|
Bilim Kurgu konusunda okuru ve eleştirmeni en çok düşündüren şeylerden biri de, bu türü deneyen yazarların azlığı, hatta bazı ülkelerde bulunmayışıdır, Bunda, konuların bilimsel ve teknik temellere dayanması kadar, onlar üzerinde yapılacak tahminlerin gerçeğe yakınlığı da önemlidir. İşte bu yakınlık veya uzaklık, okuru, BK'yu hayal ürünü ya da uydurma olarak nitelemesine neden olan duruma itmektedir,
Bunun ötesinde, teknik yönden ilerleyen ülkeler yanında, beğeni konulan çok değişen ülkeler de bulunmaktadır ve olaylara bakış açıları değiştiğinden, yine takınılan tavır farklı olmaktadır.
Bu ünlü BK yazarlarının birer bilim adamı oluşu, başka bir düşündürücü yandır. Bilimsel ve teknolojik gelişmeleri yakından izleme olanağına sahiptirler, hatta bunun içindedirler. Onların yanında, profesyonel yazarlar bile, amatör duruma düşmektedirler: çünkü hareket ettikleri kaynak -her ne olursa olsun- belirli bir sona doğru eseri götürürken; ya da eserin kurulduğu çatı, topluma bir mesaj verirken, yazarın bir bilim adamı kadar rahat hareket edemeyeceği bir gerçektir,
|
|
|
|
|
|
|
1977 Yılı Sayı 13'de yayınlanmış yazılardan bir demet. Yazarlarla ilgili geniş bilgi için:
www.x-bilinmeyen.tr.gg
DERGİ
*********************************************
O zaman, kişinin danışacağı, fikir alabileceği birilerinin bulunması, daima gerekecektir. Sözgelimi Uzay Yolu, Uzay 1999, Biyonik Adam, Tatlı-Sert dizilerinde izlediğimiz filmlerin birçoğu, belirli bilimsel teorilere dayanmaktadır.
Uzay, ufo, gelişim, yeni silahlar ışınlar vs. üzerinde bilginlerin ileri sürdükleri fikirler için konu yazarları, yapımcılar, üniversite öğretim üyeleri ve bilim adamları bir araya gelerek olabilirlik açısından tartışmış, öneri getirmiş, tahmin yürütmüş ve yorum yapmışlardır.
Bütün bunlar gözden geçirildiğinde, gerçek bir BK yazarının yetişmesi ve her konuda kalem oynatabilmesinin zorluğu apaçık ortaya çıkmaktadır.
Ülkemizde yazar bulunmadığı ya da çok az bulunduğu söyleniyorsa da, konuların zorluğu ve Türkiye'nin bilimsel ve teknolojik yönden, nerede bulunduğu, okur kitlesinin yüzdesi vs.'nin ortaya konması, asıl sorunun cevabını teşkil etmektedir.
Gün geçtikçe bu ilerleme artacaktır ve BK, ülkemizde de arzulanan seviyeye gelecektir. Umutluyuz...
|
|