ba_l_k_yaz_s_.derg_.5.jpg

1977, SAYI: 19
YOLCULUK
SON ADAM
ÖDÜL TÖRENİ
TARİHTEN GELEN ADAM
SATAN'IN DÖNÜŞÜ-5
GELECEĞİN YAŞAMI-3
KENTLER-MİMARİ
BİLİMKURGU'da KONU:3
AY DÜNYA'dan KOPARSA
TV-RADYO-SİNEMA

TV-RADYO-SİNEMA


tv-rd-sn.jpg


San Francisco Uluslararası 21. Bilimkurgu Şenliği, 5 Ekim'de Lina Wertmuller'in ABD yapımı "A Night Full of Rains" (Yağmurla Dolu Bir Gece) ile açılmıştır.

Dünyada büyük yankılar yapan "Star Wars" (Yıldızlar Savaşı) filmi, halen gösterilmeye devam ediyor, çeşitli ülkelerde. 1930-40'ların ünlü yapımcıları "Flash Gordon" veya "The Wizard of Oz"un karışımı bir süper yapım olarak nitelendirilen film, tüm özel efektleri bir yana, herhangi bir mesaj getirmeyen, buna rağmen ne seks sorununa ne de vurdulu kırdılı sahnelere yer veren, kişinin içindeki çocuksu duygulara seslenen bir şiirsel gösteridir.

"Star Wars"ın yaratıcısı George Lucas, daha önceleri "THX-1138" ve "American Griffiti" adlı BK yapımlarına da imzasını atmıştır. 1973 yılında Star Wars'ın özetini eline aldığında, çevresindekiler bu fikri pek garip karşılamışlardı. İki yılda senaryoyu hazırlayıp bitirdi. Bundan sonra olayların büyük kısmının geçtiği ormanlık gezegen Tatooine'in yapımına geçildi. Prodüktör Gary Kurtz, böyle bir yeri araştırmak üzere Filipinlere kadar gitti, fakat isteklerine uygun saha, Tunus'ta bulundu.

Araçların çoğu ve aktörlerin yarısı İngiltere'den sağlandı. Senaryonun iki ilginç robot kahramanından Artoo Detoo (R2-D2) için yapım çizimcisi John Barry, İngiltere'nin en kısa adamı 1.20.lik Kenny Baker'ı buldu. Tank biçimli bir makine inşa edildi. Baker, bunun kollarını içerden düğmelerle yönetebiliyordu ve bacaklarını, onun bacakları olarak kullanabiliyordu. R2-D2, birtakım Bip ve ıslık sesleriyle kendince konuşabilmekte ve çalışırken, sanki bir kahve değirmenine benzemekteydi.

r2-d2.k.jpg

Artoo-Detoo'nun arkadaşı See Threepio (C3PO)'yu İngiliz aktör Anthony Daniels oynamaktadır. Altın renkli plastik robot, lastik, cam pamuğu, çelik ve alüminyumdan oluşmuştur.

Bunların dışında her türlü garip yaratığın canlandırılmasında, çok değişik makyaj malzemelerinden ve dekordan yararlanılmıştır. Özel efektler için George Lucas, bu alanda mütehassıs olan John Dykstra ile çalışmıştır. Ünlü "2001: A Space Odyssey"de kullanılan bilgisayar teknolojisini daha ileriye götürmeye çalışmışlar ve daha önce bilimkurgu filmlerinde görülmeyen efektler getirmişlerdir. Sözgelimi Stanley Kubrick, 205 değişik efekt kullanmışken, Lucas 365 tane kullanmıştır. 2001, 1960'larda 10.5 milyon dolara, Star Wars 1970'lerde 9.5 milyona mal olmuştur, fakat bir çok gözlemciler, onun yanında 2001'in ilkel kaldığını söylemektedirler.

Bu arada, ülkemize getirilmesi düşünülen ve izleyeceğimiz bilimkurgu filmlerini de şöyle sıralıyabiliriz:

Pamela Franklin ve Marjoe Gortner'in başrolü paylaştıkları "The Food of the Gods" (Dev Tohum), dev farelerin dehşet saçan serüvenlerini anlatmaktadır.

Rock Hudson'ın başrolü oynadığı "Embrio" (Cenin), yönetmen Ralph Nelson'un yapımı. "Yeti", "Supermen Hanuman" ve "5 K. Riders", Japon ve Çin yapımı eserler. Öte yandan, üzerinde epey ilgi toplamış olan "Future World" (Tanrıların Doğuşu), Richard Hoffron'un imzasmı taşıyor. Peter Fonda, Yul Brynner, Arthur Hili gibi ünlü oyuncular da başrolleri paylaşıyorlar. Dünyaya egemen olmak için harekete geçen robotları ele alan film, daha önceden çevrilen "West World" (Batı Dünyası) adlı yapımın bir devamıdır.


BİYONİK ADAM CANAVARLARA KARŞI
(The Süper Inframan)

Bilimkurgu ve fantezi karışık bir Japon yapımı. "Vufi Ford", Helene Piao ve Dermiş Rogers'in rolleri paylaştıkları film, efektleri ve türkajları ile tipik bir Japon yapımlannın bir devamı gibidir. Maket ve dekorda başarılı olan Japonlar, yine bu yeteneklerim kullanmışlar. Uçan dev yarasa, robot canavarlar, çok kollu yaratıklar, goriller... Keza biyonik adam da öyle! Bunun dışında yakın doğuş tekniğinden de örnekler görmek mümkün.
\
Konu kısaca şöyle: Yüzlerce yıl önce dünyayı terk eden bir ırk, bir istilacı kraliçenin başkanlığında Japonya'ya garip kuş biçimli bir uzay gemisi ile gelir ve dünyayı ele geçirmek üzere, yeraltına iner. Güvenlik Kurulu, Prof. Leni'ye, kraliçe ve garip yaratıklarıyla baş etmesi için yetki verir, o da bir süper-insan yaratır. Birbirini izleyen birçok olaydan sonra, dünya bu tehlikeden kurtulacaktır.


TV'den: UZAY 1999

YAŞIYAN TAŞ (Living Stone)
22 Ekim Cumartesi, saat: 19.00

Uzay 1999 dizisinden başka bir bölüm. Dr. Helena Russel'ın günlüğünden, dünya yörüngesinden kopalı 565 gün geçtiği öğrenilmektedir. Yolları üzerine çıkan küçük bir gezegende, Ana Beslenme Sistemleri için gerekli az bulunur bir maden olan Mirgonayt vardır. Dr. Russel, Komutan Koenig, Maya, Toni, Astronot Allan ve jeolog Neil, bir Kartal ile gezegene inerler. Burada, bir mağarada, Mirgonayt sandıkları bir taşla karşılaşır, ondan bir parça alırlar. Fakat taş, gerçekte aradıkları madene sahip değildir, aksine bir canlı gibi hareket etmekte, onları etkileri altına alarak. Alfa Üssü'ne gitmek istemektedir.

Gezegende eskiden su bulunduğu, üzerindeki kayaların bir zamanlar canlı olduğu ve susuzluktan öldükleri; sadece bu taşın yaşam savaşı verdiği anlaşılır. Taş, kendini kurtarabilmek için, çılgınca su aramaktadır. Bu kez. Maya'nın aklına bir şey gelir: insan vücudunda da su vardır! Yedi kişinin üç saat içinde heyecanlı bir serüven yaşadıkları bu bölümde, kahramanlar yine akıllı davranışları ile başarılı olurlar. Gezegenden ayrılırken, bulutları siyanürler; yağmur yağmasını sağlayarak; taşın yaşamasına yardımda bulunurlar.
@

thx_1138.k.jpg

ÖLÜM İŞARETİ
(The Mark of Archanon)
29 Ekim Cumartesi, saat: 18.00

Astronot Allan Carter ve arkadaşı Bili, Ay'da bir mağarada Dlenan Kristali ararlarken, duvar yarılır ve iki dondurulmuş kişi karşılarına çıkar. Çok eskiden Ay'da oturan insanların mezarlığı olduğu sanılan bu yer, güçlü bir enerji perdesi ile çevrilidir. Duvarlarda garip bir yıldız işareti vardır. Crom-2 gezegeni sakinleri buna "Ölüm Yıldızı" adını vermişlerdir.

Dondurulmuş kişilerden biri Archanon-Barış Gezegeni'nin elçisi Pask; diğeri, oğlu Adrick'tir. Ay'da bir üs kurmuşlar ve dünyayı gözlemişlerdir. Amaçları, dünyaya da dostluk ve barış getirmektir. Fakat bilinmeyen bir nedenle karısı Laira ve çevresindekiler onları bir odaya kapatıp dondurmuş ve kendi gezegenlerine dönmüşlerdir. Pask'ın amacı biran önce bir Kartal'a binmek ve kaçmaktır. Astronot Allan, Adrick ile dost olmuştur. Pask, Dr. Russel'i esir eder ve kaçmaya kalkışır. Oğlu ona katılmaz, Üs'te kalmak istemektedir. Tıp bölümü, onlarda bir hastalık olduğunu öğrenir. Bu, Archanonlann çaresini bulamayıp, onları dondurma odasına hapsettikleri Ölüm îşareti'nin nedeni olan kan hastalığıdır. Dr. Russel'in görevi, onları tedavi edecek bir yöntem bulmakatır!
@

TAYBOR
(The Taybor)
5 Kasım Cumartesi, saat: 19.00

Alfa Üssü'nde birden garip aygıtlar belirmekte ve dokunanlara zarar vermektedir. Derken zaman eşiklerinden yararlanarak uzayda seyahat eden ve alış-veriş yapan tüccar Taybor karşılarına dikilir. Ay Üssü'ndekiler, bu zaman eşiklerinden yararlanarak Dünya'ya dönmek isterler ve Taybor'un gemisinin çalışma sistemini öğrenıeye çalışırlar. Taybor, buna karşılık, Maya'yı ister. Güzelliğe âşık bir adamdır ve gemisi, tüm evrenden toparlanmış harikulade şeylerle doludur. Onun için Maya'nın bir robot kopyasını yaparlar, fakat Taybor, Maya'yı istemektedir. Ondan kurtuluşu, yine Maya becerebilecektir.
@

ÖLMEK YA DA ÖLDÜRMEK
(The Rules of Luton)
12 Kasım Cumartesi Saat: 19.00

Komutan Koenig ve Maya, Luton Gezegeni'ne bir keşif için inerler. Çok güzel çiçek ve meyvelerden koparırlar; oysa buradaki bitkiler akıl ve zeka sahibidir. Luton'un Yargıçları olduklarım söyleyen üç ağaç, onlarla ilişki kurar ve iki canlıyı öldürmenin, başka üç yaratıkla çarpışarak cezalandırılacağım söylerler. Kim, diğerini öldürürse, özgür olacaktır.

Öykü heyecanlı bir tempoda olmasına karşın, Uzay Yolu dizisindeki "Arena" adlı öykü ile benzerlikler taşıyordu. Anımsayacağınız gibi, Kaptan Kirk, böyle kıraç bir gezegende, kertenkele tipli bir yaratıkla, silahsız çatışmaya zorlanmıştı ve başka boyuttan yaratıklar, onları bu dövüşe zorlamışlardı. Dizide ilk kez Koenig ve Maya, duygusal gerilimlerini ortaya koyarak, eski yaşamlarından, sevdiklerinden, düşünce ve amaçlarından söz ederler.
@

İNSANLIK İÇİN
(The AB Crysalis)
19 Kasım Cumartesi, saat: 19.00

Uzay 1999 dizisin de başka bir serüven. Ay'ın gittiği yönde bir gezegen ve altı uydusu bulunmaktadır. Bu uydulardan, belirli sürelerle, Ay'a doğru elektromanyetik akım gönderilmektedir.

Komutan Koenig, Maya ve Allan, bir Kartal aracı ile uydulardan birine iner. Burada küre tipli bilgisayarlarla karşılaşırlar ve onlarla anlaşma olanağı doğar. Gezegendekiler clor ortamına göre yaratılmış yaratıklardır, ölümsüzdürler. Etkinliği aramaktadırlar Yaşlanınca bir kozaya girmekte, gençleşerek yeniden doğmaktadırlar. Derin uykuları sırasında, gezegeni yöneten bilgisayarlar, yaklaşan canlı-cansız her şeyi yok etmek üzere ayarlanmışlardır. Ay, gezegen yönünde yaklaşmaktadır ve elektromanyetik şoklar, ilk uyarı sinyalleridir. Yeni doğan üç yaratığın bire karşı iki oyla Ay'ı yok etme kararlarını, Komutan Koenig'in ikna edebilme gücü durdurabilecektir, ancak. O da, son anda!

Dizide gösterilen yaratıklar konusunda, daima insan kökenli şekiller üzerinde ısrar edilmesi, tasarlama gücü eksikliği olarak görülmektedir. Çirkin olan uzaylı, güzel olan insan tipi değil, belki daha güzel ve değişik formlar da aranabilirdi. Şu unutulmamalıdır ki, bazı uzay yaratıkları için, insan bile canavar şeklinde olabilir.
@

AY MAĞARALARI
(Cathacombs of The Moon)
26 Kasım Cumartesi, Saat: .19.00

Her serüveni başka bir yazar tarafından kaleme alınan "Uzay 1999" dizisinde, bu hafta, yabancı yaratıklardan uzak, kendi iç sorunlarına eğilen bir oyun izledik. AMA'da çalışan baş jeologun eşi kalp hastasıdır ve trinyum madeni, yapay kalbin çalışması için gereklidir. Komutan ise, yaşam destek sisteminde kullanılan bu madenlerin gerekliliği dolayısıyla tıp merkezine vermemektedir.

Uzayın belirli bir noktasından, Ay üzerine sıcak dalgası gönderen akıllı bir canlı bulut, Komutan'ın Ay'dan uzaklaşmasını sağlarken, jeolog'a da geleceği görme yeteneği sağladı. Komutan'ın yokluğunu ve emirlerim yorumlayan Dr. Russel ve Toni, trinyum ile yeni yapay kalbi çalıştırırlar ve genç hastanın hayatı kurtulur. Bulut'un görevi bitmiştir, sıcak dalgaları kesilir ve Alfa'da ısı düşer. Komutan, eli boş olarak Üsse döner.

Fazla heyecanı olmayan filmdeki bazı uzay sahneleri ve canlı bulutla ilgili görüntüler, önceki bazı dizilerde daha karşımıza çıkmıştı. Bu da, dizide yavanlık sağlamaktadır.