|
Bilimkurgu dilimize girmiş, yerleşmiş, günlük basında, dergilerde, kitaplarda, radyo ve TV'da artık sık sık kullanılan bir terimdir. Ne var ki, yeni bir terim olduğundan, olağan bir coşku ile bir çok şeyi tanımlamak için çoğu kez yerli yersiz kullanılmaktadır. Ve bu kullanılış, kurgusal düşsel türlerden sözedildiğinde, bir çeşit karışıklık yaratmaktadır, örneğin, Daniken'in ünlü "Tanrıların Arabaları"ndan sonra Düşsel (Fantastik) Gerçekçilik akımı ülkemizde olay yaratıp taraftar toplamaya başladığında, bu çeşit tarihsel-bilimsel-düşsel araştırmaları tanımlamak için Bilimkurgu terimi, yanlış yere, sık sık ortaya atılmıştır. Giderek, bugün bile, bazı metafizik hatta metapsişik çalışmalar. Ufoloji (Ufobilim) ile ilgili araştırmalar da, çok geniş bir anlamda, Bilimkurgu'dan veya Bilimkurgu'ya yakın sayılmaktadır. İş bununla da bitmemektedir; tüm düşsel (fantastik) türler ve bir kolu olan Gotik, korku edebiyatı bile Bilimkurgu ile, uzaktan yakından, bir çeşit akrabalık kurmak eğilimini göstermektedir. Asıl karışıklık ve kargaşalık da bundan doğmaktadır.
Bizde eksik olan bu çeşitli tür ve akımları (bir tüm olarak Düşsel Edebiyat, bir ayırım olarak Gotik, Korku, Bilim Kurgu edebiyatın konusal ayrılıkları, Düşsel Gerçekçilik v.b.) belirleyen, özellikleri üzerinde duran, örneklerini saptayan bir terim, bunlara uygun ve dilimize geçebilecek, yerleşebilecek nitelikte bir tanımlama çalışmasıdır, işin başka bir zorluğu da, bu türlerin henüz ülkemizde yeterli derecede tanınmış olmamalarıdır.
Bilimkurgu sözcüğü İngiliz ve Fransızların «Science-Fiction» teriminin karşılığıdır; İspanyollar aynı anlama gelen «ciencia-ficcion» İtalyanlar ise «fantascienza» (Kurgubilim) terimlerini kullanmaktadırlar. Fakat İngiliz dilinde «Science-Fiction»dan başka, kimi bir türü, kimi bir akımı belirleyen terimler de vardır. Örneğin «Space Opera» (Uzay Operası), «Heroic Fantasy» (Kahramanlık Fantezisi), «Science Fantasy» (Bilimsel Fantezi, «Speculative Fiction» v.b. Fransızlar, «Science-Fiction» ile «Realisme Fantastique»i karıştırmazlar, İtalyanlar ise«Misteriosofia» (Gizler bilgisi) sözcüğünü ortaya atmışlardır.
Kuşkusuz bu terim bolluğu da, bazı durumlarda, bir karışıklığa yol açabilir. Kaldı ki gerek bir tüm olarak Düşsel edebiyat, gerekse özel bir tür olan Bilimkurgu, çalışmalara rağmen, henüz kesin boyutları olan tanımlamalara varmış değildir. Adına rağmen Bilimkurgu, her zaman kurgusal olmadığı gibi bilimsel de değildir.
Bilimkurgu bize biraz geç varmış, henüz itimat kazanmamış bir edebiyat türüdür. Henüz emekleme çağındadır. Derinlemesine bilinmediği için, tanıtılamamaktadır. Bir çoklarına göre bir «meçhul» veya bir çeşit «eğlence» dir. Sorun bu durumda, bir ayırım, bir «tefrik etme» sorunudur!...
Bilim Kurgu'yu Korku, Dehşet (Horror) edebiyatından, en ilkel şekilde ayırabilmek için . basit bir örnekle yola çıkalım ve bu örneğimizde çok bilinen "fakat hiç biri dilimize tam metin olarak henüz çevrilmeyen" iki klasik yapıtı ele alalım: Mary Shelley'in «Frankeştayn»ı ve Brahm Stoker'in «Drakula»sı.
Acaba bunlardan hangisini biz Bilimkurgu'ya dahil edebiliriz?
Soru basit, yanıtı da çok kolaydır: Bilimkurgu'ya dahil edebileceğimiz «Frankeştayn» dır, çünkü Shellay'in yapıtında Doktor Frankeştayn yapay insanını bilimsel verilere dayanarak, hatta zamanının bilim sınırlarını zorlayarak yaratmıştır. Fakat Doktor başarısızlığa uğrar çünkü kusursuz bir insan değil, acınacak bir «canavar» yaratmıştır. Suç bilimde değil, suç kendini Tanrı yerine koyan bilim adamındadır; sorun teknik değil insancıl, töresel ve inançsaldır!
|
|
|
|
|
Beyaz perdede sık sık karşımıza çıkan, kanla beslenen «Karanlıklar Prensi» Drakula ise Bilimkurgusal bir nitelik taşımaz, sadece ve sadece büyüsel bir lanete dayanan bir yaratıktır. Geniş anlamda, büyücülüğü, «ilkel» bir bilim sayabiliriz, fakat Bilimurgu başka bir şeydir.
Bu çeşit ayırımlar çok kolaydır. Ne var ki, ortaya başı pürüzler çıkmaktadır. Amerika'da Bilimkurgu'nun bir kolu sayılan «Heroic Fantasy»de olağanüstü kahramanlar düşsel diyarlarda, izleri tarihten silinmiş dönemlerde, korkutucu yaratıklarla, ilkel kavimlerle acımasız büyücüler ve büyüsel işlemlerle savaşırlar. Bu olayların Bilimkurgu ile ne ilişkisi olabilir? ilişki yapaydır, bir zorlamaya dayanır! Ele alınan çağları aşan bazı öncü yarı bilimsel-yarı büyüsel buluşlarla (uçan araçlar, ışınlar, mekanik aletler v.b.) beslenmektedir.
Bilimkurgu'nun bir çeşit sınırsızlığı vardır, bunu inkâr edemeyiz. Oysa, hoşgörü bir yana, bu sınırsızlığı aşırı uçlara götürmek anlamsızdır.
Bilimkurgu ve Düşsel edebiyat bir noktada birleşirler: Her ikisi 20. yüzyıl okurlarına, tümü ile «hayalî» olan bir «gerçeği» tanıtmaktadırlar. Fakat arada önemli bir fark vardır. Düşsel edebiyatın hareket noktası korku ve dehşet. Bilimkurgu'nun ise sürpriz ve şaşırtmacadır. Bilimkurgu her şeye rağmen ussal'dır, rasyoneldir, Korku edebiyatı ise doğa ötecidir, gerçeküstücüdür!.
Bilimkurgu'yu salt «bilim» sözcüğüne dayanarak tanımlamamız olanaksızdır. Bilim Kurgu ile yeni tanışan çoğu hevesliler bu «bilim» sözcüğüne aşın bir önem verdiklerinden tüm Bilimkurgu'yu bilime bağlamak, bilimin yer almadığı bir BK'yu reddetmek eğilimine terimdeki «kurgu» sözcüğünü unutarak kolayca kaçabilirler. Davranış olağandır ve bir gerçek unutulmaktadır. Bilimkurgu'yu, bir edebiyat türü olarak, tek başına değerlendirmek olanaksızdır.Batı edebiyatında Bilimkurgu bir tüm teşkil eden Düşsel Edebiyatın bir koludur, bir aşamasıdır diyebiliriz. Bizde varolmayan bir geleneğe bağlı, bu gelenekle beslenen ve bu geleneği güncelleştiren, çağdaş bir noktaya getiren bir aşamadır. «Mitolojik Bilimkurgu»dan söz edilmektedir. Her ne kadar çoğu öyküleri korku dalına giriyorsa da, Amerika'da H.P. Lovecraft gibi yüce bir yazar, BK yazarı sayılmaktadır. Bazı yorumculara göre, Edgar Alan Poe'nun bazı öyküleri ve tamamlanmamış romanı «Arthur Gordon Pym'in Maceraları» bile Bilimkurgu'ya girmektedir.
Ufolar, Uçan Daireler veya Kimliği Bilinmeyen Uçan Nesneler BK romanlarında ve öykülerinde sık sık karşımıza çıkarlar. Fakat Uf olan ele alan bir araştırma, Bilimkurgu, düşsel ve kurgusal değil sadece bilimseldir ve onu tanımlamak istediğimizde kullanabileceğimiz tek terim «Ufoloji»dir yani Ufobilim.
Aynı şekilde «Düşsel Gerçekçilik»de Bilimkurgu'da kullanılmış ve kullanılmaktadır; fakat «Düşsel Gerçekçilik», ister kayıp kıtaları ve uygarlıkları araştırsın, ister dünyamıza geldiği tahmin edilen uzaylıların izlerini incelesin Bilimkurgu değil sadece ve sadece «Düşsel gerçekçiliktir».
Örnekleri arttırdıkça karışıklık da çoğalabilir. Bu yazıyı Düşsel Edebiyata ve Bilimkurgu'ya bir giriş veya başlangıç sayabiliriz. İlerde daha ayrıntılı açıklamalarda bulunmak ve örneklemek yerinde olacaktır.
(1977, Sayı:11, Sayfa:15)
DERGİ
|
|
|
|