|
Burada İngiliz matematikçisi Alan M. TURlNG'in yıllarca önce mekanik zekâ için yapmış olduğu tanımlamaya geliyoruz:
«Bir makine ile bir daktilo ya da benzeri bir âlet yardımıyla karşılıklı bilgi alış verişi yaptığımda, karşıdakinin insan olmadığını anlayamadığım takdirde, o makine zekâ sahibidir»
Büyük hacimli, programlandığı bilgilerle insandan milyon kere hızlı davranabilen, fakat geleceğe kıyasla bugün için oldukça basit elektronik beyinlere bakarak:
«Hiçbir makine bir yaratma, bir özgürlük gücüne sahip olamaz; hiçbir makine yaratanından, kendisini tasarlayıp plânlarını çizenden daha zeki olamaz»
denmektedir. Bu görüşü de, kendini aldatma gibi insanlara özgü hatalardan saymak gerekecek. İşte birkaç karşı görüş: Cyberetik'in yaratıcısı NORBERT WIENER özetle:
«ben makinelerin, onları tasarlayanları aşabileceklerine kesinlikle inanıyorum»
demektedir. İngiliz bilim adam, fizikçi ve ünlü yazar Arthur C, CLARKE daha da ileri gidiyor:
«Yüzyıllarca yüzyıllar önce maymun - insanın icat ettiği âletler, onları Homo Sapiens'e kadar gelişmeğe zorladı. Fakat bizim icat ettiğimiz âletin kendisi, bizim yerimize geçecektir. Çünkü biyolojik gelişme çok daha hızlı bir oluşa yol açtı: Teknik gelişme.. Açık söyleyelim, makine insanın yerini almak üzeredir.»
Carl SAGAN ise konuya bir başka açıdan yaklaşıyor:
«Viking aracı, gereğinden fazla büyümüş bir böceği andırmaktadır. Bu aracın zekâsı da bir sineğinki kadardır. Ancak bir böceğin zekâ düzeyine eşit düzeyde zekâsı olan bir şey yapmak, doğanın milyonlarca yılda gerçekleştirebildiği bir başarıya, insanoğlunun çok kısa bir zamanda ulaşmış olması demektir. Eğer insan yeteneğinin ve bilimin bir sınırı varsa bile herhalde insan henüz o son sınıra gelmiş değildir. Şu halde önümüzdeki yıllarda çok daha geliştirilmiş bilgisayarların, yapay zekâlı robotların yaratılabileceğine inanmamak için bir neden yok.»
Üstelik insandan az zekâlı makineler bile işleme hızları dolayısıyla insan kontrolünden kaçabilirler. Gerçekten de birkaç bilgisayar, birinci sınıf satranççılarla son derece başarılı satranç oynamışlardır. Çok karmaşık programları olduğundan ve bir ölçüye kadar, daha önceki tecrübelerden öğrenebilmeleri yüzünden satranç oynayan bilgisayarların önceden kestirilmeyecek davranışları olabilmektedir. Bunlar bazen, kendilerini programlayanlar tarafımdan umulmayacak şekilde çalışmaktadırlar.
«Burada önemli olan şey, bunların makine ile insan beyni arasındaki engeli ortadan kaldırmış olmalarıdır. Bu, insanlığın düşünce tarihinin en büyük, belki de son hamlelerinden biridir»
diyor Arthur C. CLARKE.
Gelecek Sayı:
*AKILLI GEMİLER yada İNSAN BEYİNLİ GEMİLER!
BAKIŞ AÇISI (öykü) - Isaac ASIMOV
SON SORU (öykü) Isaac ASIMOV
|