|
Uzay programındaki yeni atılım, gelecekte uzayın derinlilerine yönelmiş durumdadır: Uzay kolonileri, ayda ilk insanın yürümesinden sadece 8 yıl sonra en ince teferruatına dek düşünülmektedir.
Projenin başında bulunan Gerald O'Neil, Princeton Üniversitesi yüksek enerji fizikçisidir. 10.000 Kişilik kadın ve erkek nüfusu barındıracak bu kolonilerdeki öncüler, Apollo uçuşlarındaki gibi seçme olmayıp, sağlıklı, özel becerileri olan ve genç kişiler olacaklardır.
Dr. O'Neil'in 1974'de verdiği uzay kolonileriyle ilgili konferanslardan bu yana, bunların gerçekleşmesinin % 99 mümkün olacağı anlaşılmıştır.
1965 de Dr. O'Neil ve Richard Johnson (NASA'nın Ames Araştırma Merkezinin Yaşam Bilimleri Uçuş Deneyleri Bölümü Başkanı) beraberce Stanford Üniversitesinde bir uzay kolonileri yaz çalışması yönetmişlerdi. Burada edinilen bilgiler, pek çok gencin yeni dünyalara gitmek için can attığı şeklindedir.
Uzay kolonileri, mükemmel çözümler sunacaktır. Ay maddelerinin basit yapısı ve dünya ile ay arasındaki uzay kolonileri, dünya çevresinde küçük sapmalar yapacaktır. Fakat dünyaya güneş enerjisini daha güzel aktaracaklardır. Bu konuda Dr. Johnson şunları söylemektedir:
-Uzay kolonileri, bir sürü enerji, bir sürü yer ve bir sürü kaynak sunacaktır, hem de kullanacağımızdan çok fazla. Tek kelimeyle özetlersek, bize umut sunacaklardır.
Uzay uzak bir ümit değildir, hem de! Çekim sorunları bile bilimi zorlamamıştır; şimdi teknolojik olarak mümkündür. Dr. O'Neil'in tasarladığı ilk koloni olan ADA-l, karar verildikten sonra 20 yıl içinde bitecektir. Yani bugün çalışmalar başlarsa, 1998 de devreye girecektir.
Prof. O'Neil'in planladığı «Uzay iskânları» bir çift dev yuvarlanan silindirdir. Bu ikiz adanın en büyüğünün eni 6.2 km. olacak ve bir uçtan bir uca 34 km.'yi bulacaktır. 3 dev pencere, her silindiri çepeçevre saracak ve uzaya teması sağlayacaktır. Koloniler, silindirlerin akslarını devamlı güneşe doğru tuttuklarından, güneşi «kaynak» gibi alıp başka bir görev de yapacaklardır. Silindirler her 32 saniyede bir, kendi ekseni etrafında dönerek, yaşayanlara doğal yerçekimini sağlamaya çalışacaklardır. Her Koloni, birbirine ters yönde dönecektir.
YAPI MALZEMESİ
Koloninin yapım malzemesi için Ay'daki maddelerden yararlanılacaktır. Bunun için de «kütle sürücüsü» adı verilen bir metotla Ay'a «düşen» kayalardan yararlanılacaktır. Ay kayaları bir makine tarafından yakalanacak ve bir noktada toplanacaktır.
İnsan Nakli, başka bir düşüncedir. Ay üzerinde çalışma ve ADA-l projesi, yaklaşık 200 işçi gerektirecektir. Bu sayı, koloni bittiğinde iki misline çıkacaktır; ADA-l daha büyük bir yapılaşmaya temel olunca, daha başka kolonilere sıra gelecektir. Yapı işçileri, NASA'nın mekik projesinin ışığında, düzenli uzay basamakları ile çalışmalarını sürdüreceklerdir.
Biten koloniler, kendi kendilerine yeter durumda olacaklardır; ama «eski dünyadan da kopmayacaklardır. Çalışmalarının ilk prensibi, güneş enerjisi istasyonlarına, dünyanın büyüyen enerji kaynaklarına cevap verecek yardımda bulunmaktır. Bu tür istasyonların yararları, dünyayı iyi bir sona götürecektir.
|
|
|
|
|
Ay'da ilk insanın yürüyüşünden bu yana, uzay ve gezegenler konusunda bilim adamları kadar, Dünya'da yaşayanların da görüş ve düşünceleri değişmiştir. Bu yazımızda, ADA-I adı verilen Dünya dışında yerleşme konusundaki çalışmaları bulacaksınız.
PSİKOLOJİK BUNALIM
Stanford'daki çalışma grubu, kendi koloni sistemini, iniş araçları ve gelişme kuruluşlarına dek programlamaktadır. Ayrıca, burada yaşayanların psikolojik durumları da dikkate alınmaktadır. Kolonistler, halka şeklinde bir yerde yaşayacaklardır ve görüş uzaklığı yarım mil olacaktır; fakat en azından, dünyalarının uçlarını görmeleri mümkün olmayacaktır. Diğer yaşam kitlesine bakarak başlarının üzerinde, baş aşağı duran bir inek görmek, nasıl etkileyecektir insanları, dersiniz?
KOZMİK IŞINLAR
Fakat asıl tehlike, kozmik ışınlardandır. Morötesi ışınları çok yüksek dozda, bir veya iki geniş plaka tarafından durdurulacaktır. Yapılan hesaplara göre, yeterli kalınlıkta plakalar 10 milyon ton ağırlıkta olacaktır; yine de sağlık açısından, bu ağırlığa katlanılacaktır.
GÜNEŞ AYNASI
Başka bir doğal görüntü, ise aynaların kullanımıdır. Koloninin tepesi üzerine belirli bir açıyla tespit edilen muazzam elips biçimli ayna, güneşe dönük olacaktır. Bu, halkanın merkezindeki daha küçük aynalara, güneş ışığını yansıtacaktır. Böylece, uzayda saklı olan enerji, koloninin kullanımına sunulacaktır.
Dönüş hızları farklı planlanmıştır. Eğer hız arttırılırsa, kolonistler deniz tutmasına yakalanacaklardır. Koloninin ekvatorunda asıl normal dünya çekimi, yüksek hızla sağlanacaktır, fakat daha yavaş hızın (her iki hız arasındaki asma katlarda çekim düştüğü halde) mide üzerindeki etkisi daha kolay olacaktır.
Apollo Projesi ve Uzay Mekiği üzerinde çalışan Paul Siegler'e göre, Dr. O'Neil ve Johnson yanlış yoldadırlar. Dünya/Uzay yarışının genel hedefi «serbest atılım, gönüllülerin ve uzayın endüstrileşmesi»dir. Bilim adamlarının niyetinin, uzayın kullanımında özel sektör için fiyatları düşürmek olması gerektiğini söylemektedir.
Proje, günümüz hesaplarıyla 150 milyar dolar tutarındadır. ADA-l projesinde her 4000 m3 başına 60 kişilik yoğunluk düşmektedir. Bu hesap, modern bir banliyödeki yoğunluğa kabaca yaklaşmaktadır.
Dünya / Uzay koloni sakini için yaşam kalabalık değil, ama çok pahalı olacaktır.
SON SORU - Isaac ASIMOV (Öykü)
SABOTAJ (öykü)
|
|
|
|