|
X-Bilinmeyen BK Fan Kulübü 2.toplantısı,
19 Şubat 1977 tarihinde yapılmış, "Biyonik İnsanlar ve Geleceğin Süperadamları" hakkında konuşulmuş ve tartışılmıştır.
TV de izlediğimiz 6 Milyonluk Adam gibi, bir gün dünya biyonik insanlarla mı dolup taşacak? Yoksa bugün, gerçekten aramızda biyonik insanlar yaşıyor mu? Genetik Mühendisliği nedir?
(3)
Bütün bunları ele alınca, görülebildiği kadarıyla, Ruslar bilgilerinden yeterince yararlanmışlar ve pratik işlerde kullanmışlardır. Uzaya 6 milyonluk adam gibi yapay veya yarı yapay birini, ilk uzaya gönderdikleri kişi döner dönmez gönderdiler. Ruslar, bu tip çalışmaları içinde en avantajlı duruma geçebilecekleri bilgisayarlar konusunda da öncüdürler.
GERÇEK BİYONİK ADAMLAR
Rus hükümetinin kontrolü altında, halkının bildiği veya sezinlediği, ordudan genç bir adam, Steve Austin gibi bir deney sonucu, Kızıl Ordu veya Haya kuvvetleri elemanı olarak, yine Steve gibi, bir parçalanma sonucu feci şekilde yaralandı. Gizlilik konusunda bir sakınca yoktu. Bilimsel Araştırma kuruluşları, onun dağıldığı bölgeleri baştan aşağı taradılar ve merkezi hükümetin denetiminde bu tip bir ameliyatın çalışmasına giriştiler.
Böylece, yapay bir süper adamın, Rus Sibernot'u (Cybernaut) olarak yaşadığım söyleyebiliriz.
Eğer Ruslar bu tip bir süper adam yaratmışlarsa, onun içini nasıl donatmışlardır? Muhtemelen o, iç güvenlikte kullanılmaktadır. Çünkü zihinlerde hemen gelişen kullanım şekli, korunmadır. Oysa ordu içinde sadece bir savaş gemisinin batırılması gibi basit bir fikir de beynine işlenmiş olabilir.
Bu durumda, Rus Sibernot'ları, Laser silahları, atomik denizaltılar ve 1970'lerden bu yana geliştirilen birçok silahlar arasında soğuk savaşın en ön çizgisine geçiverirler.
Şimdi, batı bloğunun, korkulan bu buluşu öğrendiği düşünülürse, nasıl, bir karşılama yapacakları akla gelir? Bir bomba gibi mi düşünülecektir, yoksa bir süper adam gibi mi? Belki Amerika da, kendi süper adamını (Steve Austin gibi) onun karşısına sürecektir. Çünkü Amerika Birleşik Devletlerinde de, uzay çalışmaları sırasında aynı şekilde kaza geçiren (hatta Steve Austin'in tanıtma jeneriğindeki sahnelerin bu kaza ile ilgili olduğu söylenmektedir) bir astronotu vardır ve halen yapay organları ile uzay merkezinde çalışmasına devam etmektedir.
Dünya üzerinde daima denge sağlanacaktır ve sağlanmalıdır da. Silah yarışı ve orduların beslenmesi devam edecektir, ama bunların olabildiğince dengeli bulunması, dünya için olumlu bir durumdur.
HUKUK SORUNU
Gerçi süper adamlar ortaya çıkacaktır, ama bununla birlikte pek çok sorun da karşımıza dikilecektir. Bunlardan biri de, bu kişilerin hukuken durumlarının saptanması olacaktır. Yapay organlarıyla, söz gelimi yapay kalbiyle yaşayan bir biyonik adamın ölümü nasıl saptanacaktır? Biyonik kalbinin durmasıyla mı, dokularının ya da diğer organlarının çalışamaz hale gelmesiyle mi? Canlı dokuların ölümü değişik zamanları almaktadır. Söz gelimi beyin 3 dakika oksijensiz kalınca ölmektedir, oysa böbrekler, deri yaşamlarım sürdürmektedir. Mısır mumyaları incelendiğinde 3 bin yıldan beri canlı kalabilen deri dokularına rastlanmıştır.
Böyle kişilerin evlenmesi başka bir problem oluşturacaktır. Evlenen kişi, canlı kalbi olan ama yapay bir beyin taşıyan esinin gerçekte yüreğine mi, yoksa beynine mi tutulmuş olacaktır? Ya da suç işleyen bir siborg için verilecek ceza, neye göre saptanacaktır?
|
|
|
|
|
Onları cezaevlerine hapsetmek, bu güçlü kişiler için yeterli olabilecek midir? Yoksa fabrikaya gönderilip, organik ve anorganik parçaları birbirinden mi ayrılacaktır?
Ya da biyonik birini öldürmeye kalkışan birinin cezası ne olacaktır? Bir makineyi bozma cezası mı, bir canlıyı öldürmenin cezası mı? Hangisi?.,
Teknolojinin gelişmesi zaten pek çok sorunlar çıkarmıştır insanoğlunun karşısına. Bir kalb nakli, ya da böbrek nakli ameliyatı bile en azından bu tip problemlerin başlangıcıdır. Hukukçular şimdi, ölümü saptamaya çalışmaktadırlar. Bu arada biyonik kişiler bakalım neler açacak başımıza. Gün gelecek göreceğiz.
SÎBERNOT'LARA GELİNCE...
İnsan, yıldızlararası yolculuklara başladığı zaman, üç büyük zorlukla karşılaşacaktır:
1. Aşırı hız,
2. Aşırı ışıma (radyasyon)
3. Aşırı sıcaklık farkı
Ve bu, bilginlere yeni bir yaratığın fikrini vermiştir: Sibernetik astronot! Sözcüklerin baş heceleri Cybernaut - Sibernot adını ortaya çıkarmıştır.
Bugüne dek yapılan incelemeler, insanın sanıldığından daha dayanıklı bir yaratık olduğunu ortaya koymuştur. Sözgelimi ani hız değişikliklerine rahatlıkla karşı koyabilmektedir. Ayrıca uzay giysileri, astronotların emniyetle uzayda dolaşmalarına izin vermektedir. Fakat bu giysiler ne kadar süre için kişileri koruyacaktır, zorlu koşullarda? Devamlı bu tür tulumlar içinde yaşayan kişilerin ruhsal durumları ne olacaktır?
İnsan yapısı bir tulum ya da giysi, herhangi bir noktadan aksarsa, astronotun yaşamı ölürnle sonlanıverir. Oysa bilginler Sibernotu yıldızlararası yolculuklar için, her türlü koşula dayanabilecek şekilde donatmayı düşünmektedirler. Ayrıca çok hafif bir giysiyle dolaşmasına rağmen, yerçekimi olmayan ya da kuvvetli çekimi olan çok soğuk veya çok sıcak iklimlere dayanmasını sağlayacak şekilde donatacaklardır.
Sibernotlar, hap ve kapsül şeklindeki besinlerini sırtlarındaki çantalarında taşıyacaklardır. Bunlar, doğrudan doğruya midelerine gidecektir. Bu besinlerin içînde, gereksiz maddeler son derece az olacaktır. Böylelikle Sibernotların dışkıları yok denecek kadar az olacaktır. Ayrıca bu gereksiz maddelerin arıtılarak yeniden kullanılması da düşünceler arasındadır.
Kaslar, elektronik argıtlar sayesinde çalışacaktır. Biyoelektronik araştırmalar, Sibornotun beynine yerleştirilen küçük bir bilgisayar vasıtasıyla, onun hareketlerini denetleyebileceğini
ispatlamıştır
CANLI UZAY GEMİLERİ
Alman fizikçisi ve Sibernetik uzmanı Herbert W. FRANKE, gezegenler arası yolculuklar için, daha ileri fikirler ortaya atmış, insan beyni taşıyan uzay gemilerinden söz etmiştir. Henüz doğmarnış bir çocuk beynini alıp, gerekli kan, besi ve oksijen sağlandığında, rahatlıkla bir füzeyi yönetebilecek güce sahip olabilecektir.
İsviçreli yazar Erîch Von DÄNİKEN de, kitaplarında, geçmişte yeryüzünü ziyaret ettiklerini iddia ettiği uzaylıların, Siborg tipi yaratıklar olabileceğini söylemektedir.
İngiliz bilim adamı Arthur C. CLARK ise, gün gelecek insanların kendi başlarına uzay gemisi, denizaltı, televizyon şebekesi veya uçak olabileceğini, Geleceğin Çehresi adlı kitabında anlatmaktadır.
Torunlarımızın, torunlarının torunları için ilginç bir gelecek karşımızda... Ama şu bir gerçek ki, bizden farklı yaratıklar olacaktır, geleceğin insanları!
SİBORG'a DOĞRU
|
|
|
|