ba_l_k_yaz_s_.derg_.5.jpg

1979 Mayıs, Sayı:35
SABOTAJ
GÜNLÜK
YAŞANMAYAN GÜN
YENİ BAŞTAN

SABOTAJ


sabotaj.ba_l_k.jpg

Kozmik gece, devasa uzay üssü Skorpios-3000'in üstünü kaplamıştı. Beyaz flüoresan elbiseli adamlar nöbet yerlerinden ayrılıyor ve garajlara yöneliyorlardı; nöbet değişimi zamanıydı. Beyaz tulumlular yeni nöbeti alacak mavi tulumlularla karşılaştılar. Selamlaşırken çıkardıkları sözler, çeliğin yıldızlara sessiz bir defile sunduğu bu evrende tek duyulur gürültüydü. Ard arda beyaz tulumlular özel atomik taşıyıcılarına binerek uzaya açıldılar. Kendi gezegenlerindeki ailelerini bulmaya gidiyorlardı Her biri 1200 zaman birimi boyunca bütün Skorpios-3000 sisteminde huzur ve güvenci sağlamak için sıkı bir şekilde çalışmışlardı,

8000 zaman birimi boyunca, beyaz tulumlular dinlenebilecek ve eğlenceye vakit ayırabileceklerdi. Fakat mavi renkliler için macera yeni başlıyordu...

Skorpios-3000 üssünü yöneten küresel kumanda merkezinde, mavi tulumlular yerlerini aldılar. Her biri kendilerini bekleyen işlerin konuları hakkında bilgi alacaklardı. İdare merkezinde Skorpios'un biraz sonraki hedeflerini açıklamak için üs yöneticisi bulunuyordu.

Melşior Mastrix bütün sistemlerin astronomik bilgilerini tanıyan otuzunda bir adamdı. Skorpios'u politik nedenlerle seçmişti, zira en özgürlükçü yönetim bu sistemde vardı. Sık sık sistem değişmediği takdirde, her canlı vaktini en iyi değerlendireceğini inandığı sistemi seçebilirdi ve o da tam istediği gibi bir yerdeydi. Melşior'un tek zayıf yönü, herkesçe bilinen, güzel kızlara karşı düşkünlüğüydü. Ve yıldızlar arası yöneticilerden birisinin nişanlısı Sandra'yı baştan çıkardığında eski işinden olmuştu! Her şeye rağmen, Melşior iyi niyetli hoş bir adamdı.

Asistanlarından birine doğru döndü ve kulağına bir şey fısıldadı. Biraz sonra kumanda merkezinde sessizlik sağlanmıştı ve uzay kubbe, sonsuz büyüklüğüyle her yeri kaplıyordu. Melşior önünde bulunan düğmelerden bazılarına bastı ve devasa bir lazer ışını gök kubbeyi taramaya başladı. Sonunda Melşior konuşmaya başladı:

-Sevgili arkadaşlarım işte ekiplerin bölgeleri... Nikor ve iş gurubu, Nörüs uzay gemisiyle, Milpion-300 yıldızına gidecekler. Giror, Gibion-2000 ile ilgilenecek; Petron, Pitos-800; Valcor da Video-l'e...

-Yine mi ben, diye taşkınlıktan sarhoş hale gelmiş Valdor, fırladı! Daha geçen sefer bu görevi yapmıştım. Videon-l'i kabul etmiyorum, çirkin ve aptal bir gezegen... Ruvon, Tulon ve hatta Calgon deseniz anlarım; ama Videon-l'e hayır! Size yalvarırım Melşior, bana bir başka görev bulun.

Valdor 25 yaşında hiçbir şeyden korkmayan ve mesleğini hakkıyla bilen bir gençti, fakat sıkıcılıktan nefret ederdi. Melşior'un kendisine çok derin bir arkadaşlık sevgisi duyduğunu biliyor ve bu nedenle bu kadar kişi içinde itiraz etmeye cesaret ediyordu.

-Affedersin, Valdor, dedi Melşior, bir planlama hatası oldu. Yeni göreviniz burada Skorpios üssünde. Yanımda kaldığınıza memnun musunuz?

-Daha heyecanlı bir görevi tercih ederdim... Burada hiçbir zaman bir şey olmuyor!

-Dinleyin, Valdor. diye devam etti Melşior, sonsuzun sınırlarını keşfetmeyi hayal ettiğinizi biliyorum... Bu fikir hoşunuza gidiyor, ama bilimimiz halen daha ileri bu gibi keşiflere olanak tanımıyor.

-Şansa inanırım, dedi zevkle Valdor; ve bazen onu zorlamak gerekir.
-Endişe etmeyiniz, dedi Melşior... Skorpios-3000 üssünde görevlendirilmenizin nedenini ansıyacaksınız. Burada bazı acayip olaylar oluyor, sizinle daha sonra özel olarak görüşeceğim.
-Oldu! dedi üzgün bir şekilde Valdor, İstediğinizi yapacağım.

Valdor, sarışın arkadaşı Montdor'a döndü, güçsüz bir hareketle. Fakat Montdor, Melşior'un seçiminden dolayı sevinmişe benziyordu:
-Daha çok serbest zamanımız olacak, dedi neşeli biç gülücükle, sonunda. Skorpios-3000 üssünü ezbere biliyorum. Meslek stajımı orada yaptım. Yeni uzay gemini denemeyi tercih ederdim. Bütün Skorpios'un en gelişmiş gemisine atandın; oysa benden burada bir şey yapmadan kalmam isteniyor, bu korkunç bir, kısıtlamadır.

-Melşior'un burada kalmanı istemesi için geçerli nedenleri olmalıdır, dedi umursamazlıkla Montdor. Sana daima öncelik tanıdığını biliyorsun...

Valdor ve Montdor'un konuşmaları gezegenler arası planlama birliğini karıştırmaya başlamıştı ve Melşior yıldırım gibi bir sesle uyarıda bulundu:

-Valdor ve Montdor, eğer tartışmanıza iş süresince devam ederseniz bu 1200 zaman birimi boyunca sizi ayrı ayrı görevlendireceğim! Dolayısıyla hemen tüm ekiplerinizle kumanda merkezini terk etmenizi istiyorum. Sizi toplantıdan sonra bulurum!

Valdor ve Mondtor bir cevap bulamadılar ve Melşior'un sinirlenmek üzere olduğunu fark ederek en kısa sürede oradan ayrılmayı yeğlediler. Valdor iş arkadaşlarına kendisini takip etmelerini işaret etti. Konferans salonunda acayip bir kargaşalık oldu. Fakat kısa süre sonra, Valdor ve gurubu ana dağılım kürelerine giden çelik tüplerden birindeki ulaşım küresinde bulunuyorlardı. Bu kez idareyi ele alan ve konuşan Valdor'du.

-Mademki asil mesleğimizi gerçekleştir¬mek için Skorpios-3000 üssünde tutsak edildik, dedi, evrenin sınırları ile ilgili araştırmalarımızı bu anlık durdurmayı ve bu duruşu, düşüncelerimizi düzenlemek için öneriyorum... Fırsat bulduğumuz sürece düşüneceğiz, tabii ki üstümüze verilen görevi aksatmayacağız. Skorpios-3000'in denetimi, bir bilgisayar tablosuyla sınırlı olduğuna göre, islerin düzeni için aramızda bir organizasyon yapacağız. Anlaşıldı mı?

Mondtor, Tudor (baş teknisyen), Bütor (pilot). Kastor (malzeme sorumlusu), Horor (yeni aday), Ör (kimyager), Tritor {elektrikçi} ve Vestor (çevirmen) atomik dalga yayıncısından çıkan yıldızlararası tozlardan oluşan içkiyi yudumlarken, Valdor'un önerisini candan alkışlıyorlardı. Valdor onlara istemedikleri bir iş yaptıracağı sırada bir alarm sireni küçük kürede duyulmaya başladı.

-Bu bizim için, diye bağırdı Valdor. Herkes bilgisayar tablosuna!
Bir kaç saniye sonra, hızlı yürüyen yol sayesinde, Valdor ve gurubu harekât merkezine varmışlardı.

sabotaj.resim.jpg

Tudor kumanda düğmeleriyle harika bir el çabukluğuyla oynamaya başladı. Vestor da televizyon ekranındaki ışık sinyallerini göndermeye çalışıyordu.

-Rampa üstünde yabancı bir görevli var, dedi, zannedersem bir meteorit olmalı...
-Veya bir adam, diye önerdi Valdor...
-Fakat bütün üs görevlileri alarm önleyici kolyelere sahip, diye sinirli bir tavırla söze karıştı, Horor.
-Casus olamaz mı? dedi kuru bir sesle Valdor.
-Azizim Vaidor, dedi alayla Montdor, en aptal casus bile bir alarma karşı önleyici kolyeyi düşünebilir... Buraya girmekten daha zor değil bu. Sadece...
-Büyük mali zorluklar içindeyiz. Sizin dış yardım fonunuzdan yararlanabilir miyiz?
-Görüntü sağlayın, diye ansızın kesti Valdor. Şimdi aptalca önerilerde bulunma zamanı değil.

Tudor yeni bir düğmeye dokundu ve üssün görüntüleri gözlem salonunun devasa ekranından süratle geçmeye başladı. Her şey normaldi. Mavi tulumlular, görevlerini en ufak bir sinir bozukluğu göstermeden gerçekleştiriyorlardı. Bilgisayarlar onlardan gelen mesajları dikkatle değerlendiriyorlardı... Skorpios-3000, istenmeyen birisi tarafından rahatsız edilmişe benzemiyordu.

-Hiç bir şey anlamıyorum, dedi Valdor. Skorpios'un yeni bölümüyle ilgili olabilir, dedi Kastor.
-Hemen öğreneceğiz dedi Tudor, frekans değiştiriyorum.
Dev ekranda, Skorpios'un muhteşem görüntüsü tekrar belirdi. Her şey normal görünüyordu.
-Büyük alan! dedi Valdor.

Tudor başka bir düğmeye bastı ve daha ayrıntılı bir görüntüde bir uzay aracının yanında duran tulumluyu fark ettiler.

-Tanımlamak olanaksız, dedi Ör, kötümserlikle, Skorpios üssünde canlı tanımlayıcımız yok.
-En kısa sürede oraya gitmeli, diye önerdi Valdor, tek çözüm, bu.
-En sonunda yeni uzay geminizi denetleyebileceksiniz, dedi alayla Mondtor.

Valdor, olursa olsun bu bir zaman kazanmak istiyordu.
-Gemiyi hazırlatın, dedi Valdor, Melşior ile konuşmaya fırsat bulduktan sonra harekel edebiliriz.

Tam Valdor sözünü bitirdiği an, çelik kapı, Melşior'un üstünde açıldı.
-İşte buradayım, beni mi arıyordunuz, dedi üs yöneticisi. Neler oluyor?

Valdor şefine durumu açıkladı, hızlı bir karar alınması gerekiyordu.
-Şu anda Skorpios'a hangi ekip dönme durumda? diye sordu Valdor.
Melşior, Tudor'a ışıklı plânı göstermesini ve Vastor'a, bildiklerini anlatmasını söyledi,
-Role ekibi henüz hareket etmedi, dedi Tudor. Yeni Skorpios üssü halen otomatik kontrolde.
-Bu nedenle bir mavi tulumlunun orda bulunması anormal, diye sonuçlandırdı, Valdor.
-İlginç, dedi Melşior, hemen hareket ediniz dostum; fakat gereksiz yere tehlikeye atılmayınız. Belki de geç kalmış ve ötekilerle beraber gidememiş bir eski ekip görevlisi olabilir.
-O halde üstünde beyaz tulum olmalıydı, dedi Horor.
-Tamam, dedi Melşior. Görüyorum ki yeni adayımız tam iz üzerinde... Gidin, zaman kaybetmeyin, hareket için gerekli izni veriyorum.

Tudor, Butor ve Tritor geminin kumanda merkezindeydi. Ör laboratuarında, Caster ve Vestor da yeni Skorpios üssü ile ilgili dokümanları tarıyorlardı. Valdor, Horor ve Montdor'a gelince, uzay gemisinin değişik yerlerindeki boşaltma, dinleme, bar ve müzik salonlarının rahatını denetliyorlardı... Valdor ve 2 arkadaşı gevşemişlerdi, ama heyecanlı bir uçuşu buna tercih ederlerdi.

-Gemi bir kaç dakika sonra inecektir, diye açıkladı Butor, Tüm mürettebat görev alanlarına! Atomik çözümleyicilerle donanmış Valdor ve Montdor, Skorpios üssünün tabanına ilk basanlardı. Uçuş alanını hemen boşalttılar ve çalışma biriminin diğer elemanlarıyla, birlikte lazer itmeli çelik yumurtaların içinde yerlerini aldılar.

Valdor, ekibine, tamamlanamayan mavi tulumlu adamı etkisiz duruma getirme emrini verdi.

Montdor'u yanında alıkoyarak dev ekranda tespit edilmiş alanın merkezine sessizce yöneldiler. O anda da huzursuzluk veren gölgeyi gördü. Adam çok iriydi ve bir atleti andırıyordu. Mavi bir tulum giymişti... Valdor adamın ne yaptığını görebilmek için yaklaşabildiğince yakına geldi. Fark ettiği, bir çığlık atmasına neden oldu. Adam Skorpios-3000'i yok edici sistemi çalıştırmak üzereydi. Bir kaç saniye sonra, her şeyi uçuracak düğmeye dokunacaktı. Ne yapılabilirdi? Valdor dehşet içindeki yüzünü Montdor'a döndürdü. O da durumun korkunçluğunu kavramıştı. Valdor bir çığlık attı:
-Her kimsen dur! Yoksa seni öldürürüm!

Mavi tulumlu adam Valdor'a baktı, sonra alaycı bir gülüşle tekrar korkunç işine döndü. Üstelik gülmeye devam ediyordu.

Valdor bir osioskop iğnesi gibi titriyordu. Parmağı atomik çözümleyicinin tetiğindeydi... İlk kez birini öldürecekti. Tereddüt içindeydi... Sonunda ateş etti, çünkü bu tek çareydi. Çözümleyici, öldürücü bir alev fışkırttı. Adam kıpırdamamıştı bile ve parmağı Skorpios'u yok edecek düğmenin üstündeydi. Valdor deli gibi ateş etmeye devam ediyordu, fakat adam hâlâ ayakta durmaya devam ederken, parmağı düğmeyi indirmeyi sürdürüyordu. Valdor bir an çıldıracağını sandı. Adamın birden durduğunda düğme, imha noktasına doğru yolun üçte ikisini kat etmişti. Valdor mavi tulumluya yaklaştı. Adam hareketsizdi. Gözleri kapalıydı. Nefes de almıyordu. Çelik gibi soğuktu. Bir robottu, bu!..
* * *

Bir süre sonra, gezegeninde tatildeyken, Melşior'dan bir mesaj aldı:

«Robotun otopsisi, enerjisinin yok edici işlemi gerçekleştirecek kadar yeterli olmadığını gösterdi, zira Skorpios-3000'e gelmek üzere 1000'den fazla gezegeni kat etmiş. Bizce bilinmeyen bir yerden geliyordu. Böylece sonsuzun sınırını araştırmak için, size olanak tanımamızı sağladı. Bu konuyla ilgili gerçekleştireceğiniz görev için bir bütçe ayrılması sağlandı. Skorpios-3000 için teşekkürler. Tekrar kutlarım. Arkadaşın Melşior.»


1979, Sayı:35, Sayfa:5)


bilimkurgu@x-bilinmeyen.com