|
Samosat'lı Lukianos'taıı bu yana, Bilim Kurgu alanında birçok yazar ye şair, zaman zaman eserler vermişlerdir. Bu sayımızda, sizlere biri İngiliz diğeri İtalyan iki şair'in yapıtlarında konu aldıkları uzay gemilerini, astronot tanımlarını ve uçan daireleri sunmaya çalıştık.
Dünyada ve göklerde daha çok şeyler var,
Heratlo, /Sonrası senin felsefenin düşleridir.
(HAMLET I.V.166) Shakespeare
Yine Shakespeare'in Kral John (1596) piyesinde Hubert'e söylettiği sözcükler çok ilginçtir:
Tanrım, bu gece beş ay görüldüğü söylendi; dördü sabitti ve beşincisi diğer dördünün çevresinde inanılmaz hareketlerle fır dönüyordu.
@
İtalya Rönesans'ının en ünlü şairi Ludovico Ariosto (1474-1533), şeytanlar ve büyücülerle yönetilen uçan gemiler, arabalar ve faytonları anlatan eserini ilk kez 1516 yılında Orlando Furioso adıyla bastırdı.
Ondan kısa bir süre önce, ressam Piero della Francesca (1416-62), San Francesco D'Arezzo'nun merkezi İtalya Tuncany'deki kilisesi duvarına uçan daire resimleri resmettiği bilinir.
Ludovico'nun Orlando Furioso adlı eserinde yazılanlar, modern teknolojiye vurulursa, uçan daire görünümleri ortaya çıkar:
Canto I, Stanza VIII, şöyle der:
«İblisler, camdan büyük gemilerle göklerde seyrederek övünürler».
Canto II, Stanza LIT:
«Yıldızlı kürenin üzerine çıkan sihirbaz, hızla uçar.»
Canto III, Stanza LXVII,
«Onun şimşek atı düşünür dönmeyi,
ve denetlemeyi ve dörtnala gitmeyi, göğün ortasında.»
Canto IV, Stanza IV,
«Göğe çevrilen ve araştıran gözlerle,
«Bir kuyruklu yıldıza veya elipse sabit olurcasına.
«Ve meraklı gözlerle, buradaki manzaraları görür,
«Aslında diğerlerinin dudaklarından dökü¬lene nadiren inanır,
«Bir tüylü rota, yemliklerin içinden geçen,
«Kim bu sırtındaki, sıkılan silahlı şövalye?»
Canto IV, Stanza V,
«Öncülerini bindirir ve değerli renklerin;
«Eğere abanıp, bir şövalye gibi oturan,
«Fışkıran ışınlara yetecek kalınlıkta, çelik eldiven giymiş.
«Fevkalade rotasını doğuya yöneltti:
«Devrilen dağların arasında görüşünü yitirdi.»
|
|
|
|
|
Canto W, Stanza VI,
«Her zaman yükselerek, göklere uçar;
«Sonra görür, alçalır, fakat yere sürtünür geçer.»
Canto IV, Stanza L,
«Güneşin olduğu yerdeki rotası, ışıkta batarak,
«Gökteki yengecin çevresinde seyrettikçe, alçalır,
«Ve havayı iter, iyi yağlanmış Bark ve ışık gibi.»
(Göklerin yengeci, Cancer/Yengeç Dönencesinin tanımıdır. Bark veya Barque, seyreden bir gemidir. Bir çok tanımlar, uçan bir geminin havadaki seyrini anlatmaktadır:
Canto. XXXIII Stanza UCXXIV,
Bu bölümde 3 yarda (2.75 m) boyunda, siyah tüylü ve sihirli gözlü garip bir kuşa değinir. Kuş, seyreden bir gemi gibidir.
Canto XXXIII, Stanza LXXXV,
«Herhalde o bir kuştu; fakat ne zaman ve nerede
Canto XXXIII, Stanza CXIV,
«Ve orada özel tekerlekler, dünyaya indiğinde;
«Kral, ülkesinin mürettebatını yönetti.»
Canto XXXIV, Stanza LXVIII,
«Bir araba hazırlandı, kalkmadan önce
«göklere yükselmeye»
Canto XXXIV, Stanza LXIX,
«Şövalye olduğunda ve oturduğunda, her kim
«Dizginleri tutar ve onları göklere doğru sürer
«Havadaki girdaplar, arabayı hızla kaldırır.»
Canto XXXIV, Stanza LXXX,
«Araba, dikine yükselerek, büyülü bir küreyi tehdit eder,
«Ve yükselir ay bölgesine doğru.
«Bu, onların bulduğu en büyük parçası,
«Parlatılmış çelik kadar temiz, pasla lekelenmediği zamanlar;
«Ve böyle görünür, ya da daha küçük, yanında olduğu zaman,
«Dünyamızın sınırlarını çizer gibi:
«Dünyamız gibi, kürelerin sonuncusu üstünde,
«Denizleri kapsar, çevresinde dalgalanan.»
Gerçekten de bu devirde Ludovico Aristo, bir uçan daire görmüş müdür; yoksa Rönesans ile birlikte, şiir ve yazın hayatına da yeni bir ruh mu gelmiştir?
|
|
|
|