|
Massachusetts Üniversitesi'nden Yapı Mühendisliği Profesörü William F. Heronemus, denizlerde kurulacak sayısız kuleyle, okyanuslardan gelen rüzgârların dizginlenebileceğini önermektedir.
RÜZGAR DENİZ KULELERİ (resim)
Bu tür rüzgâr enerjisinin kullanımı, gemicilik kadar eskidir. Bilindiği gibi, denizlerde gemilerin hareketi, kürekle birlikte rüzgâr enerjisiyle şişen yelkenlerle olmaktaydı. Prof. Heronemus'a göre bu dev kulelerden her biri 2 adet 60 m. çapında rüzgâr jeneratörüyle teçhiz edilecektir. Bunun gibi 13.000 rüzgar kulesi, tüm sahillerin rüzgârını toplayarak, önemli bir üretim kaynağı olacaktır. Bu kulelerin bir kısmı deniz dibine bağlı olacak, bir kısmı ise dalgalara bağlı olarak yükselip alçalabilecek şekilde, satıhta yüzecektir. Rüzgâr jeneratörlü elektrojen elde edilmesi için denizaltı elektroliz bölgelerinde toplanacaktır. Elde edilen hidrojen ise, borularla sahile taşınacaktır.
BİRAZ RÜZGÂR, BİRAZ ENERJİ
Profesör Heronemus'un tüm önerileri, büyük yükseklikteki kulelere dayanmaktadır:
«Eğer rüzgârın olduğu yerde türbinleri bulundurmak istemiyorsak, rüzgâr enerjisini de unutmamız gerekir!» demektedir. «Yeryüzünden 100 m. kadar yukarı çıkın rüzgârın %15-25 oranında daha güçlü olduğunu göreceksiniz. Bu çok önemli bir noktadır, çünkü rüzgâr kuvvetindeki küçük bir değişiklik, büyük bir güç farkı ortaya çıkarır. Bu güç, rüzgâr hacminin küpüyle artar, sözgelimi saatte 20 mil rüzgâr kuvvetinin gücü, saatte 10 mil. rüzgâr kuvvetinden sekiz kez fazladır.»
Eğer bunlar karada yapılsaydı, bu tip dev kulelerin binlercesine hoşgörüyle bakabilir miydik? Sözgelimi Vermont, Grandpa's Knob'daki yel değirmenine yakın yaşayan biri, bu konuda şunları söylemiştir:
«Bu tip yel değirmenleri, tüm Green Mountain (Yeşil Dağ)'ın üzerine kurulsaydı, onlarla birlikte yaşamak istemezdik!»
Oregon'daki Devlet Üniversitesi'nde atmosfer bilimi profesörü olan Dr. E. Wendell Hewson, bu konuda şunları söylemektedir:
«Hava kirlenmesi konusunda yıllarca uğraştıktan sonra, rüzgâr gücüne çalışmalarımı yönelttim, Halen bu konuda yeterli sonuçlar alındığını sanmıyorum; fakat iyimserim. Bu tür rüzgâr enerjisi üreten kulelerin gelecekte önemli rol oynayacağına da inanıyorum.»
BİLGİNLERİ DÜŞÜNDÜREN YAN ETKİLER
Bugünkü rüzgâr enerjisi çalışmalarının, giderek başka sorunlara da eğilmesi gerektiği, bilginleri düşündüren bir durumdur. Binlerce bu tip dev kuleler, havayı etkileyip, rüzgârı yavaşlatabilir mi? Uzmanlara göre bu olanaksız bir durumdur. Onlara göre 20 katlı bir bina, 20 kanatlı bir yel değirmenine göre, daha fazla rüzgâr kesmektedir.
Bir rüzgâr uzmanı ve Kuşgözcüsü olan Oklahoma Üniversitesinden Prof. Kari H. Bergey, Başka bir konuya değinmektedir:
«Muazzam Rüzgâr gücü çiftlikleri, göçleri ters yönde etkileyecek midir? Aslında kuşların uçuş rotaları belirlidir. Kuracağımız rüzgâr kulelerinin, onların yolları üzerinde olmamasına dikkat etmemiz gerekmektedir.»
Görüldüğü gibi mühendisler ve bilim adamları, rüzgâr gücünün, baş edilebilecek bir konu olduğunu ve ilerde bize çok yaran dokunacağını sözbirliği etmişçesine yinelemektedirler. Rüzgâr jeneratörleri, sayıları ya da büyüklükleri önemli değildir, ne radyoaktif kirlenmelere, ne yakıt eksilmesine, ne doğal kaynakların tükenmesine neden olacaktır. Rüzgâr gücünden neler beklendiği ortadadır. Yüzyıllardan beri, insanoğlunun yakın arkadaşı olarak birçok işlere yardımcı olmuştur; bundan böyle de gerektiği şekilde kullanılırsa, hizmet etmeye devam edecektir.
|