ba_l_k_yaz_s_.derg_.5.jpg

1979 Mayıs, Sayı:35
SABOTAJ
GÜNLÜK
YAŞANMAYAN GÜN
YENİ BAŞTAN

YAŞANMAYAN GÜN


ya_anmayang_n.ba_l_k.jpg

Güneş doğmuştu. Adam gözlerini açtı. Uzun uzun esnedikten sonra kalktı, giyinmeğe başladı. Kahvaltı hazırlamak için mutfağa doğru yürürken telefon çaldı. Söylenerek kulaklığı kaldırdı:

-Alo, kimsiniz?
-Ben Erhan.

Öyle ya, unutmuştu. Bugün öğle yemeğine ona davetliydi. Arkadaşı herhalde hatırlatmak için telefon ediyordu.

-Tamam, dedi. Saat on bir buçukta geleceğim.
-Oysa ben seni dün bekliyordum. Niçin gelmedin?
-Hangi dün?

-Kaç tane dün olabilir canım?.. Yemeğe gelecektin, gelmedin.
-Ne yemeği? Ben bugün sanıyordum.
-Hayır, dün gelecektin. Unuttun mu yoksa? Seninle Salı günü gelmen için sözleşmiştik.

Arkadaşının bu sözüne güldü.
-Sen gününü bile bilmiyorsun. Bugün Salı...
Arkadaşı gülerek telefonu kapadı.

Kahvaltıyı hazırlamak için tekrar mutfağa giriyordu ki gözü takvime ilişti. 25 Ağustos Çarşamba... Takvimi yakından inceledi, yanılmasına olanak yoktu. Çarşamba... Çöp kutusuna baktı, yaprak koparılmış ve oraya atılmıştı. Saatine baktı, o da aynı günü gösteriyordu.

Oysa bir önceki günü çok iyi hatırlıyordu. Sabah kalkmış ve işe gitmişti. Öğleden sonra da maça... Maç pazartesi günüydü. Bugün ise Salı olmalıydı. Ama takvim ve saat... Eğer bugün çarşambaysa aradaki salıya ne olmuştu?

Aşağıya inerek kapıcıyı buldu:
-Arif Bey, dün beni hiç gördün mü? Adam şaşkın şaşkın suratına bakıyordu.

-Sabah o adamlarla giderken gördüm. Sonra bir daha görmedim.

-Hangi adamlarla?

Kapıcı daha çok şaşırdı. Gözlerinden Şüphe okunuyordu.
-İşte onlarla. Hani gelip sizi dün almışlardı ya...

-Onları bana tanımlar mısın? Nasıl kişilerdi?

Bu sefer işi alaya vurdu.
-Eh, fazla değişik değillerdi. Yalnızca elleri üzerinde yürüyorlar ve İzmir Marşı'nı söylüyorlardı. Hem de bağıra bağıra... Oluyor mu?

-Bana gerçeği söylemelisin. Bu benim için çok önemli..

Kapıcı ona alaylı gözlerle baktı ve odasına girerek kapıyı kapattı.

Hepimizin yaşamında unuttuğu olaylar olur. Ama bunları anımsayacak ipuçları dalma bulunur. Ya bir kişi, zaman paradoksuna düşerse ve o günü diğer insanlardan farklı yaşarsa ne olur?

(1979, Sayı:35, Sayfa:14)

ya_anmayang_n.resim.jpg

Kapıcı tarafından böyle alay edilmek onu sinirlendirmişti. Tekrar dairesine çıktı. Aklı karma karışıktı... «Acaba onlar kimdi» diye düşündü. Odasını araştırmağa başladı. Mutfakta yumurta kabukları ve bulaşık tabaklar vardı. Demek ki dün kahvaltısını yapmıştı.

«Peki. neden hatırlamıyorum» diye düşündü. «Dün'ü ben yaşamadım. Birisi benim yerime geçti. Yüzü ve elbiseleri bana benziyordu. Fakat o sıra ben neredeydim?». Çıldıracak gibiydi.. «Belki de o kapıdan çıkan, bendim! Dün bazı adamlar geldiler ve beni götürdüler. Akşama kadar bana bir şeyler yaptırdılar, sonra da bunları hatırlamamam için beynimi sildiler...»

Ayakta odanın ortasında dolaşıyordu.
«Kimdi bunlar? İnsan olmaları imkansız. Belki de başka bir gezegenden gelen yaratıklardır. Beni uzay gemilerine götürmüş ve düşüncelerimi okuyarak Dünya hakkında bilgi edinmiş olabilirler. Ama bu da yanlış bir düşünce. Eğer böyle bir amaçları olsaydı; beni değil, bilgili birisini seçerlerdi.»

Koltuğa oturarak ayaklarını tabureye dayadı.
«Belki de bana kendileri için gerekli olan bir şey yaptırdılar. Örneğin dünyayı yok etmek için bir makina. Oh, bu çok saçma bir şey. Ben kâğıt kayıktan başka hiç bir şey yapamam ki.»

Kızgınlıkla ayaklarını yere vurdu.
«Belki de beynime ameliyatla bir araç koymuşlardır. Şimdi ben bir casus gibi uzaya sinyaller, haberler yollamaktayım. O araç sayesinde dünyada olup biteni öğrenmekteler. Ama böyle bir şey olsaydı, başımda ameliyat izleri bulmam gerekirdi.

Saçlarını karıştırarak dağıttı. Ayağa kalktı.
«Ya, o yaratıklar birer karşıt-maddeyseler. Ya onlar benim içime girmişlerse.., Belki de şu anda içimdeler... Benimle vücudumu paylaşıyorlar. Belki ara sıra beni bazı şeyleri yapmağa zorlayacaklar. Bir esir gibi onların sözlerini dinlemek zorunda kalacağım. Dediklerini yapmazsam bana acı verecekler... Belki de...»

O, bu sorularının yanıtını hiç bir zaman bu¬lamadı ve o Salı günü ne yapmış olduğunu son¬suza kadar öğrenemedi.


bilimkurgu@x-bilinmeyen.com