ba_l_k_yaz_s_.derg_.5.jpg

1977, SAYI: 15
TOHUM
ARAMIZDAKİ MERİHLİLER
BİLİMKURGU'dan ÖRNEKLER
SATAN'ın DÖNÜŞÜ-1
Robert Moore WILLIAMS
MAYALAR KİMLERDİR?
AY'ın SIRLARI-3
PİRİ REİS HARİTALARI:3
BİLGİSAYAR-ROBOT-YAPAY ZEKA:1
Mr.SPOCK KONUŞUYOR
TELEPATİ-TELEKİNEZİ:2

BİLİMKURGU'dan ÖRNEKLER


bk_dan__rnekler.ba_l_k.jpg

Michael CRICHTON'ın dilimize "İki Beyinli Adam" olarak çevrilen "The Terminal Man" adlı romanında, bir kaza sonucu beyni hasar gören bir adamın sara nöbetleri geçirmeye başlaması üzerine, başının arka tarafına bir elektronik beyin yerleştirilir ve hareketleri onun denetimine verilir:

Michael CRICHTON

«Oysa biz bu ameliyatla bir değil iki beyinli bir insan yaratmış olduk. Hasar görmüş olan biyolojik beyinin yanı sıra bu hasan gidermek için bir de yeni kompüter beyni var. Bu yeni kompüter beyin, biyolojik beyni kontrol etmek için düzenlenmiş. Şu halde, ortaya yepyeni bir durum çıkıyor. Hastanın biyolojik beyni, yeni kompüterin çevresel terminali, hatta tek çevresel çıkış ucudur. Şu halde hastanın biyolojik beyni ve hatta bütün vücudu yeni kompüterin bir çıkış ucu olmuştur. Tek, büyük ve karmaşık bir kompüter çıkış ucu olan bir insan yaratmış bulunuyoruz. Hasta bu yeni kompüterin bir yazı tahtasıdır ve kendisi aracılığı ile yazılanları kontrolden acizdir, tıpkı bir televizyon ekranının, üzerinde yazılan bilgiyi kontrol edemediği gibi...»
@

Öte yandan, bilgisayarlar üzerinde çeşitli program deneyleri yapılmakta ve deneyler sonucunda yeni çözüm yollarını kendilerinin bulması için çalışmalar yürütülmektedir. Sonuçta, makineler kendi kendilerine tepkileri öğrenmektedirler: George ve Martha bu konuda eğitilen İki kompüterdir.

«...George ve Martha deneyden öğrenmek üzere programlanmıştı. Dama oynayan programlar gibi (ki burada da makineler oynaya oynaya daha iyi oyun çıkarırlardı), bu program da makinenin nesnelere karsı çeşitli yeni tepkiler «öğrenmesi» için düzenlenmişti. Yüz on deneyden sonra Aziz George birdenbire azizlikten vazgeçmişti. Artık Martha kargışında, bütün programlanmasına rağmen azizlikten vazgeçmeyi öğreniyordu. »

Aynı zamanda, bilgisayarların ne denli güçlü oldukları ve nasıl programlandıkları da başka bir bölümde anlatılmaktadır:

«...Dünyadaki bütün kompüterlerin toplam alabilme kapasitesi dünyanın, bütün insan beyinlerinin bilgi alabilme kapasitesini aştı. Kompüterler yeryüzündeki 3.5 milyar insan beyninden daha fazla bilgi alabilir ve toplayabilir hale gelmişlerdi.
................
«...Bir-iki yıl içinde saniyenin binde birinden yüz milyonda birine kadar yükseldik. 1952'de ILLIAC kompüteri yapıldığında saniyede oııbir bin matematik işlemi yapabiliyordu. Epey hızlı değil mi? Şimdi de OLLIAC IV'ü tamamlamak üzereler. Saniyede iki yüz milyon işlem yapabilecek- Bu henüz dördüncü kuşaktan bir kompüteri tam kapasite ile kullanarak yeni OLLIAC kompüterleri ortaya çıkarabildiler.
@

(1977, Sayı:15, Sayfa:26)

Bu sayımızda yayınma başladığımız Makina - Robot - Yapay Zeka adlı yazıda izleyeceğiniz gibi, uzun süredir insanlık makinelerin kendi kendilerine çalışmaları, hatta başka makineleri yapmaları üzerine çalışmaktadırlar. Bu, giderek yapay zekânın oluşumuna bir adını teşkil etmektedir.

Bu kez, köşemizde, bilim - kurgu yazarlarının konuyu nasıl işlediklerini incelemeye çalışacağız.

Selma Mine, "OBİ, J-S-927" adlı romanında, konuya başka bir yaklaşımdan bakmaktadır. Ulusal robot fabrikalarının ana bilgisayarı, çeşitli türlerde robot üretimini kollamakta ve bu robotlar, ısmarlama üzerine başka gezegenlere de satılmaktadır. Ana bilgisayar şöyle tanımlanmaktadır:

obi-js-927.k.jpg

«Tura, O sınıfından B kanalında çalışan, Ulusal Robot Fabrikalarının ana beyniydi. Bir anda, kendisine bağlı 17.200 elektronik beyni denetleyebiliyor; bilginlerin sorularını cevaplıyor; birçok konuda araştırma yapıyor; kendince sonuçlara varıyordu. Öyle ki, bütün bunların yanında, yeraltında kurulmuş olan Ulusal Robot Fabrikalarının robot yapımı, çok basit kalıyordu. Zaten, robot yapımına doğrudan karışmazdı, Tura! Yönetimindeki 149 elektronik beynin, makine emnoslar için görevliydi. Tura, bunlardan birinin aksaması, ya da yanılması halinde devreye girerdi. Gerçi elektronik beyinler çok az hata yaparlardı. Ama yine de yanıldıkları ve Tura'ya danıştıkları pek çok konu bulunuyordu. Söz gelimi, potalardan bozuk çıkan, ya da beyin sistemlerinde bir arızası olan robotlar üzerinde, son karar, ona aitti.»

Yüzyıllardır kendisinde depolanan sayısız bilgi, Tura'yı bulunduğu yerden kurtulmaya vs hareketli hale getirmeye zorlar. O, kendini, düşünen canlılardan farklı görmemektedir; çünkü düşünme yeteneği kadar, duygulara da sahiptir:

«Beynini oluşturan, sayısız bilgi dağarcığı, bir noktaya doğru toparlanıyordu. Tura çok akıllıydı. Yapıldığı zamandan beri süregelen becerisi, birtakım göstergelerin, görüntü perdelerinin içinde hapsolmuş katmıştı. Oysa artık hareket etmek İstiyordu. Uzun yıllarını geçirdiği bu salondan çıkmak... nasıl ve ne şekilde olursa olsun!»

Ulusal Robot Fabrikalarında her çeşit robot yapılmaktadır. İşçi, memur, çiftçi, sekreter, teknisyen... Fabrika yöneticisi, kendisine yardımcı bir teknisyen ister, Tura'dan. Bu, kaçınılmaz bir fırsattır, elektronik beyin için. Tüm bilgisini, fırsatını kolladığı bugüne saklanmıştır. Tura, kendisine eş değerde, yürüyen, hareketli bir robot yaratır: ÖBÎ. Oysa Obi, bir süre sonra, yaratıcısını yargılamaya başlayacaktır:

DEVAM


bilimkurgu@x-bilinmeyen.com