|
Elinizde tuttuğunuz bu sayı ile X-BİLİNMEYEN Bilim-Kurgu Dergisi'nin bir yıldan beri sizlerin hizmetinde olduğuna bir kez daha tanıklık ediyorsunuz, değerli okurlarım. Bilimkurgu, Türkiye için -hem yabancıdır, hem tanıdıktır; daha doğrusu, bu bilimsel - sanat dalını "ne tam biliyoruz, ne de bilmiyoruz" diyebilirim. Bu konuda romanlar okumuş, öyküler beğenmiş, filmler görmüş ve TV dizileri izlemiş ve halen de izlemekte olabilen çok kişi, bunların bilimkurgu olup olmadığını düşünmez bile. Birçok yazar, bilimsel ve teknolojik gelişmelerle bilimkurgunun büyük paralellik gösterdiğini söyler, ki bu doğrudur. Bir aşk, cinayet, casusluk, macera, tarihi ya da psikolojik roman okurken ya da yapıt seyrederken, bir bilimkurgu eseri karşısında takınılan tavır nedense takınılmaz; yani bunların çoğuna saçma, uydurma, hayal ürünü denmez... Oysa bilimkurgu eserleri hâlihazır bilimden hareket ederek geleceği tanımlamaya çalışır, bu yönde birtakım öneriler getirir, buluşlara öncülük eder. Bir psikolojik ya da tarihi roman nedenli saçma ya da uydurma ise, bir bilimkurgu eseri de o denli saçma ve uydurmadır. Her konuya kendi çerçevesi içinde değer vermek gerekir.
X-BİLİNMEYEN bir bilimkurgu dergisidir, fakat ilk sayfasından son sayfasına dek bilimkurgu eserleri ile dolu olursa, konuyu yarı tanıyıp yarı tanımayan okur, bir şey anlayamayacaktır. Bu eserlerin hangi verilerden hareket ettiğini açıklamak bakımından, yer yer bilimsel çalışmalardan haberler, araştırma, inceleme, derlemeler verilmektedir. Aslına bakılırsa bu, fotoğraf sanatı dergisinde fotoğrafın nasıl çekildiği, film sanatı dergisinde nasıl film çevrildiği, bir edebiyat dergisinde nasıl bir yazıda edebi türlerin kullanıldığı veya nasıl kompozisyon yazıldığı konusunda bilgi vermeye benzemektedir ki, yapıtın içeriğine ters düşmektedir.
|