ba_l_k_yaz_s_.derg_.5.jpg

1977, SAYI: 15
TOHUM
ARAMIZDAKİ MERİHLİLER
BİLİMKURGU'dan ÖRNEKLER
SATAN'ın DÖNÜŞÜ-1
Robert Moore WILLIAMS
MAYALAR KİMLERDİR?
AY'ın SIRLARI-3
PİRİ REİS HARİTALARI:3
BİLGİSAYAR-ROBOT-YAPAY ZEKA:1
Mr.SPOCK KONUŞUYOR
TELEPATİ-TELEKİNEZİ:2

BİLGİSAYAR-ROBOT-YAPAY ZEKA:1


b-rb-yz.2.jpg

(1)

Homo Sapiens'i Makina Scpiens'e götüren adımlar atılmaya çoktan başlandı.
ARTHUR C. CLARKE

«Organik zekâ olmadan mekanik zekâ yaratılamaz.

Doğayı, atmosferimizi ve akarsularımızı her geçen gün biraz daha kirletiyoruz. Sanayi artıkları yanı sıra nükleer artıkları, radyasyon tehlikesini de buna eklemek gerek.

Günümüz dünya politikasını, anarşik olayları ve bazı ülkelerdeki askeri durumları da göz önüne getirirsek, insanoğlunun bugünkü durumunun genel açıdan hiç de iç açıcı olmadığını görürüz.»

Yukarıdaki satırlara, Cornell Üniversitesi Gezegen Araştırmaları Laboratuarı Müdürü ve Astronomi Profesörü Carl SAGAN'ın bir görüşünü aktarablmek için yer verdik:

«Eğer varlığımız sürerse, geleceğimizin büyük ölçüde insan zekâsı ve makine zekâsı arasında bîr ortaklığa bağlı olacağını sanıyorum».

İlk makineler basit görevlerini mükemmelen başardılar. Saatlerden tutun da dizel motorlarına kadar bu böyle. Daha gelişmişleri, örneğin uzayda kullanılanları Ay'ın Dünya'dan görünmeyen yüzünün fotoğraflarını çektiler; Mariner dizisiyle Merih'e gönderilenler bu gezegenin ayrıntılı resimlerini yolladılar. Hatta Ay yüzeyine ve Venüs'e ilk inişleri yapan insansız uzay araçları da onlardır. Kuşkusuz insandan akıl almayacak kadar hızlı hesap yapan, en karmaşık dizi matematik problemlerini bir anda çözen yine onlardır. (Çok yıllar önce ünlü bir matematikçi, sabit Pİ sayısını 600 ondalığa kadar hesaplamıştı. Bu hesap aylarca sürmüştü, ilk bilgisayarlar bu sabiti birkaç saniye içinde 2.000 ondalığa kadar hesapladılar. Modern bir bilgisayar ise aynı işlemi bir nano saniyede yani saniyenin milyarda birinde yapabilmektedir, hem de 100.000 inci ondalığa kadar).

Makineler, gelişmelerinin bu ilk safhasında bile kısa bir zaman önce imkânsız sayılan başarılar gösterdiler. Elektronik beyinlerin bir dilden öbürüne çeviri yapmaları, müzik bestelemeleri, satranç oynamaları gibi...

Kendimiz için şöyle bir benzetme yapabiliriz belki: Her insan, çeşitli durumlara göre özgür olarak karar verebilen, çevresini kontrol yeteneğine sahip ve kendi kendine hareket edebilen olağanüstü bir bilgisayar, bir robottur (x). Ne var ki insanın yapamayacağı pek çok şe¬yi gerçek robotlar yapabilecektir. Örneğin uzaya açılma başlangıcında olan insanın uzun yolculuklar sırasında bir can yoldaşına, istirahata ve eğlenmeye de ihtiyacı olacaktır. Bunlardan da önce solunum yapmak, yiyip içmek ve bunları dışarı atmak zorundadır, inip üzerinde yürüyeceği gök cisminin çekimi de onu, hareketlerini etkileyecektir. Oysa robotlar durumunda bütün bu yaşam-destek sistemlerine gerek kalmayacaktır.

Bunun tersi, yani insanın yapıp da robotun yapamayacağı şeylerin olduğu görüşü de bugün için çoğunluktadır. Örneğin Ay'a insanlı inişte son ayarlamaların ancak insanlar tarafından yapılabileceği, bir gezegen üzerinde dolaşabilecek yetenekte bir robotun, bilim adamlarına fiziksel, kimyasal ve Jeolojik inceleme - araştırmalar için çeşitli tabakalardan çeşitli örnekler seçip toplama konusunda, eğitilmiş bir astronot kadar uyanık ve zeki davranamayacağı, uzay uçuşu sırasında beklenmedik bir arıza ortaya çıktığında bunun, boşlukta astronotların tarafından onarılabileceği fakat aynı şeyi robotun yapamayacağı gibi.

Kuşkusuz bütün bunlar, insana çok değer veren biz insanlar tarafından ileri sürülmekte.

«Aslında insanla makina arasında birtakım karşılaştırmalar yapılması bugün için, akıllı insanla aptal robotun kıyaslanması anlamına geliyor. Çünkü yetenekleri olağanüstü boyutlara varmış bir bilgisayar henüz yapılmış değildir»

diyor Carl SAĞAN. Ve yapay zekâ alanında bugüne kadar harcanan para ve gösterilen çaba oldukça sınırlı kalmıştır. Dünyada bu tür çalışmaların yapıldığı yalnızca 6-7 merkez olduğunu biliyoruz.

beyin.k.jpg

Burada İngiliz matematikçisi Alan M. TURlNG'in yıllarca önce mekanik zekâ için yapmış olduğu tanımlamaya geliyoruz:

«Bir makine ile bir daktilo ya da benzeri bir âlet yardımıyla karşılıklı bilgi alış verişi yaptığımda, karşıdakinin insan olmadığını anlayamadığım takdirde, o makine zekâ sahibidir»

Büyük hacimli, programlandığı bilgilerle insandan milyon kere hızlı davranabilen, fakat geleceğe kıyasla bugün için oldukça basit elektronik beyinlere bakarak:

«Hiçbir makine bir yaratma, bir özgürlük gücüne sahip olamaz; hiçbir makine yaratanından, kendisini tasarlayıp plânlarını çizenden daha zeki olamaz»

denmektedir. Bu görüşü de, kendini aldatma gibi insanlara özgü hatalardan saymak gerekecek. İşte birkaç karşı görüş: Cyberetik'in yaratıcısı NORBERT WIENER özetle:

«ben makinelerin, onları tasarlayanları aşabileceklerine kesinlikle inanıyorum»

demektedir. İngiliz bilim adam, fizikçi ve ünlü yazar Arthur C, CLARKE daha da ileri gidiyor:

«Yüzyıllarca yüzyıllar önce maymun - insanın icat ettiği âletler, onları Homo Sapiens'e kadar gelişmeğe zorladı. Fakat bizim icat ettiğimiz âletin kendisi, bizim yerimize geçecektir. Çünkü biyolojik gelişme çok daha hızlı bir oluşa yol açtı: Teknik gelişme.. Açık söyleyelim, makine insanın yerini almak üzeredir.»

Carl SAGAN ise konuya bir başka açıdan yaklaşıyor:

«Viking aracı, gereğinden fazla büyümüş bir böceği andırmaktadır. Bu aracın zekâsı da bir sineğinki kadardır. Ancak bir böceğin zekâ düzeyine eşit düzeyde zekâsı olan bir şey yapmak, doğanın milyonlarca yılda gerçekleştirebildiği bir başarıya, insanoğlunun çok kısa bir zamanda ulaşmış olması demektir. Eğer insan yeteneğinin ve bilimin bir sınırı varsa bile herhalde insan henüz o son sınıra gelmiş değildir. Şu halde önümüzdeki yıllarda çok daha geliştirilmiş bilgisayarların, yapay zekâlı robotların yaratılabileceğine inanmamak için bir neden yok.»

Üstelik insandan az zekâlı makineler bile işleme hızları dolayısıyla insan kontrolünden kaçabilirler. Gerçekten de birkaç bilgisayar, birinci sınıf satranççılarla son derece başarılı satranç oynamışlardır. Çok karmaşık programları olduğundan ve bir ölçüye kadar, daha önceki tecrübelerden öğrenebilmeleri yüzünden satranç oynayan bilgisayarların önceden kestirilmeyecek davranışları olabilmektedir. Bunlar bazen, kendilerini programlayanlar tarafımdan umulmayacak şekilde çalışmaktadırlar.

«Burada önemli olan şey, bunların makine ile insan beyni arasındaki engeli ortadan kaldırmış olmalarıdır. Bu, insanlığın düşünce tarihinin en büyük, belki de son hamlelerinden biridir»

diyor Arthur C. CLARKE.

Gelecek Sayı:
*AKILLI GEMİLER yada İNSAN BEYİNLİ GEMİLER!

BAKIŞ AÇISI (öykü) - Isaac ASIMOV

SON SORU (öykü) Isaac ASIMOV


bilimkurgu@x-bilinmeyen.com