|
«Tanrım!.. Beni utandırma!»
Adam, camgöbeği renkli, büyücek bir fanusun içine girdi...
Ve anfide, deneyi izlemekte olan binlerce kişinin gözleri önünde yok oldu.
Başarısının verdiği coşkunlukla fanustan Çıktı. Onca insanın hayret dolu bağrışmalarını dinledi bir süre... Sonra kürsüde duran karısının yanına gitti, koluna dokundu. .
ve...
Bir hata!
Böyle tümden, maddesel bir yok oluş değildi düşündüğü, Durumu kavrayamadı ilk önce, şaşkınlıkla yürüdü, anfiden çıktı... kapısından değil, ama kalın duvarlardan!
Dışarıda buldu kendini... Tam karşıdan gelmekte olan bir kadınla çarpıştı...
-BENİ GÖRMÜYOR MUSUN?! diye bağırdı adam.. .
|
|
|
|
|
(1979, Sayı:32, Sayfa:13)
Kadın, çarpıştığı bedenin içinden geçip gitti.
Adam caddeye atıldı, bilinci yerine oturdu o an. Tüm gerçeği kavrayıverdi, tüm çıplaklığıyla...
Çöktü yere... Asfalta değmiyordu; bir boşluk, koca bir boşlukta kaybolmuş hem var, hem yoktu!
Yeşil ışık yandı, yayalar doldurdu geçidi... Adam, bedenini yarıp geçen kolları, bacakları yakalamaya çalıştı... Çılgın gibi dönenip durdu ekseninde, sille tokat girişti çevresindekilere... Biri bile çeviremedi kafasını, biri bile hissetmedi varlığını...
-DUYUN BENİ N'OLUR?
Yakaran elerini uzattı, haykırdı, haykırdı, haykırdı...
-DUYUN BENİ ALLAH'IN CEZALARI, DUYUN N'OLUR!
Yeşil söndü, kırmızı yandı...
Üzerine saldıran arabaların arasında, öylece kalakaldı adam.
|
|
|
|