REVISITER) çok uzak bir gelecekteki toplumun, George Orwell'in "1984" adlı romanındaki topluma kıyasla kendi orijinal görüşüne çok daha yakın olacağını ileri sürmüş olduğunu da belirtelim.
Aldous Huxley (1894-1963) BK'nun başlıca konularında DÜNYANIN SONU (insanoğlunun neden olduğu dünyanın sonu) ve MUTANLAR bölümleriyle ilgili değerli bir romanın da yazarı: APE AND ESSENCE (1919) Atom savaşının sonuçlarının ustalıkla anlatıldığı kitap, teknolojinin kontrolsüz kullanılması sonucu dünya ekolojisinde ortaya çıkacak tehlikeleri vurgulayan ilk eserlerden biri.
Huxley, modern gelişmenin giderek çılgın bir sersemlik haline dönüşebileceği hakkındaki kişisel görüşünü belirtirken, doğa dengesini alt üst etmenin bedelini de büyük yeteneğiyle gözler önüne seriyor.
Yazımızın başına dönüyor ve romanı dilimize "Yeni Dünya" adıyla önce M.E.Klasikleri sonra da Varlık Yayınevince çevrilmiş olan "BRAVE NEW WORLD"ün TV dizisi hakkında basınımızın ".. ertelenmesi büyük talihsizlik olur" dediğini ekliyoruz.
William Golding'in LORD OF THE FLIES (1961) adlı romanı Milliyet'in 20.yüzyıl yazarları dizisinde Mina Ungan tarafından dilimize çevrilmiş bulunuyor: SİNEKLERİN TANRISI. Eser daha Önce de Habora Yayınevince İŞTE BİZİM DÜNYA adıyla basılmıştı. Roman 1963 yılında da yönetmen PETER BROOK tarafından aynı adla sinemaya uyarlandı. Uçaklarının düşmesi üzerine hayatlarına ıssız bir adada devam etmek zorunda kalan bir grup okul çocuğunun yeni ve zorlu olduğu kadar da ürkütücü bir yaşam savaşı vermelerinin sergilendiği filmin baş rollerini Hugh Edwards, James Aubrey ve Tom Chapin paylaşıyor.
|
|
|
|
|
3.BODRUM (Öykü)
Hitchcock'un seçtiği öykülerden oluşan "Ve Papağan Fıstık Dedi" adlı kitapta "Kayıp İnsanlara Dair" ve derginiz X-Bilinmeyen'de "Üçüncü Bodrum" adlı öyküleri yayınlanan JACK FINNEY'in en önemli eserlerinden biri de THE BODY SNATCHER (1954) Romanı, ilk kez 1956 yılında INVASION OF THE BODY SNATCHER adıyla sinemaya uyarlanmıştı.
Jack FINNEY
Yönetmen Don Siegel'in en iyi yapımı olarak kabul edilen filmde başrolleri "Mutsuzlar" TV dizisinden tanıdığımız Kevin McCartney ile Dana Wynthen ve Larry Gates paylaşmıştı. Roman bu yakınlarda yeniden sinemaya aktarıldı ve bu kez yönetmenliğini Philip Kaufman'ın yaptığı filmde başrolleri STAR TREK-Uzay Yolu dilişinden tanıdığımız Leonard Nimoy (Mr.Spock) ile Donald Sutherland ve Brooke Adams oynadı.
Konu, H.G.Wells'in THE WAR OF THE WORLDS (1898) adlı romanından beri BK edebiyatında giderek büyük gelişme göstermiş olan 'Yabancı İstilacı': Uzaydan dünyamıza düşmeye başlayan canlı tohumları, bunların farkında olmadan insanların tam bir kopyası haline gelecek, orijinal insanı yok ederek onun yerini alacaktır. Böylece dünya dışı bilinçli bir ırk gezeğenimizi istilaya başlamıştır.
Bu filmin sinemalarımızda ve TV'de MERİHTEN SALDIRANLAR gibi ilgisiz bir adla gösterilmiş olması ilginç! Çünkü benzer bir yabancı istilasını, Titan'dan gelerek Dünyayı ele geçirmeye çalışan parazitleri anlatan daha ünlü bir BK klasiği de dilimize aynı adla çevrilmişti, hem ele Birleşik Amerika'da yayınlanmasından hemen bir yıl sonra, ROBERT A. HEINLAIN'ın ilk uzun romanı olan ve THE PUPPET MASTERS (1953) adını taşıyan bu eser de 1958 yılında ilgisiz bir adla filme çekildi: THE BRAIN EATERS - Beyin Yiyenler.
@
Robert HEINLEIN
Milliyet Sanat Dergisi'nin 21 Aralık'takı 349. sayısında yer alan "23 Londra Film Şenliği" başlıklı yazıda bizleri ilgilendiren bir haber de yer alıyor: İngiliz sinemasını temsil eden filmler içinde en çok beğeniyi, Zaman ve kişilik üzerine deneylerden oluşan ZAMANA KARŞI adlı BK filminin kazandığını, Vecdi Sayar'ın kaleminden öğreniyoruz.
@
BİLİM-KURGU yerine yeni bir terim daha bulundu; özellikle sibernetik alanında değerli bilimsel yazılarını okuduğumuz Dr.Toygar AKMAN in "Hayal-Bilim" ile Bilim ve Teknik dergisinin zaman zaman kullandığı tersine çevrilmiş bir Fiction-Science (Kurgu-Bilim)den sonra ortaya bir başka bilim dalı daha çıktı: Kuruntu Bilim... Milliyet Sanat Dergisi'nin 10 Aralık'taki 347. sayasında Ersin PERTAN şöyle diyor: "Kuruntu-bilim filmi Alien..."
Aslında bu yakıştırmaların her üçü de aynı bir "Science-Fiction" karşılığı kullanılmakta (ve ülkemizdeki bilimkurgucuların da Türkçenin özgür bir dil olduğunu öğrenerek daha birçok terim yaratılmasını beklemeleri gerekmekte) Bu terimlerin çokluğu bir yana, onların tıpkı Hayat-Bilim, Toplum-Bilim, ya da Doğa-Bilim gibi kullanılması, insanda sanki bir bilim dalından söz ediliyormuş izlenimini uyandırıyor. Oysa SCIENCE-FICTION ya da dilimizdeki karışıklıkla BİLİM¬KURGU, giderek Sinema, Çizgi Roman ve Televizyona yansımış olan bir edebiyat türüdür: fakat bir bilim dalı değil. Ve sanırız hayâl edilmiş, akılda kurulmuş (kurgusu yapılmış) ya da ku¬runtuya dayanan bir bilim dalı da yoktur.
Her ne kadar Türk Dil Kurumu'nu daha çok ilgilendirmesi gerekli bir husus, "Neden Hayal Bilim" başlığı altında bilimsel bir dergide (Bu değerli derginin redaktörü göklere çıkartılarak) ele alınmış ve gereksiz yere bir yığın kaynak (sanki yazar kendisini ikna etmek istiyormuş gibi) sıralanmışsa da bazı önemli hususlar atlanmış ya da unutulmuştur.
"BİLİM-KURGU" Türk diline 1973 yılında kazandırıldığından, daha eski tarihli sözlük ve ansiklopedilerde aranmaması gerektiği hatırlanmalıdır. Nitekim "Bilim-Kurgu'yu REDHOUSE'un 1977 tarihli Büyük Sözlüğünde, Science Fiction karşılığı olarak bulabileceğiniz gibi, TÜRK DİL KURUMU'nun 1977 baskısı RESİMLİ TÜRKÇE Sözlüğü'nde de B harfinde bulabilirsiniz.
Gerçekten de Türk Dil Kurumu'nun görevinin (hem de bilimsel bir dergide) üstlenildiği "NEDEN HAYAL BİLİM" başlıklı bir bilimsel (!) yazıdaki eksiklikler, yalnızca yukarda belirttiğimiz sözlükler değildir.
T.D.Kurumunun aylık yayın organı TÜRK DİLİ (1.1.1973 Sayı:236) Dergisi, kapakta iri puntolarla ilan ettiği BİLİM-KURGU ÖZEL BÖLÜMÜ'ne içerde 20 sayfa ayırmış ve BK'nun ne olduğunu, tarihini ve de bu türe neden BİLİM-KURGU adının önerildiğini gerekçeleriyle Orhan DURU anlatmıştı.
MİLLİYET SANAT (1-6.1.1976 Sayı:167) dergisi de yine kapakta ilan ettiği SAYGINLIK KAZANAN BİR TÜR: BİLİM KURGU bölümüne, 9 sayfasını ayırmıştı. Bu dergilerde Sinemada BK bölümünü ilkinde Alim Şerif ONARAN, ikincisinde Giovanni SCOGNAMILLO hazırlamışlardır.
Ayrıca ADAM Dergisi de ll no'lu Şubat 1976 sayısında Türk BK'cularının görüşlerine yer vermiş ve bir söyleşiyi yayınlamıştı.
|
|
|
|