|
Laughlin, UFO projesi üzerinde çalışan bir Fransız bilgindir ve Denver'de, bir dağ yamacında, uzaydan gelenlerle İlişki kurulması için büyük bir üs kurdurmuştur. Uzaylılar, kâh kendi istekleriyle, kâh insanların isteği ile, beraberlerinde bazı kişileri götürmektedirler. Jilian'ın küçük oğlu da bunlardan biridir. Bir gece, yatağından uyanır ve oyun oynarcasına, onlarla gidiverir. Julian polise haber verir, ama sonuç alamaz.
Öte yandan, polis memuru Roy Neary de onları görenlerden biridir. Her ikisi de, telepatik olarak bu dağ imgesini almaktadırlar ve oraya gitmeleri için bilinçaltlarına işlenmektedir. Sonunda Laughlin ekibine katılırlar. Temas dağda olacaktır.
Filmde müziğin, sözlü anlaşma yerine geçtiği, uzaylılarla sözlü değil müzik ve renklerle yaratılan bir uzay diliyle konuşulduğu da işlenmektedir. Bu, son derece ilginç bir olaydır.
«Çok geçmeden stadyum ışıklan soluklan¬maya başladı ve iniş ışıkları çevrildi. Beş inil boyunca —ufka kadar bütün saha— Roy vc Julian ışıkların yandığım gördüler. Birdenbire, modüllerin içindeki bilgisayar ve aygıtların ışıklarının beyazdan kırmızıya döndüğünü fark ettiler. Kırmızı çalışma ışıkları, bütün küpler boyunca devam ediyordu.
***
Bir şey başlıyordu.
Önce, Neary ve Jillian bunun ne olduğu hakkında fikirleri yoktu. Stadyumun ışıklarından sonra, gözleri yavaş yavaş, üzerlerindeki mutlak karanlığı kavramaya başladı. Yakaladıkları ilk şey, Samanyolu'ndaydı, kuzey gök küredeki Orion takım yıldızında. Daha önceden sık sık gördükleri yıldızlara dikkatle baktılar.
Yer değiştiriyorlardı. Yıldızlar hareket ediyordu.
Takımları oluşturan yıldızlar önce yavaş, sonra hızla, bazıları yolu sınırlayarak, yeııi bir takım oluşturdular.
Neary, göğü araştırmaya devam etti. Ufkun aksi yönünde, başka bir Orion bulmuştu.»
|
|
|
|
|
|
|
Orion'un sonundaki yıldızdan bir tanesi bölünür ve üç yıldız, onlara doğru heybetli bir görünümde yaklaşırlar. Bilginler ve teknisyenler hayranlık ve şaşkınlık içindedirler.
«Birdenbire, batıdan parlayan üç yıldız geldi. Tam başlarının üzerinde bilinen çekim ve fizik kanunlarını biranda yok ederek, uzayın ortasında sanki fren yaptılar ve durdular. 180 derece döndüler ve her bir ışık noktası, dört farklı yerde kırıldı ve geri döndüler.
Üs üzerinde, buluttan başka birşeye benzemeyen bir cisim uçtu, içinde parlak iki mavi nokta belirmişti. Bu iki mavi ışık, hızla bulutun dışına doğru yayıldı, her biri şeklini yitirdi ve spiral bir nebulayı andıran birer nebula şeklini aldılar.
Işıklardan biri nebulayı kapladı ve daha da parlak bir hale geldi, böylece tüm bulut içinden dışına doğru dalgalandı. Artık mavi değildi, amber rengindeydi. Ve sonra diğer ışık, spiralin dış kolunu oluşturdu ve parlayıp sönmeye başladı.
Bu, doğal olmayan bir görünümdü ve parlayıp sönme şeklinde tanımlanabilirdi. Bu bir eğitimdi, bundan şüphe edilemezdi. Fakat neyin kozmik eğitimiydi? Yaşadığımız kozmik galaksi? Evet! Belki de... Gezegenimizin bulunduğu bir bölge tablosuydu. inanılmaz!»
Sayfa-3'e devam ediniz ->
|
|