|
ÖZET - 7
Çeşitli yazarlar, evren, dünyanın oluşumu ve insanın yaratılışı üzerine incelemeler yapmışlardır. Fantastik gerçekçilik olarak nitelenen bu tür üzerinde, yeni bir örnekle karşınızdayız.
Yazarımız evrenin oluşumu kadar, din kitaplarında sözü geçen yaratıklarla ilgili öyküleri incelemekte ve «Bunlar gerçekten var olup bir zamanlar yeryüzüne inen astronotlar ya da uzay adamları olamazlar mı?» diye sormaktadır.
Birmingham Post Gazetesinde bu konu söyle yer almıştı:
Bir Sovyet bilim adamı, başka gezegenlerden gelme uzay yolcularının dünyamızı ziyaret ettiklerini, belki de Sodom ve Gomorra'nın sonundan onların sorumlu olduklarını ileri sürmektedir.
Tass Ajansına verdiği açıklamada, fizikçi ve matematikçi prof. Agrest, bir uzay gemisinin, ışık hızını aşan bir hızla dünyamıza geldiğini iddia etmiştir. Tevrat'taki Sodom ve Gornorra olayını çağdaş bilimsel verilerin ışığı altında yorumlayan Prof. Agrest, görünüşü şöyle açıklamaktadır: «Çağdaş bir dile çevrildiğinde olayda halk topluluğuna söylenmek istenenler şunlardır: Patlama sahasının dışına çıkın! Arkanıza bakmayın ve vadide kalmayın! Dönüp geriye bakanlar bu yüzden ölmüşlerdir.»
Prof. Agnest'e göre ateş ve kükürt yağmuru, uzay adamlarının bilerek havaya uçurdukları bir nükleer yakıt deposundan ileri gelmiştir...
Hadid suresinin 25. ayetinde sözü edilen «şiddet ve ölüm kaynağı demir» de içinde bir nükleer yakıt bulunan bir silah mıydı acaba? Ayette buna benzer bir silah mı anlatılmak isteniyor?
Kutsal metinlere baktığımız zaman bu tür silahların, geçmiş çağlarda melekler, yani uzaylıların bir bölüğü tarafından kullanıldığını görüyoruz. Hem de birçok kez!..
«Melek» sözü, kimi zaman «uzay gemisi»ni andırır bir anlamda kullanılmıştır, kutsal kitaplarda. Özellikle savaşta kullanılan bir uzay gemisi... Belki de uzay gemisi gibi gerekli cihazlarla donatılmış melekler görülmüştür, yeryüzünde. Onun için melek sözü bu anlamda kullanılmıştır.»
Birçok Kur'an yorumlarında «çarpan, hay¬kıran, ateşler saçan» bir «melek»ten söz edilir. Ve bu meleğin adının da «Ka'd» olduğu anlatılır. (Hamdı Yazır, Hak Dini Kur'an Dili)
Arkasında «ateş hortumları» bıraktığı belirtilen bu meleğin, bir başka deyişle bu uzay gemisinin, dünyamızdaki savaşlarla çok sıkı bir şekilde ilgilendiklerini anlıyoruz, kutsal kitaplardan. Bunlar, dünyamızdaki savaşlarla ilgileniyorlar, yardım etmek istediklerini gerekiyorsa alıp uçuruyorlar. Buna, İlyas Peygamberi alıp götüren, yükseklere doğru uçuran meleği, yani uzay gemisini örnek gösterebiliriz. Tevrat'ın bir bölümünde İlyas Peygamber'den uzay gemisiyle alınıp götürülüşü şöyle anlatılıyor:
«-Îlyas, arkadaşı Elişa'ya dedi: Çetin şey istedin! Eğer senin yanından alındığım zaman beni görürsen sana böyle olacaktır; yoksa olmayacaktır. Ve vaki oldu ki, onlar yürüyüp konuşurlarken işte ateş arabası (uzay gemisi). Ateşten araba ve ateşten atlar, ikisini birbirinden ayırdılar! Ve Îlyas kasırgayla göklere çıktı..» (Tevrat, II. Kırallıklar, l: 10 - 11)
«Ateş Arabası», uzay gemisinden başka bir şey değildir. «Ateşten atlar» da, gemideki özel cihazlardır. Bu cihazlar atlara benzetilmiş olabilir.
|
|
|
|
|
Kutsal kitabın II. Samuel bölümünde Davud'un bir yakarışı anlatılmaktadır. Davud kurarıcısına yakarırken bakın nasıl anlatıyor onu:
«-Kurtarıcım! Beni zorbalıktan sen kurtarırsın. Hamda layık olan Rabbi çağıracağım. Ve düşmanlarımdan kurtulacağım. Çünkü çevresi ölüm dalgaları sardı. Yaramazlık selleri beni ürküttü. Ölüler diyarının ipleri beni kuşattı. Ölümün kemerleri üzerime geldi. Sıkıntım içinde Rabbe dua ettim. Ve Tanrı'mı yardımıma çağırdım. Tapınağından sesimi işitti. Çığlıklarım onun kulağına erişti. O zaman dünya sarsılıp titredi. Göklerin temelleri oynadı. Sarsıldıkça sarıldı. Çünkü O öfkelenmişti. Burnundan duman yükselmişti. Ağzından çıkan ateş, yiyip bitirdi. O ateşten közler tutuştu. O, gökleri eğip indi. Koyu karanlık, ayaklarının altındaydı. Ve bir Kerrubi'ye binip uçtu.» (II. Samuel, 22: 3 - 11)
Neydi bu «kerrubi?» Davud'un «kurtarıcım» dediği, kimi yerde de «Rab» (öğretmen) diye nitelediği bu kurtarıcı kimdi? Nasıl bir varlıktı? «Dünyayı titretecek» kadar gürültülerle gelen, ağzından «ateş» ve «burnundan duman» yükselen bu varlık için bizim anladığımız anlamda «Tanrı» denebilir mi? Bu varlık, başka dünyalardan gelen ve melek dediğimiz uzaylıdan başka kim olabilir?
Evet «kerrubi», uzay gemisi; «kerrubiye binen de «melek» dediğimiz uzaylıydı. Davud Peygamberin onu «Rab» (öğretmen) diye nitelemesi de gelen uzaylının kurtarıcılığı yanında eğitici ve öğretici oluşundadır.
Hz. Davud, «Kerrubi »ye binen uzaylının, elini uzattığını ve kendisini tutup kaldırdığını da açıklıyor «ilâhi»sinde. (II. Samuel, 22 - 17)
Demek ki melek denen uzaylı Tanrı adına, kerrubisiyle yani uzay gemisiyle ateşler saçarak geliyor, ateş hortumları ve korkunç gürültüleriyle Davud Peygamberin düşmanlarının yüreklerine korku salıyor, dağıtıyor düşmanları; ve elinden tuttuğu Davud'u alıp güvenliğe kavuşturuyor... Kutsal kitap bunu anlatıyor bize.
«Kerrubi», kimi yerde de «meleğin kendisidir. Yani kimi melekler, de «kerrubi» diye nitelenir, çünkü gerekli uçma cihazlarıyla donatıldığı için melek de uzay gemisi gibi görülür, kimi zaman.
Eski Arapça-Türkçe sözlüklerden «Ahter-i Kebir»de; «Kerrubi»nin, «Tanrı'ya yakın melek» olduğu açıklanır. (Şemsettin oğlu Mustafa, Ahter-i Kebir, H. 1293, İst., s, 206) Öteki Arapça -Türkçe sözlüklerde de aynı açıklama yer alır. Arapça sözlüklerin ve çeşitli kaynakların açıklaması da böyledir.
Cemil Senâ da «Kerrubiler konusuna değinerek şöyle der:
«-İslâmların Kerrubiyyun adını verdikleri melekler, yorumculardan bazılarına göre: Cebrail Azrail, Mikail ve İsrafil adındaki dört melektir. Bazılarına göre de «Hamele-i Arş» (Arş Taşıyıcıları) denilen meleklerdir. Ya da azap melekleri ve Tanrı'dan en çok korkan meleklerdir. Tevrat'ta da «Âdem'i kovarak hayat ağacının yolunu korumak için Adem bahçesi¬nin doğu yönüne; Kerrubiler ve her tarafa kıvılcımlar saçan bir ateş kılıcı koydu» anlamındaki ayetinde adı geçen (Tevrat, Tekvin, 3:24) bu meleklerin, ayrı bir melek zümresi olduğu anlaşılmaktadır. (Hazreti Muhammed'in Felsefesi, Remzi Kitabeyi, 1971, İst, s, 87)
-devam-
|
|
|
|