ba_l_k_yaz_s_.derg_.5.jpg

1978, SAYI - 21
GELECEĞİN YAŞAMI-4
KENTLER-MİMARİ
KUŞLAR
SATAN'ın DÖNÜŞÜ-6
MU UYGARLIĞI

GELECEĞİN YAŞAMI-4
KENTLER-MİMARİ


gel-kent.ba_l_k.jpg

(4)

DENİZ KENTLERİ

gel.ev.k2.jpg

Dünyanın onda yedisi okyanuslarla kaplıdır, Bu yüzden deniz üstünde kurulacak yapılar, kent krizine bir yanıt getirebilir. Tokyo nüfusunun ani patlaması ve açık sahalara yayılması nedeninden hareket ederek, Tokyo Körfezi Projesi, Tokyo Körfezi'nin iskân ve ticari gayeleri gibi çeşitli kullanımlar için geliştirilmiştir.

Denizüstü yapıları yüzebilen basit ayaklar üzerine yerleştirilebilir. Yüzen yapılarsa, fiberglas gibi yüzme yeteneği olan hafif plastiktendir. Fuller'in Triton Kenti, teraslı mega-yapıda mavnalara tespit edilmiş yüzen doklar üzerindedir.

Sualtı yaşamı ve çevre araştırması, kentlerin gelişimini kötümser gözlerle izleyen bilim adamları ve petrol kuyusu açan gruplarca yapılmaktadır. Kişileri bir denizaltı tatiline cezp etmek, bu tür yapıların gelişiminde büyük olanak sağlayacaktır. Geniş okyanus kaynakları, halen görünmeyen derinliklerde bulunmaktadır. Tatile çıkanlara deniz dibi çevresinin yapısı, gelecek yıllar için beğenilir bir duruma getirilebilir.

UZAY YAPILARI

gelece_in_kentleri.4k.jpg

İnsanın aya ayak basmasından sonra, gelecekte uzayda koloniler kurulacağı, inanılmayacak olaylar listesinden çıkmıştır, artık. Ay yapıları, ilk önceleri extra büyüklükte olmayacaktır, çünkü ilk inşa edilecek konutlar, yörüngede bulunacaktır.

Son uzay laboratuarı deneyleri, bilgin ve mühendisleri, uzun süre bir insanın uzayda nasıl yaşayacağı ve ağırlıksız ortamda bu problemi nasıl halledeceğini anlama olanağı sağlamıştır.

Yeniden kullanımına başlanan Uzay Mekiği'nin avantajı, uzay taşımacılığının bedelini gerçekten düşürecektir. Aynı şekilde uzay yapılarının da değerini düşürecektir.

Uzay taşıtları, gözlemevleri, bilimsel laboratuarlar ve diğer yapılar (ki bunların 15 mil boyunda, bir mil eninde olacağı hesaplanmıştır) güneş enerjisiyle çalışacaktır ve kendi çevresinde dönerek yapay çekim sağlayacaktır. (Çekim, dönüş vasıtasıyla üzerinde yaşayanları merkezkaç kuvvetiyle uzaya kaçmalarından koruyan bir çekirdek gücüdür), 10 bin kişilik toplum, nitrojen, hidrojen ve karbon'dan başka, dünyadan önemli bir madde gereksinmesi duymayacaktır.

Diğer malzemeler, ay yüzeyinde, daha düşük maliyetle elde edilebilecektir. Toplum, kendi gereksinmesini, dünyada elde edebileceğinden daha ucuza yapabilir. Ağırlıksız ortam, bazı kolaylıklar sağlayacaktır.

**********************************************
Yıllarca sonra Mimarlar, bugün bilinenden şaşılacak derecede farklı binalar yaratma serbestisi verecek, yeni madde ve teknik olanakları kullanma fırsatı bulacaklardır. Bu yazı dizisinde, geleceğin mimarisinde insanların dünya üzerinde, denizler altında ve uzayda kuracağı kentler üzerine görüşler yer almaktadır.
**********************************************

FANTASTiK YAPILAR
(Bugünün imkânsızları)

gelece_in_kentleri.5k.jpg

Bugün imkânsız olarak nitelenebilen yapı şekilleri, çok uzak bir gelecek olarak tartışılan fakat önceden tahmin edilemeyecek gelişmeler ve keşifler sonucu teknolojinin yapılabilir hale getireceği formlardır, fantastik yapılar. Sözgelimi Fuller'in Uçan Küreleri, buna en güzel örnektir.

Uçan Küreler : Fuller'in tasarısına göre, atmosferde kayıp gidecek muazzam bir küre içinde, yaşam pek zor olmayacaktır. Bir balon gibi hava katmanları arasında süzülüp giden bu küre, güneşin iç havasını ısıtması nedeniyle hafifleyip yükselecektir. Bir apartman kompleksi veya bir otel, pekâlâ bu şekilde planlanabilir. Hafif yapılar, yüksek taşıma güçlü araçlarla (sözgelimi jetlerle) veya yerçekimini yok edici sistemlerle yükseltilebilecektir.

Niyazi Alımet Banoğlu'nun Gizli Kuvvet adlı çocuk romanında, Uçan Kentler'e şöyle bir örnek gösterilmektedir:

«Bir ay sonra gökyüzü şehri kuruldu. 150 metre genişliğinde, 300 metre uzunluğunda, 18 metre derinliğinde iki katlı büyük bir balon gökyüzüne çıkarılmıştı. Balonun içinde odalar, salonlar vardı. Balonun etrafını gene balondan büyük dubalar tutuyor, sallantısını önlüyordu. Üstünden kalın iplerle bağlı küçük balonlar da bu gökyüzü şehrini yukarı doğru çekerek iki kuvvet arasında dengeyi sağlıyordu. Yerden havalanacak helikopterler, balonun on metre üstünde durabiliyor, uçaktan uzatılan ip bir merdivenle de insanlar inebiliyorlardı. Gökyüzü şehrinde 500 kişi barınabiliyor, yatabiliyordu.» (Sayfa : 362.)

gel.ev.k4.jpg

Organik Yapılar : Üreyen yapılar veya organik yapılar, mimari açıdan geniş olanaklar tanımaktadır. Sözgelimi biyologlar, basit hayvanların organ ya da uzuvlarını yitirmelerinden sonra onları yenileme yeteneklerini tam olarak keşfedebilirlerse, mimarlar da organik yapılarında, gerekli düzeltme ve eklemelerle dokuyu büyütme ve genişletme olasılığına kavuşacaklardır.

Bitkisel Dokulu Yapılar : Rudolf Domac'ın düşündüğü yeşil bitkilerden esinlenme olasılığı, başka bir imkândır. Yaşayan çitler, ağlar ve benzeri malzemeler, gıdalarımızın kaynağı olan bitkilerden, ilerde yapı olarak da yararlanma olanağı sağlayacaktır.

Kimyasal Dokular : Katı maddeler içinde şişerek büyüyen ve form alabilen akışkan maddelerin oluşturduğu dokulardır.

Tasarım Mimarisi : Lazeri kullanan Friedrich St. Florian tarafından tasarlanan «Tasarım Mimarisi», gelecekte yapıların ve yeni çevrenin, aklı en iyi şekilde kullanarak bedeni serbest bırakması şeklinde özetlenebilir. St. Florian, açık bir alanda üç boyutlu holografik yapıların kavramsal gerçekliğini yaratarak, insanların, istedikleri formları yaratabileceklerini düşünmektedir. Bu durumda bina içinde yaşayanlar, birer görüntüden ibaret olan duvarlardan süzülüp geçebileceklerdir.

-devam-


bilimkurgu@x-bilinmeyen.com